27 NİSAN 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Avrupa’da son günlerde gittikçe artan Türkiye karşıtlığı yeni bir hareket değil, asırlar öncesinden gelen Türk korkusunun ve Türk antipatisinin yeniden ortaya çıkması ve artık açıkça telâffuz edilmesidir! Batı dünyasının yüzyıllardan buyana bizi nasıl gördüğünü bilmeden “Avrupalı oluyoruz, batılılaşıyoruz” gibisinden hayallere dalmak ise, sadece derin bir hayal kırıklığı ile neticelenir!

Almanya, Belçika ve derken Hollanda ile sorunlar yaşamamızın ardından birkaç Avrupa ülkesi daha aleyhimize döndü...

Bütün bu yaşananlar Avrupa’nın, özellikle de Avrupa kültürü ile aydınlanma çağının en önemli isimlerinin bize karşı asırlar önce başlattıkları ve halkın düşüncesinde de geniş şekilde yer bulan antipatinin tekrar ortaya çıkması ve artık açıkça telâffuz edilmesidir!

İşte bu “Türk antipatisi”nin kısa öyküsü:

Avrupa, “Türk” kavramı ile Yıldırım Bayezid’in 1394’te İstanbul’u kuşatması üzerine tanıştı ve Hun hükümdarı Attila’nın Yıldırım’dan çok önce yarattığı korku tekrar canlandı. 1396’daki Niğbolu bozgununun ardından gittikçe artan bu korku Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u fethinin ardından Avrupa’da tam bir moral yıkım hâlini aldı ve zihinleri “Türkler her yeri işgal mi edecekler?” soruları işgal etti.

19. yüzyıl sonlarında çizilmiş bir İngiliz karikatürü: Türk, darağacı için İslâm fanatizmi, kadın ve çocukların boğazlanması, reform vaadi, Hristiyan katliamı, kundaklama, cinayet, vesaireden ip örüyor!

TÜRKLER İTALYA’YI ALIR MI?

Batı’nın entellektüelleri eserlerinde Türk korkusunu ele alıyorlar, meselâ Makyavel, “İtalya’nın günün birinde Türkler’in eline geçmesi” ihtimalini ortaya atıyordu.

Bütün bunlara, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1522’de Rodos’u fethetmesinin ardından kazandığı Mohaç zaferi ve 1529’da Viyana’yı kuşatması da ilâve edilince korku artık Avrupa’nın kalbinde hissedilir oldu. Avrupa’da o senelerden itibaren bale, tiyatro ve opera eserlerinde, halk şarkılarında, şiirlerde ve hikâyelerde hep Türk endişesi vardı. Krallar ve diğer yöneticiler halkı bu sayede Türk tehlikesine karşı canlı tutuyor, siyasî bir kalkan oluşturmaya çalışıyorlardı.

Almanya’da, 17. yüzyıl sonlarında yapılmış Türk çizimi.

Türk korkusunu yenmeyi amaçlayan yazarlar da Türkler’i konu alan opera ve tiyatro eserlerinde Yıldırım Bayezid ile Timur’un mücadelesini, Kanunî’nin oğullarını, Türk korsanların kaçırıp köle olarak sattıkları Hristiyanlar’ı konu ediyorlardı. “Türk” kelimesi Avrupa’da artık “şeytan”, “dinsiz” ve “barbar” mânâsına gelir olmuştu.

Bütün bu psikoloik gerginliklerin ardından, iş Avrupalı aydınlara düştü ve eserlerinde Türk korkusunu ortadan kaldırmaya çaba gösterdiler. O devir Avrupa’sının en önemli düşünürlerinden olan Erasmus, “Türk İmparatorluğu’nun büyüklüğü insanları korkutmamalıdır. Roma ve Büyük İskender’in imparatorlukları da büyüktü ve yenilmez oldukları sanılırdı. Halbuki bugün artık mevcut değiller, yıkılıp gittiler” diyor, Protestanlığın kurucusu Martin Luther de “Papa ile beraber Türkler’e karşı da mücadele edilmesi gerektiğini” söylüyordu.

ÜNİVERSİTENIN LOGOSU OLDUK

Türkler’in yenilmez oldukları inancının yanlışlığı hakkında kaleme alınan ilk eserlerden biri, 17. yüzyılda yaşamış bir Alman seyyaha ait idi. Seyyah, bir Türk gemisi ile İskenderiye’ye gittiği sırada Venedik kalyonları ile karşılaşmışlar, Türk denizciler telâşlanıp korkuya kapılmışlardı ve seyyah “Türkler gibi dünyanın en cesur insanları bile Venedik gemilerinden korktular. Onlar da bizim gibi birer insanmış” diye yazmıştı.

2013’te Vatikan’a asılan Otranto tablosu: Fatih Sultan Mehmed, masum Hristiyanlar’ın kellelerini kestiriyor.

Avrupa’nın Türk korkusu sadece kitaplarla sınırlı kalmadı, o devrin çizimlerinde de yeraldı. Türkler çizimlerde canavar şeklinde gösteriliyor, şeytan ile arkadaşlık ettikleri söyleniyor, hattâ o devrin en önemli öğretim kurumlarından olan Passau Üniversitesi bile mühründe Türk korkusuna yer veriyor ve Türk’ü “Hazreti Meryem’in ayaklarının altındaki bir canavar” olarak ifade ediyordu...

Türkler, 17. asrın sonlarında Avusturyalılar’ın gözünde kadınları öldürüp çocukları şişe geçiren canavarlardı.

PAPA’NIN ÂYININI HATIRLAYIN

Avrupa’nın bize karşı olan hisleri hiç değişmedi ve bugünlere kadar geldi... Bir örnek: Papa Fransuva, Vatikan’da 2013 Mayıs’ında yapılan bir törenle 400 ile 800 kişi arasında oldukları tahmin edilen bir grubu “aziz” ilân etti. Katolik inancına göre “cennete girecekleri kesin” olan bu kişiler, Fatih’in Gedik Ahmed Paşa’ya 1480’de yaptırdığı “Otranto çıkarması” sırasında can veren Otranto sâkinleri idi. Tören sırasında Sen Piyer Kilisesi’nin balkonuna Fatih’in “Hristiyanlar’ın canını alan” donanmasının temsilî bir resmi de asıldı! Avrupa’nın bizim ile ilgili kanaati işte hep böyle olmuş, Batı uygarlığının ve aydınlanmanın en önemli isimlerinin ortak noktalarını bir türlü bitmek bilmeyen Türk düşmanlığı teşkil etmiştir.

Bu düşüncenin, endişenin ve düşmanlığın örneklerini de bu sayfada görüyorsunuz...

REFORMCU DİYE BİLDİĞİMİZ LUTHER, BİZİM İÇİN BAKIN NELER DEMİŞTİ!

Martin Luther’i Katolik kilisesine başkaldıran, papaların gücünü azaltıp Protestan mezhebinin güç kazanmasını sağlayan ve Hristiyanlık tarihinin en büyük reformunu hayata geçiren kişi olarak biliriz.

Luther’in dinî alandaki çabasının yanısıra aynı inançla savunduğu bir başka görüşü daha vardı: Türk düş- manlığı! Yazılarında ve vaazlarında Türk tehlikesini gündeme getiriyor ve Avrupa’yı işgal etmek üzere olduklarına inandığı Osmanlılar ile mücadele edilmesini istiyordu.

Almanya’da 17. yüzyılda yayınlanan ve “işgalci” Türkler’i anlatan bir kitabın kapağı.

TANRI’NIN GAZABIYMIŞIZ

Onur Bilge Kula’nın “Alman Kültüründe Türk İmgesi” isimli kitabında Luther’in Türkler’e ilişkin bu görüşleri teferruatlı olarak anlatılır.

Martin Luther, 1529’da basılıp aynı sene dokuz baskı yapan “Türkler’e Karşı Savaşa İlişkin” isimli bir kitabında bizim hakkımızda şöyle yazıyordu:

“Türk, Tanrı’nın öfkeli kırbacı ve yakıp yıkan Şeytan’ın uşağı olduğu için, önce onun efendisi olan Şeytan’ı yenmek, Tanrı’nın kırbacını almak ve Türk’ü tek başına bırakmak gerekir. Din adamları, ‘Tanrı’nın işlenen sayısız günah ve nankörlüklerden dolayı Şeytan Türkler’i Almanlar’ın başına musallat ettiğini’ anlatmalıdırlar.

Hristiyanlar, Papa ve yandaşlarının söylediği gibi yapmamalı, yani Türkler ile sadece bedensel şekilde savaşmamalıdırlar. Türkler’i Tanrı’nın gazabı ve kırbacı olarak görüp dualarla, ağıtlarla ve fedakârlıklarla kendilerini korumalıdırlar.

Türkler’e karşı savaşmak isteyenler, imparatorun bayrağı altında toplanmalıdırlar. İmparator, Tanrı’nın düzeninin temsilcisi ve ordunun komutanıdır. Böyle bir durumda imparatora bağlılık, Tanrı’ya bağlılık demektir. İmparator üstelik kâfirlerin ve Hristiyanlık düşmanlarının kökünü kazımak istiyorsa Türkler’e karşı savaşmak yerine önce papaya, piskoposlara ve diğer din adamlarına karşı mücadele etmelidir, zira imparatorlukta dinsizler ve din düşmanı hareketler zaten vardır.

PAPA ILE TÜRK’ÜN FARKI

Savaşı yalnız Türkler’e karşı değil Papa’ya karşı ve birlikte düşünmeliyiz. Türkler, en az Papa kadar dindardırlar. Dört kitap ile peygamberlere inanırlar ve Hazreti İsa ile annesi Hazreti Meryem’i kabul ederler ama kendi peygamberini Hazreti İsa’dan üstün tutar, İsa’nın Tanrı olduğuna inanmazlar.

Martin Luther.

Papa eğer Türkler’in gücüne sahip olsa, Osmanlılar’ın yaptığından daha fazla kötülük yapacaktır. Türk ile Papa arasındaki tek fark, Türk’ün eline kılıç almasıdır. Papa ve Türk’e karşı savaş birdir, zira ikisi de aynı günahları işlemektedir.

Türk hâkimiyetini arzulamak, en büyük günahlardandır. Bu durum, gerçek idarecilere karşı edilmiş olan bağlılık yemininin inkârıdır ve cezasız kalamaz. İdarecisini lânetleyip Türkler’e koşanlar, Türkler’in arasında hiç bir zaman vicdan huzuru içerisinde yaşayamazlar. Türkler’den kaçıp gerçek idarecilerine dönmedikleri sürece, pişmanlık ve acı duyacaklar, bedenleri Türkler’in arasında olacak ama ruhları bizleri hep özleyecektir.

Gönüllü olarak Türklere katılanlar, onların dostu ve eylemlerinin ortağı olanlar, sadakatsizler ve dönekler, Türkler’in acımasızlıklarına ve kanlı eylemlerine ortak oldukları takdirde günahların en korkuncunu işleyeceklerdir!”

 

Murat BARDAKÇI/ GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:18
    Malesef Avrupa ülkelerinde hala ortaçağdan kalma Türk-Osmanlı korkusu vardır. Bu be başka bazı nedenlerle bizi kendi içlerine almayacaklar. Türkiye artık Avrupa tarafından kullanışlı ortak olmamalıdır. Avrupa değerleri için değil, kendi değerlerimizi tamir etmek ve hayata geçirmek için çalışmalaıyız
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:17
    Çare EVET !
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:10
    Viyanayi kusattik ta Viyana bizim mi oldu. Fas`a kadar afrikayi aldik, simdi bizim mi? Bunun yerine enerjimizi simdiki topraklarimiza harcasaydik, icimizdeki hainleri temizlemeye verip, bilime sanayiye endustriye yatirim yapsaydik, bugun imrenilecek ulke olurduk.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:34
    3. değil 5. havaalanını yapardık, istanbuldan fas a duble yollar olurdu. Hepsi kat be kat zarar ederdi yine vatandaş öderdi İyi olurdu...
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:32
    biz herkesle kavgali hale gelirsek kafa tutarsak dusmanlik yapmalari normal iyice delirdik
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:26
    Teşekkürler.Ancak bu yazı daha çok içimizdeki haçlı avrupa yandaşlarını çıldırtabilir....
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:26
    Yazı çok başarılı tek eksiği içimizdeki yerli gavurlara değinmemesi zira yerli batıcılar hep batının yanındadırlar...
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:31
    içimizdeki gavurlar bence batılılar değil, arapçılar.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:21
    Alparslan'ın izindeyiz
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:20
    bütün eziyetler derken? bu avrupalinin Türklere karşı halkı diri tutmak için uydurdukları şeyler. Yazıyı iyi okumamışsin
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:12
    Sizde de son zamanlarda türk hayranlığı moda oldu...kimse kimseyi sevmek zorunda değil.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:08
    Bazıları da gerçekten zulm ettiğimizi zannetmiş yazık ya Allah akıl fikir ihsan eylesin!
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:01
    araştırmacı gazetecilik budur. Bilgileri belgelere dayandırarak aktarmak.Üzülerek söylüyorum bunu Türkiye'de yapan belki de yegane gazeteci Murat Bardakçı.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:00
    Murat Hocam kaleminize sağlık. Harika bir yazı!
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 11:28
    Türkler söylendiği gibi barbar olsaydı şuan avrupa Türkçe konuşan müslümanlardı.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:32
    Avrupa' nın sadece 20 de 1 ini türkler fethedebilmiş. Söylediğin çok saçma.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 11:24
    Onların bize yaptığı eziyetleri sayfalara sığdıramayız biz niye onlar gibi kin tutamıyoruz
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 11:15
    O değil de, biz türkler kültür turu için mi viyana'daymışız?
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:19
    sen herhalde ingilizlerin, fransızların, ispanyoların ve hatta belçikanın yaptığı sömürge ile bizim fetih anlayışımızı karıştırmışsın.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 11:06
    Teşekkürler gerçekleri yazdığınız için
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:58
    Bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü ...
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:57
    Haçlılar kaç kere üstümüze geldi unutmayın en iyi savunma taarruzdur biz gltmesek onlar bizi yok edecekti
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:57
    09:17:10sen okudugunu da anlamiyosun galiba.zulum demek avrupa demektir tarih oku biraz
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:54
    üstad yine döktürmüşşşşşşşşşş
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:46
    Ne mutlu Türk'üm diyene...
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:39
    Tarihi kin ve yargı kalıntıları asla ödün vermez.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:20
    İşte bu sebeple Avrupa sevdası duymak yerine onlardan uzaklaşmalıyız artık. Medeni olalım fakat bunun için illada Avrupa gerekmez.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:18
    mukemmel bi yazi tesekkur ederim
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 10:03
    Yanlis dusunce. Eski tarihe bakarak yeni tarihi cizemezsiniz. Ona kalirsa Ingiltere ve fransa da 100 yil savasti simdi dost muttefik ve ayni birlikte
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 09:17
    Aynen
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 09:17
    Vay be
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 09:09
    bütün bu eziyetleri yapmayıp dost olsaymışız daha iyi değilmiydi...şimdi çok mu hoş durumdayız...
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 11:34
    Sen Kendi irkinin aleyhinde yazilan her yalana inanirsan vay halimize.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:27
    Kahrolsun haçlı faşizmi ve yandaşları.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 12:43
    Al işte eziyetten bahsediyor yorumcu, şu aşağılık kompleksinden kurtulun, bizim kadar merhametli bir medeniyet daha yok
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 13:33
    En büyük eziyet arap yandaşlığıdır
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 08:55
    Turkum milleti Yüce Ataturk un izindedir
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 08:46
    Murat bey yine kalitesini konuşturmuş. Uzun zamandır unuttuğumuz şeyleri hatırlattı. Çok teşekkür ederim.
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 05:58
    Bunu her gazetede yayınlamak lazım
  • Misafir 19 Mart 2017 Pazar 05:58
    çok güzel bir yazı olmuş.
Kalan karakter : 2000