ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Üzerine devrilen kaynar su nedeniyle karnında ve bacaklarında ağır yanıklar oluşan yazar Aslı Erdoğan'ı, acılar içinde yardım istediği dostlarının ilgisizliği üzdü

Altınoluk'taki yazlığında yaklaşık bir ay önce ısıtıcıdaki kaynar suyun üzerine devrilmesiyle karnında ve bacaklarında ağır yanıklar meydana gelen yazar Aslı Erdoğan, acılar içinde kıvranırken yardım istediği dostlarının vefasızlığından yakındı.

Erdoğan, talihsiz kaza nedeniyle 13 Ağustos'ta Güney Fransa'da düzenlenen ve "Hayatın Sessizliği" adlı kitabının metinlerinden yola çıkarak yapılan bestelerin çalınacağı konsere de katılamadı.

Fransız edebiyat dergisi Lire'in "21. yüzyılda edebiyat dünyasına damgasını vuracak 50 yazar" arasında gösterdiği Erdoğan'ın "Hayatın Sessizliği" adlı kitabının metinleri Mimi Lorenzini ve Orkestrası tarafından Querbes Müzik ve Edebiyat Festivali için bestelendi.
Güney Fransa'da 13 Ağustos'ta düzenlenen festivale katılmaya hazırlanan Erdoğan, bu seyahati öncesinde Altınoluk'taki yazlığında 6 gün geçirmeye karar verdi. Altınoluk'taki tatilini tamamlayan Erdoğan, 24 Temmuz'da dönüş yapacağı günün sabahında feribotu kaçırma telaşıyla acele edince, çay demlemek için kaynattığı su üzerine döküldü. Üzerindeki sentetik kıyafet de vücuduna yapışınca Erdoğan'ın mayo hizasından diz altına kadar vücudunun 45 santimlik bölümü yandı.

Telaştan ne yapacağını şaşıran Erdoğan, sıcağın altında hastaneye yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Doktorlar, karnında birinci, bacağında ise ikinci derece yanık olduğunu söyledi.

Pansuman sırasında bayılan Erdoğan, evde tam 4 gün yattı, 3 hafta banyo yapamadı. Tüm bunlara rağmen Erdoğan'ı asıl üzen, dostlarını bu zor gününde yanında bulamamak oldu.

'Kriz geçirdim'
Ünlü yazar, duygularını şöyle anlattı: "Yanık zor bir şey. Hem bedensel açıdan acıtıyor hem de sinirleri yıpratıyor. Yandığım an 'Ben yandım, ben yandım!" diye çığlık atmak geliyordu içimden. Ve o telefonlar o çığlığın yankısıydı. Herkesi arayıp rapor vermem ondandı. Cebimde 35 YTL vardı ve o çığlık yankısız, geri dönüşsüz kaldı. Aradığım insanlara, 'Ben yandım' diye lafa girdim ve 'Ben sana dönerim' diyenlerin neredeyse hiçbiri dönmedi. O gün ağlaya ağlaya kriz geçirdim. Ciddiyetini mi anlamıyorlardı acaba olayın? Bir annem, bir babam sahip çıktı. Hayatımın en yalnız dönemiydi."
Çok parası olmadığını, edebiyattan çok az kazandığını söyleyen Erdoğan, "Gerçek dost çok çok az. İnsanlara garip bir şey olmuş. Eskiden geçmiş olsun ziyaretleri vardı. Ancak şimdi yok. İnsanlara '45 santim yanığım var' diye söyledim ama... İnanmadıklarını düşündüm. Bazen o kadar yalnız hissediyorsunuz ki kendinizi" diye konuştu.

Milliyet / Ümran Avcı


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(4)
Kalan karakter : 2000