ÜYE GİRİŞİ
LÜTFEN KULLANICI ADINIZ VE ŞİFRENİZ İLE GİRİŞ YAPIN!

‘Ferzan Özpetek’le çalışmayı kim istemez?’

Hızlı yaşayan, sosyal medya kullanan, zamanın değerini bilen İtalyan oyuncu Edoardo Purgatori ve Lavinia Guglielman ile Milano’da buluştuk. Artık bir Türk saat markası olan Welder’in elçisi iki oyuncuyla zamanın değerini ve maceralarını konuştuk

Milano’da yağmurlu bir gün. Grand Hotel et de Milan’da herkes birbirine modunu soruyor. Yağmurlu havaya inat oyuncu, tasarımcı, blogger, sanatçı gençlerin keyfi yerinde. Türkiye’nin önde gelen saat distribütörü Saat&Saat’in, yeni satın aldığı Welder saat markasının lansmanındayız. Welder, Moody modeliyle millenial olarak anılan Y Kuşağı’nın, kişiselleştirilmiş zevklerine ve gençlerin anlık değişen modlarına hitap etmeye çalışıyorlar. En önemli kozları da mekâna göre renk değiştiren camları... Son dönemin dikkat çeken yıldızları, Moody’nin İtalyan marka elçileri oyuncu Edoardo Purgatori ve oyuncu Lavinia Guglielman’ı gözüme kestiriyorum. Modları hayli yüksek...

30 yaşındaki yarı Alman yarı İtalyan oyuncu Eduardo Purgatori ya da diğer bilinen adıyla Ed Hendrik’in hayatı Berlin ve Roma arasında geçiyor. Aktörlük yapmaya küçük yaşlarda karar veriyor ve İngiltere’deki Oxford School of Drama’ya gidiyor. Eğitiminin yanı sıra İtalya, Almanya, Londra ve Amerika’da farklı ekolleri temsilen eğitmenlerle çalışıyor, kendini geliştiriyor. Bugüne kadar birçok kısa film, tiyatro projesi ve sinema filminde yer alan Purgatori, son oynadığı tiyatro oyunu ‘Maraton’u ağustosta Edinburgh Festivali’nde oynayacak. Oyun, iki aktörün sahnede bir saat boyunca koşması üzerine fiziksel bir performans aslında. Ve İtalya’da oldukça önemli bir oyun. Ayrıca martta bir F1 pilotunun hayatının anlatılacağı sinema filmi ile ‘Parent’ adlı dizisi vizyona girecek.

Oyunculuk kararına annesinin büyük destek olduğunu ancak gazeteci ve oyun yazarı babasının pek istemediğini anlatan Purgatori, “Oyunculuk yapma isteğim erken yaşlarda şekillendi. 14 yaşında oyunculuğa başladım. Kararımda annemin etkisi daha büyük. Babam diplomat olmamı istiyordu” diyor. Bir proje seçerken hikâyenin önemli olduğunu söyleyen Purgatori, “Okuduğumda bana uygun olup olmadığını anlıyorum. 28 yaşımdayım, ne gencim ne de yaşlı. Kariyerimde bir geçiş dönemindeyim. Artık daha derin karakterler oynamam için teklif geliyor. Bu da benim insancıl tarafımı gösterebilmeme olanak sağlıyor” diye konuşuyor. Arada Berlin’de de yaşadığı için Alman-Türk ortak yapımı filmlerin çoğuna hâkim. Fatih Akın’ı beğeniyor. Roma’daki Türk Film Festivali’nde birçok oyuncu ile tanışmış. Ama onun gözdesi Ferzan Özpetek. “Yeni filmini izlemek için sabırsızlanıyorum. İtalya’da çok tanınıyor, seviliyor. Çok iyi hikâyeler çıkartıyor. Umarım bir gün onunla çalışırım” diyerek de yönetmene hayranlığını dile getiriyor. 25 yaşındaki senaryo yazarı erkek kardeşiyle birlikte bir prodüksiyon şirketi açan oyuncunun bir tiyatro şirketi de var. Birlikte üretiyorlar. Canlandırdığı her rolün kendisinin bir uzantısı olduğuna inanan Purgatori’ye göre dünyadaki en önemli aktörlerin rolleri aracılığıyla dünyayla ilgili öznel bir şey keşfettiğine inanıyor. O da anlatmak istediği ve iz bırakacağı şeylerle ilgili kendine bir şans tanımak istiyor.

Son yıllarda yer aldığı projelerle iyice tanınan Purgatori, tarzını ise iki uç olarak yorumluyor. Güne nasıl başladığını modu belirliyor ve bu sürekli değişiyor. Zamanı oldukça önemsiyor. “Anı yaşayabiliyor musun?” diye sorduğumda ise “Carpe Diem kesinlikle yapıyorum” diyor.

EN ÖNEMLİ OKUL SET’

32 yaşındaki güzel oyuncu Lavinia Guglielman, Romalı. 4 yaşından beri dans ediyor. O, aslında profesyonel dansçı olmak istemiş. Bir gün dans okuluna aktör seçimine gelen bir yönetmen sayesinde oyunculuk kariyeri başlamış. İlk televizyon macerasına 8 yaşındayken atılmış. Çeşitli workshop’larla kendini geliştirmiş, 2 yıl da tiyatro eğitimi almış. Ancak en önemli okulun set olduğunu söylüyor. Kendini çok hassas bir insan olarak tanımlıyor. Bu, oyunculuğunu gösterebilmesi için büyük avantajmış çünkü empati yapabildiğini anlatıyor. Yıllardır üst düzey bir aileden gelen iyi kızı canlandırdığını söyleyen Guglielman, projelerde İtalyanların pek risk almadığını söylüyor. Ve idolü olan Meryl Streep’in her rolü ustaca oynamasından örnekler veriyor. Golden Globe’daki güçlü duruşu ve vicdani konuşmasıyla da bir kez daha hayran kaldığını anlatıyor. Onun dışında İtalyan sinemasının ve Roma’nın sembolü olan Anna Magnani’yi çok beğendiğini söylüyor güzel oyuncu. Yakın zamanda “Denizdeki Adam” adında bir kısa film çekmiş.

Türk oyuncuları tanıyıp tanımadığını sorduğumdaysa şunları söylüyor: “İtalya’da çok ünlü olan, başarılı yönetmen Ferzan Özpetek’i tanıyorum. Buradaki herkes onunla çalışmak ister. Dramatik filmleri ironiyle çok güzel bağlıyor. Ben de hep dramalarda oynadım. Onun çekeceği bir dramada oynamak için en iyi aday olurdum.”

'İnsanın farklı modlarını taşıyor'

Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya: “İlk defa bir dünya markası satın alıp dünya pazarına açılıyoruz. Bu bizim DNA’mızda var, çok cesaretliyiz. Dünya saat trendlerinde akıllı saat furyası var. Pembe altın, büyük ve renkli saatler çok popüler. Kadran renkleriyle uyumlu değişebilen camlar, renkli deri kayışlar ve hasır saatler çok moda. Büyük kasalar biraz ufaldı. Bunların içinden Welder’in camı türedi. Renkli camlar kullanıldı ama bu ilk. 4 renk var içerisinde. Kendi içlerinde değişiyor. Kapalı ve açık mekânlarda farklı olabiliyor. İnsanın farklı modlarını taşıyor.”

EKİN TÜRKANTOS / HT CUMARTESİ

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ