06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Film, Kureyşlilerin lideri Ebu Sufyan’ın, Hz. Muhammed’i (s.a.v.) ve Müslümanları Mekke’den uzaklaştırmak istediği dönemde başlıyor.

Sonra Hz. Muhammed’in doğduğu geceye dönüyoruz. Kutsal kitaplardaki kehanetlerde adı geçen kurtarıcının o gece Mekke’de doğan çocuklardan biri olduğuna inanan Yahudi Samuel, filmin büyük bölümünde Hz. Muhammed’i arıyor.

Abdulmuttalip de torununu Samuel ve adamlarından kaçırıyor; onu gözlerden uzakta tutuyor. Final sahnesinde yeniden Mekke’ye dönen film bir mucizeyle sona eriyor.

SİNEMAYLA KUTSUYOR

1976 yapımı “Çağrı” filmi İslamiyet’in doğuşunu anlatıyordu. “Hz. Muhammed: Allah’ın Elçisi” ise Hz. Muhammed’in çocukluğu ve gençliğine odaklanıyor. Yönetmen Mecid Mecidi, doğum gecesinden başlayarak Hz. Muhammed’in hayatındaki önemli anları, mucizeleri sinema sanatıyla adeta kutsuyor... Mecidi, İtalyan görüntü yönetmeni Vittorio Storaro’nun gösterişli kadrajları ve Hintli besteci A.R. Rahman’ın müzikleri eşliğinde seyircileri çok duygulandıracak, gözlerini yaşartacak birçok sahneyi peş peşe sıralıyor. Dedesinin putperestlerin tepkilerine rağmen çocuğuna Muhammed ismini koyduğu ya da sütannesi Halime’nin onu kucağına aldığı anlarda seyirciye Yaradan’ın varlığını hissettirmeyi hedefleyen uhrevi bir sinema dili yakalamaya gayret eden Mecidi, doğum gecesinde Kâbe’de yıkılan putlardan başlayarak mucizeleri görkemli sinema anlarına çeviriyor. Özellikle Peygamber’in sütannesine şifa verdiği sahne çok etkileyici. Deniz kenarında geçen ve Hz. Muhammed’in putperestlerin kurban edeceği insanları kurtardığı sahne de görkemli; ama ben kendi adıma Mecidi’nin müzikle coşkuyu zirveye çıkarmaya çalıştığı sahnelerden ziyade sözgelimi Peygamber’in kızını öldürmek isteyen bir babayı konuşarak değiştirdiği ya da annesiyle ilişkisini anlatan daha sade bölümleri sevdim.

HOŞGÖRÜ MESAJI

Mecidi, Hz. Muhammed’in putperestlere karşı çıkan ve Hz. İbrahim’in öğretileriyle tek tanrıya inanan bir aile çevresinde büyümesini özellikle vurguluyor. Film bu yanıyla dinler arasındaki kardeşliği öne çıkaran bir yaklaşıma sahip. Özellikle bir Hıristiyan rahibin Hz. Muhammed’i ilk gençlik yıllarında görür görmez onun bir peygamber olacağını hissettiği sahne ve Ebu Talip’e söyledikleri etkileyici. Doğduğu geceden başlayarak onun kutsal kitaplardaki kurtarıcı olduğunu bilen Yahudi Samuel’in yaşadığı değişim de önemli...

Film boyunca bembeyaz giysilerin içindeki Hz. Muhammed’in yüzünü hiç görmüyoruz. Sadece küçük bir çocukken ellerinin arasından gözlerini görüyoruz. Mecidi, Peygamber’in uzun, düz siyah saçlarını ve ellerini sık sık gösterirken sesini hiç kullanmıyor; konuşmalarını ise altyazıyla veriyor.

 

MEHMET AÇAR/GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 01 Kasım 2016 Salı 16:54
    Herkes izlemeli... Muhteşem olmuş.
  • Misafir 29 Ekim 2016 Cumartesi 13:20
    Cok guzel bir film olmus
  • Misafir 26 Ekim 2016 Çarşamba 20:25
    haftasonu capitoldeyiz. bakalım.
  • Misafir 26 Ekim 2016 Çarşamba 09:42
    inşallah güzel bir film olur
Kalan karakter : 300