İşte raflarda yerini alan son kitaplar! (Temmuz 2017)

29.07.2017 - 18:29 | Güncelleme:

Şu sıralar ne okusam diye düşünüyorsanız, bu haber tam size göre! İşte en son çıkan kitaplar!

DNA Laneti - Gregg Hurwitz

Pegasus Yayınları

Bir gözü bal rengi, diğeri kahverengi olan Mike Wingate’in gazetede basılan fotoğrafının ona şöhret kazandırması beklenirken onun ve ailesinin başına bela açar. Geleceğini umutla inşa eden Mike, geçmişinden kopup üzerine çöken bir lanetle karşı karşıya kalır.

Mike daha dört yaşındayken babası onu bir oyun parkında terk etmiş, bu kanlı zincirden koparmak istemiştir. Ama anne babasını hatırlayamayan, peşine düşenleri de tanımayan Mike, bu gizemi çözmeye ve ailesini kurtarmak için her şeyi yapmaya hazırdır. DNA Laneti bir aile babasının uykusuz geceler geçirmesine neden olan korkularının nasıl gerçeğe dönüştüğünü anlatan sürükleyici bir roman…

Tenedos Bozcaada - Bülent Akgezer

Yitik Ülke Yayınları

Bülent Akgezer'den, Bozcaada tarihi ve Bozcaada kültürü üzerine hazırlanan benzersiz bir kitap. Yolu adaya düşen, adayı özleyen, merak eden herkese şaşırtıcı bir yol haritası. Adanın bilinmeyenlerini keşfetmek için okuyun.

Bize Doğruyu Söyle - Dana Reinhart

Hep Kitap

On yedi yaşındaki River Dean, büyük aşkı Penny onu terk ettikten sonra ne yapacağını bilemez haldedir. Kendini, kapısında “İkinci Bir Şans” yazan bir apartmanın önünde bulur. Aşkla ilgili bir fırsat sunacağını umduğu kapı, ciddi sorunları olan yaşıtlarına açılır. Söylenen bir yalan, diğerinin de nedeni olurken gerçeğin kontrolünü kaybeden River için işler içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Arkadaşlar, aşk, aile... River hepsini yeniden düşünüp sevdiklerini kaybetmemek ve istediği geleceğe sahip olabilmek için bir şeyler yapması gerektiğini fark ediyor. hep kitap’ın genç okurlarını da bu keyifli, kimi zaman hayal kırıklığı kimi zaman dost kahkahalarıyla dolu maceraya davet ediyor!

Turnagöl Yaylası - Nihat Sunay

KitapSaati Yayınları

En çok çağrılısı olan Muhtar İbrahim’in davetiydi. Eksiksiz tüm köylü çağrılmıstı. Veda yemeği değil düğün yemegi, yas yemeği gibiydi. Her ikisinin de havası hissedilmekteydi. Herkeste suskunluk vardı. Yapmacık ya da gerçek...

Bu davet köydeki son veda yemeğiydi. Köyün en saygın kişisinden sonra bir başkasının yemek çağrısı yapması saygısızlık olurdu. Köylü bunun bilincindeydi. Vatandaş’ın içinde karamsar duygular yoğunlasmıştı.Dokunsalar ağlayacaktı. Durup dururken çok sevdiği köyünden sonunun ne olacağı bilinmeyen bir dava uğruna çekip gidiyordu...

Çığlık - Anna Katharine Green

Mavi Çatı Yayınları

Onun böyle konuştuğunu duyunca, şimdiye kadar yüreğime ağırlık yapan bir şeyden kurtulduğumu duyumsadım. Günler geçtikçe ve kusursuz sevgi ve kusursuz güvenle birlikte gelen gerçek huzuru daha fazla tattıkça, gözyaşlarımın neşeye ve pişmanlık dolu hikâyemin bir umut şarkısına döndüğünü fark ettim.

En sonunda rahatladım ve dinlendim. Eğer bu eski otele dadadan ruhlar varsa bile, onları görmüyorum ve duvarları yıkılsa, harabeye dönse ve şanı şöhreti kalmasa da, hala onun çimen kaplı eşiğinde oturabiliyor ve kendi gölgemden başka bir gölge görmeden hızla çürüyen koridorlarında dolaşabiliyorum; artık belim büküldü ve titrek ve kararsız adımlarımı atmama yardımcı olan küçük bastonum sayesinde sadece dik durabiliyorum. Tanrı’nın kayrası en sonunda Happy-Go-Lucky Oteli’nin üzerine indi.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ