ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

Senarist-yönetmen-besteci Jerome Sable imzasını taşıyan korku-müzikal örneği, Andrew Lloyd Webber’in tiyatro eseri ‘Operadaki Hayalet’ ile seriye dönüşen “Sleepaway Camp”in metalci oğlu kıvamında… Meat Loaf ve Minnie Driver’ın varlıkları ise ‘sahne-hayat ilişkisi katliamı’na çok şey katıyor. İsmiyle Hitchcock’a da selam çakan 2014 yapımı “Stage Fright”, kısa sürede kült olacaktır.

Soundtrack’inden Andrew Lloyd Webber’in ‘Jesus Christ Superstar’ı, Franz Liszt’in ‘Hungarian Rhapsody’si, Johann Strauss’un ‘Blue Danube Waltz’u, yenilenmiş ‘Lizstomania’ ve daha nicesi geçen bir çalışma. Jerome Sable, hem yönetmen, hem senarist, hem de besteci kimliğiyle sahne alıyor ilk uzun metrajında. ABD’de gişede hayal kırıklığı yaşayan filmden sonra şans bulabilir mi bilinmez. Ancak çılgın bir yönetmen, melez işler müdürü olduğuna şüphe yok.

METALCİ KATİLDEN MINNIE DRIVER SEÇİMİNE

“Stage Fright” (2014), aslında Gaston Leroux’un ‘Operadaki Hayalet’inin metalci bir katil olarak geri dönmesini sağlıyor. Tiyatroda, müzikal tiyatro kampındaki çalışmalarda iç içe geçirilen ara planlarla ve renkli karelerle hareketli bir kurguya da alan açıyor. Bu konuda üç kişinin çalışmasını boşa çıkarmıyor. Aslında ‘uyanma üstüne uyanma’ ile sürpriz son anlayışıyla dalgasını da geçiyor.

1988’li Allie MacDonald’ın siması, fazlasıyla Dakota Johnson’ı andırıyor. Ama onun kadar yükselmesi kolay değil. Burada annesinin vefatından 10 sene sonrasında bir kampta alıyor soluğu. Anneyi ‘Operadaki Hayalet’in son sinema versiyonunda, Andrew Lloyd Webber’in 1986 tarihli tiyatro eserinden 2004’te uyarlanan müzikal filmde oynayan Minnie Driver’ın canlandırması tesadüf değil.

‘SAHNE KORKUSU’NUN BAMBAŞKA HALİ

İlginçtir onun peşine düşen tiyatro müdürünün de arkasında “The Rocky Horror Picture Show” (1975) ile ünlenen Meat Loaf var. Metalci seri katil de bu damara bağlanıyor. Klasik ezgilerle, opera ile metalin iç içe geçtiği eklektik işitsel yapı her şeyin tuzu biberi oluyor sanki…

Görkemli, çok karakterli ve koreografi yetkini dış mekan sahnelerinde ‘gayim gayim gayim’ gibisinden dönüştürücü şarkı sözleri var. Bunun ötesinde de her şey yeniden yazılıyor. Sahne-hayat ilişkisinden korkmaya uzanan anlayışı izleyen, ikisiyle de Hitchcock’un “Sahne Korkusu”na (“Stage Fright”, 1950) selam çakan bir iş canlanıyor.

‘OPERADAKİ HAYALET’İN HAYLAZ TORUNU MU?

“Stage Fright”, Gaston Leroux’nun 1925 tarihli, Lon Chaney’li ilk Amerikan uyarlaması “The Phantom of the Opera”nın haylaz torunu olarak da anılabilir. Elbette 1910’larda kayıplara karışan Alman versiyonu da unutmamalıyız. Filmin imalı taraflarıyla ‘korku-müzikal’e getirdikleri, vampir komedilerinin rock operası “Suck” (2009) gibi eserlerle akrabalık kurmasını sağlıyor. Sahnelenen oyunun ‘The Haunting of the Opera’ adını alması da ‘alternatif olma’ arayışının bir göstergesi.

Jerome Sable’ın yapıtı, uzun vadede keşfedilip kült olduğu kabul edilecek, ezgilerine eşlik eden bir kitle doğuracak gibi gözüküyor. Büyük oranda seriye dönüşen slasher filmi (kesme-biçme filmi) “Sleepaway Camp” (1983) ile Joel Schumacher’in müzikali “Operadaki Hayalet”i (“The Phantom of the Opera”, 2004) birleştirmek bu algıya yol açıyor. Yönetmeni daha çok ilgilendiren, Leroux’nun eserinin 1986’daki müzikal uyarlaması olsa gerek. Andrew Lloyd Webber’in alanında en uzun soluklu işlerden birine dönüşen ve 30 senedir kitlesini kaybetmeyen ‘tiyatro müzikali’, Broadway, West End gibi yerlerde halen kapalı gişe oynuyor.

Ne durumda?

Ülkemizde henüz vizyon, ev videosu ve TV’de karşımıza çıkmadı. Bundan sonrası için ümitliyiz.

Künye:

Stage Fright

Yönetmen: Jerome Sable

Oyuncular: Allie Macdonald, Meat Loaf, Minnie Driver, Douglas Smith

Süre: 88 dk.

Yapım yılı: 2014

Not: Bu bölümdeki filmler, ya uluslararası festivallerde ya da yurt dışında piyasaya çıkmış orijinal DVD’lerinden izlenerek yazılmaktadır. Bu yasal durum, diğer yazdığım filmler için de geçerlidir.

 

  • Kerem Akça

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000