ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

Genco Erkal ve Fazıl Say'dan 'Nazım' Oratoryosu'nda üstün performans!

Fazıl Say ve Genco Erkal ikilisi, Nazım Hikmet'i yaşattı

Fazıl Say'ın "Nazım" Oratoryosu klasik müzikseverlerin her sene gerçekleşmesini heyecanla beklediği bir müzikaldir. Genco Erkal'ın usta anlatımına eşlik eden orkestra ile gerçekleşen "Nazım" Oratoryosu, Nazım Hikmet'in düşüncelerini müzikalle dinleyicisine aktarır. Halk müziğimizin renklerinden yararlanarak şiirle müziğin görkemli bileşimini yansıtan eser, 26 Aralık Pazartesi akşamı tekrar izleyiciyle buluştu. Gelenekselleşmiş oratoryonun anlatıcısı olarak Genco Erkal bir kez daha sahnedeydi. Salonda boş yerin kalmadığı dinleti, bazen duygulandırdı bazen coşkulandırdı. Ayrıca temsildeki çocuk müzisyenler de geceye ayrı bir tat kattı. ACM Production organizasyonluğunda yapılan müzikalde İbrahim Yazıcı şef olarak görev yaparken, Serenad Bağcan ve Güvenç Doğaüstün solist olarak sahnedelerdi. Piyanoda ise usta isim Fazıl Say vardı.

Gecenin coşkusunu zirveye taşıyan şüphesiz klasik müziğin Genco Erkal'ın usta oyunculuğuyla buluştuğu anlardı. Salondaki enerjinin en küçük hücrenizde bile hissedebildiğiniz raddeye ulaştığı bölüm ise 'Nazım Hikmet Vatan Haini...'' kısmı oldu. Genco Erkal, Nazım Hikmet'in başından geçenleri müzikle birleştirerek dinleyiciye benzersiz bir figür sundu.

ŞİİRLE MÜZİĞİN GÖRKEMLİ BİLEŞİMİNİ YANSITTI

Fazıl Say'ın bestelediği ''Nazım'' adlı eser, şarkıcıların ve şiir sunucusunun yanı sıra, geniş bir karma koronun, senfoni orkestrasını ifade olanaklarını kullanırken, kimi yerde usulca duyurulan lirik bir havayı, kimi yerde yüksek ses gürlüğüyle haykıran bir toksözlülüğü içerdi. Müzik, hem şiirlerin yoğun anlatım gücünü vurgulamayı üstlenmiş, hem de başlıbaşına duygusal yükselişi temsil etti. “Nâzım”, opera, oratoryo gibi sahne müziklerine yakınlık göstermekte, ancak kuruluşu ve içeriğiyle onlardan ayrı. Birbirine bağlı beş bölümden oluşan ve “özgür form” yapısıyla yaklaşık 70 dakika süren eser, makâmsal, tonal ve atonal tekniklerle genelde halk müziğimizin renklerinden yararlanarak, şiirle müziğin görkemli buluşmasını yansıttı.

GENCO ERKAL, ARKASINDA HER AN MÜZİĞİN ESİNTİSİNİ DUYUMSAYACAK

Besteciye göre, şair olarak “Nâzım Hikmet” atmosferinin yaratılması ve onun müzikle bir portresinin çizilmesi, şiirlerdeki ifade derinliğini müzik diliyle anlatmaya bağlı. Şiirle müziğin sarmallığından kaynaklanacak atmosfer, yorumcuların içtenliğiyle yaratılabilir. Şiirlerdeki güçlü ifade özelliklerini duyarlılıkla dile getiren Genco Erkal, arkasında her an müziğin esintisini duyumsayacak, söylediği şarkılarla şiir ile melodiyi kaynaştıran Serenad Bağcan ise Fazıl Say’ın piyano eşliğiyle bütünleşti. Karma koronun ve senfonik orkestranın zengin ses rengi olanakları ise şiirsel ve müzikal anlamı bütünüyle birleştirecektir. Tıpkı Nâzım’ın mısralarındaki iç sesler ve yarım kafiye mayasının şiiri bütünlemesi gibi... Tıpkı coşkuyla kabaran ve gürül gürül akan bir şiirin sizi alıp sürüklemesi gibi...

''HİROŞİMA'' TRAJEDİSİ ANLATILDI

Eserde seslendiricilerin anlatım olanakları, şiirlerin içerdiği anlam akışına göre değişik derecelerde kullanıldı. Kimi yerde bir kız çocuğu tek başına çıkıp bütün saflığı ve doğallığıyla seslenerek “Hiroşima” trajedisini anlattı, kimi yerde karma koro ve orkestra kadroları, görkemli ses gürlüğüyle hayatın çoksesliliğini dile getirdi. Bütün bu sesler içinde başrol, şiirleri sunan Genco Erkal’a verildi. Çünkü bu tür müzik formlarında “söz”, eserin belkemiğidir.

Gece sona erdiğinde ise dinleyicilerde tatlı bir hüzün havası kaldı. Tıklım tıklım dolu salon boşalırken, besteler hep bir ağızdan söyleniyordu...

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ