BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Ece Ulusum, HT Cumartesi'de  İstanbul Caz Festivali'nden Vitrin projesini yazdı.

İstanbul Caz Festivali bu yıl yeni bir fikirle karşımızda, Vitrin. Türkiye’de her türde güncel müzik yapan 30’dan fazla yetenekli müzisyen festival kapsamında sahneye çıkacak. Amaç geçen hafta Pelin Opcin’in de dediği gibi onları takdim etmek değil, bu isimler zaten müzik dünyasında aktif. Amaç daha fazla dinleyiciye ulaşmalarını ve uluslararası dünyaya seslerini duyurmalarını sağlamak. Etkinlik gerçekten de Türkiye müzik piyasası hakkında pop müzikten bağımsız bir grubu tanıtıyor da diyebiliriz. Keşfetmeye açık müzikseverlere muazzam bir fırsat da...

İKSV onca müzisyeni toplamış, biz de 30 isimden 10’unu Şişhane’deki İKSV binasına topladık. Hem sohbet ettik hem de fotoğraflarını çektik. Çekimler sırasında sevgili Kerem Görsev uğradı, İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin ve İstanbul Caz Festivali Direktör Yardımcısı Harun İzel gelip herkese selam verdi. Uzun sohbetimizden sadece bir kısmını aktarsam da Türkiye’deki güncel müzik piyasası hakkında fikir verecektir.

Sizce bu isim bu projeyi anlatıyor mu?

Akın Sevgör: Merakımızı gidermek için vitrinlere bakarız. Davet edilen müzik profesyonelleri, Türkiye sahnesi hakkındaki merakı giderecek.

Kağan Yıldız: Türk müzisyenlerinin uluslararası arenada tanıtılması için konulmuş bir isim. Yurtdışından gelecek olan caz yorumcuları, festival direktörleri, yazarlar ve birçok müzik insanının dinleyeceği bu konser dizisi, bir çok müzisyen için bir fırsata dönüşebilir.

Yiğit Özatalay: Vitrin, bir tüketim toplumu imgesi ama ihtiyacımız var. Bizim vitrinimiz sahne. Ne ürettiğiniz önemlidir; bunu nasıl sunduğunuz ve sahnelediğiniz de. Yeter ki şeklin esiri olmayın.

Eray Düzgünsoy: Vitrine özendiğiniz işleri koyarsınız. Bu anlamda gece gezmesinde insanların farklı vitrinlere bakıyor olması galiba kurumun yapmak istediği bir şey...

İdil Mese: Türkiye’deki müzikal çeşitliliği yansıtıyor.

Can Çankaya: Çarpıcı bir isim...

Vitrin’in amacı sizi daha fazla insana duyurmak. Sizce bu yöntem ne kadar bunu sağlar?

Çağıl Kaya: Şehrin birbirinden çok farklı mekân ve dokusuna sahip sahneler var bu sene. Farklı ve çok insana ulaşma çabası güzel.

Cem Tuncer: Hepimiz artık dünyanın her yerinde her an yer alabilen müzisyenleriz ama Vitrin’in katkısını önemsiyorum.

Bilal Karaman: Showcase ismiyle dünyanın diğer ülkelerinde buna benzer organizasyonlar zaten yapılıyor.

Y.Ö.: Biz pek geniş kitlesi olan bir grup değiliz. Bunu çok isterdik; kalıplara girmemekle ilgili belki de... Bu nedenle Vitrin’e dahil olup sesimizi daha fazla insana duyurmak bizim için önemli.

E.D.: Daha fazla sahnede çalmak isteyen gruplar adına önemli bir fırsat.

Müzik dinleyicisi Türkiye’de daha çok sözlere değer veriyor, müzik fonda kalıyor. Dolayısıyla birçok şarkının müziği de birbirine benziyor.


‘TÜRKİYE’DE DİNLEYİCİ MAALESEF ÇEKİNGEN’

Türkiye’deki güncel müziği siz nasıl bir yerde görüyorsunuz?

A.S.: Güncel müzik artık kişiden kişiye değişen bir şey. Son zamanlarda karşılaştığım her insanın gündemindeki müzik farklı.

B.K.: Türkiye’de son yıllarda alternatif akıma dahil olmak isteyen müzisyen sayısı arttı. Fakat müzik eğitimi ve kültürü ülkemizde hep zayıf olduğundan bir yerde tıkanıyor. Müzik dinleyicisi Türkiye’de daha çok sözlere değer veriyor, müzik fonda kalıyor. Dolayısıyla birçok şarkının müziği de birbirine benziyor.

E.D.: Güncel müzik, bu coğrafyada bizce halen genel bir popülist güdümle hareket ediyor. İstisnalar da mevcut... Bu istisnaların çoğalmasıyla kendi kimliğini oturtup daha özel bir yol alabileceğini biliyoruz... Dinleyiciler de aynı hisle hareket ediyor. Önemli olan bolca dinlemek ve katılımcı olmak. Türkiye’deki dinleyici maalesef bu anlamda biraz çekingen.

Ç.K.: Günümüz insanı çoğu konuda olduğu gibi müzikte de kolay anlaşılabilen ve tüketilen müzikleri dinlemeyi tercih ediyor.

C.T.: Türkiye’nin güncel müziği daha eski yıllarda pop müzik olarak algılanabilirdi ancak şu anda güncel müzik hepimizin üretimini kapsıyor. Artık enteresan yeni sesler ve projeler duymak mümkün. Caz çok büyük bir yer kaplıyor çünkü malzemesi bol.

Siz nasıl bir dinleyicisiniz? Müzik dinleme ritüeliniz nasıldır?

Mustafa Kemal Emirel: Bazen çok dinliyorum, bazen de kendi müzikal fikirlerimle baş başa kalmak için dinlemekten çok müzik yapmaya yöneliyorum.

A.S.: Pek fazla müzik dinlemeye zamanım olmuyor. Ben daha çok bana önerilen şeyleri dinliyorum. Dinleyici olmak da zaman ve emek ister. Zamanımın çoğunu düşünerek ve deneyerek geçiriyorum. Albümlerdeki detaylara bakamayanlardanım.

B.K.: Meraklı bir dinleyiciyim. Sürekli yeni müzikler araştırır dünyanın her yerinden alternatif veya ana akım müzikler dinlerim. İlgimi çeken olursa hemen künyesine bakmak istiyorum ama dijital pazarının en büyük problemlerinden biri bu; elinize alıp okuyabileceğiniz bir kartonet yok.

İ.M.: Ben az müzik dinleyen biriyim. Daha çok üretime odaklıyım.

E.D.: Hem müzikoloji okumam hem de uzun zamandır müzik direktörlüğü ve plak dükkânı sahibi olmamdan zaten dinlemeyi hayatımın en orta noktasına oturtmuş bir dinleyiciyim. Günlük yaşam pratiğim de ses üzerine kurulu. Dolayısıyla bir albümü dinlemek sadece dinlemek değil kartonetini okumak, plak şirketiyle ilgilenmek, benzer müzisyenlerin işlerini takip etmek, demeçlerini okumak, yeri gelince yapılan işlerin notalarına ulaşmak, projelerin konseptleri üzerinden o dünyaları araştırmak gibi pek çok farklı konuyla ilgilenmemiz demek oluyor.

K.Y.: Sabah kalktığımda mutlaka klasik müzik dinlerim. Öğleden sonra bu caza döner ve böyle devam eder. En sevdiğim şey yağmurlu havalarda arabada Duke Ellington ya da Count Basie gibi o yılların büyük orkestra müziklerini dinlemek.

C.Ç.: İyi bir dinleyicim. Müzik dinlemek işin olmazsa olmazı. Dinlediğim albümlerin mutlaka tüm detaylarına önem gösteririm.
Geleceğe dair, müzik hakkındaki planlarınız neler?

A.S.: Sahnedeki şovumuzu büyütmek seyirciye daha keyifli performanslar ve konseptler sunabilmek için çalışmalar yürütüyorum ve buna hayli kafa yoruyorum. Bunun yanı sıra beni endişelendiren bir şey neredeyse yok. Platformlar, tarzlar değişebilir ama müzik her zaman insanların hayatının büyük bir parçası olacak.

B.K.: Hızlı değişen dünyada uzun vadeli planlar yapmak çok mantıklı gelmiyor. Şu an 4’üncü albümümü yayınlamaya hazırlanıyorum, daha çok dijital pazardaki yerini düşünüyorum.

Ç.K.: Çalışmaya ve üretmeye devam. Konser verilebilecek mekân ve festivaller azalmasın.

K.Y.: Yeni müzikler yazmak, yeni ve farklı bir tını yakalamak müzik adına yapmak.

C.Ç.: Daha çok kayıt yapmak istiyorum. Eğitim alanında da aktif olmak, paylaşmak ve genç meslektaşlarıma faydalı olabilmek.

Vitrine merakımızı gidermek için bakarız. Vitrin’le Türkiye sahnesi hakkındaki merak giderilecek.

‘MANEVİ TATMİN BENİ AYAKTA TUTUYOR’

Müzik yapmak demek, sizin için ne ifade ediyor?

A.S.: Hayatta yaptığım ve sonucundan mutlu olduğum pek az tercihimden biridir müzik.

B.K.: 25 yıl olmuş sanırım ben kendim müzik oldum diyebilirim. Türkiye gibi sanata hiç değer verilmeyen bir ülkede işimiz çok zor, maddi olarak çok zorlanıyorum fakat manevi tatmin beni ayakta tutuyor.

K.Y.: Tam bir cevap vermek zor. Çok küçük yaştan itibaren müzikle iç içe olduğum için, bu duygu benim en derinlerimde yaşıyor. Kendimi bildim bileli ben müzisyenim. Böyle kodlanmış gibiyim.

M.K.E.: Her gün enstrümanımla vakit geçiren bir müzisyenim. Müzik yaparken sakin, neşeli ve hayat dolu oluyorum. İnsanın kendini çok daha iyi tanımasını sağlıyor.

C.Ç.: Büyük bir şans...

‘SAHNE YANACAK’

Sahnede neler olacak?

A.S.: Gitarda Batu Kurnaz olacak. Eylül ayında yayınlamayı planladığım EP’den de iki parça ekleyeceğiz performasımıza. B.K.: Sahnede hayallerim ses olacak, sesler müzik olacak, müzik enerji olacak ve etrafa yayılacak. Herkes benim dünyama kısa bir yolculuk yapacak..

E.D.: Bu konserde mekân olarak da bizi yoğun hislere daha yaklaştıracak bir atmosfer var. Yeni albümden de birkaç sesi paylaşacağımız bu konserde tam olarak istediğimiz özel bir yolculuğa çıkmak.

Y.Ö.: Sahnede bize 2 harika müzisyen eşlik edecek: Trompetçi Tolga Bilgin ve basçı Kristian Lind. İlk albümden parçaların yanı sıra yeni bestelere yer vereceğiz.

İ.M.: Önümüzdeki aylarda Noiseist Records’dan çıkacak EP’imizden şarkılarımızı çalacağız. Seyirciyi duygusal yoğunluğu yüksek bir sahne bekliyor.

Ç.K.: Yeni albümden parçaları arkadaşlarımla çalacağız.

K.Y.: Can ile beraber yeni kaydettiğimiz ve ekim sonrası çıkacak olan albümümüzden parçalar çalacağız. Benim ve Can’ın besteleri ağırlıklı olacak bu konserde. Eğer vakit kalırsa da birkaç standart parça çalabiliriz.

C.T.: Sahne yanacak!
Etkinlik kapsamında sahne alacak müzisyen ve topluluklar arasından seçilecek iki isme İpek Yolu Turne Destek Ödülü verilecek.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000