Öne Çıkanlar
Son Dakika

Nilay ÖRNEK / HT MAGAZİN

Rolling Stone Dergisi, 172 müzisyen ve eleştirmenile “Tüm Zamanların En İyi 500 Şarkısı”nı sıraladı geçenlerde... Aretha Franklin ile başladı ilk 5’teki geri sayım, Marvin Gaye, John Lennon ve Rolling Stones derken birinci sıra 69  yaşındaki Bob Dylan’ındı: Like a Rolling Stones ile... İşte o adam ve o şarkısı, şehit haberleriyle, İsrail saldırısıyla çalkalanan günün akşamında, İstanbul’da Harbiye Açıkhava Sahnesi’ndeydi... Konser girişi, İngilizce “Bilete 300 dolar veririm”, “İki bilet arıyoruz”, “Bedava bileti olan var mı”(!) gibi kâğıtlar kaldıran turistlerle doluydu. 300 doları gören pek çok kişinin aklından benzer hesaplar geçti; sonunda 200 dolara sattı biri biletini; kınadık onu! Az biraz kâr için sattı konseri!

MERDİVENE 100 TL
Ama haksız da sayılmazdı. Popomu merdivene koymak için 100 TL ödediğim olmamıştı hiç. 325, 270, 190, 152, 110 ve 82 TL’lik fiyatları görünce ağırdan almış tek bilet ile kalmadığını öğrendiğimde ise elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi göz nemlendirmiştim. İspanya’nın Eurovision şovunin içine giren Jimmy Jump misali, sahneye girme konusunda fantastik hayaller kurarken ben, “merdiven bileti” haberi geldi. Konsere kısa süre kala piyasaya çıkan ve 20 dakikada tükenen 100 TL’lik merdiven biletlerinden aldık...

DİĞER ÜLKELERDE NASIL?
Oysa diğer ülkelerde öyle miydi? Bob Dylan’ın aynı turne kapsamında konser verdiği ülkelerdeki biletlerin fiyatlarına bakmak pek hoş olmadı. Hırvatistan’da 90, Çek Cumhuriyeti’nde 75, İtalya’da 133, Fransa’da 128, İspanya’da 106, İngiltere’de 115, İrlanda’da 157, Makedonya’da 63, Bulgaristan’da 148, Romanya’da 161, Slovakya’da 230, Avusturya’da ise 160 TL idi “en pahalı” bilet! Türkiye’de ise 325 TL. Bunun nedeni neydi ki? Bob  Dylan Türkiye’ye özel ve pahalı fiyat vermiş olamazdı sanki! Girişte fotoğraf makinelerimizi ve bir kez daha neden olduğunu anlayamadığım biçimde su  şişelerimizi verdik güvenliğe.

KONSERDE HAREKETE DOYAMADIK!
Bilet alıp oturduğumuz merdiven kenarından ise “Konser boyunca sürprizler olacak, geçiş olabilir burada oturamazsınız” diye kaldırıldık; “Ne sürprizi? Ne olacak? Bob Dylan seyirciler arasında mı dolaşacak?” sorumuza yanıt alamadık. Görevliler haklıymış meğer! 21.00’de başlayan konsere geç gelen, 5. şarkı çalarken bile hâlâ yerine oturmayan, konser boyunca pazar günü parkta yürüyüşe çıkmış edasıyla gezinen onlarca izleyici ile “fotoğraf çektirmeme gayretiyle” sağa sola atlayıp önümüzde dikilen Pozitif görevlileri gerçekten konser sırasında “büyük bir hareketlilik yarattı”. Yazık, hemen  arkamda oturan profesör Yankı Yazgan konser boyunca 3 kere kalkıp kibarca  görevlileri “gölge etmemeleri” konusunda uyarmak zorunda kaldı...

ÜNLÜ DYLAN HAYRANLARI
Merak edenlere söyleyelim konserde tabii ki pek çok ünlü de vardı; bu tip her konserde “yoklama veren gazeteciler” ön sıralardaydı, genç dizi  oyuncuları ve müzisyenler ağırlıktaydı. Bu arada, konserin ortasında aşağıda herkes çılgınlar gibi fotoğraf çekiyordu. Ve... Bob Dylan’a gelince... “Rainy  DayWomen” ile başladı üstat konserine, çok sevilen şarkısı “Lay, Lady, Lay”  ile devam etti... Ardından “I’ll Be Your Baby Tonight” ile “Stuck Inside Of  MobileWith The Memphis Blues Again” geldi... “Just Like AWoman” ise belli ki  zleyicilerin beklediği şeydi. 5 bini aşkın kişi hep bir ağızdan şarkıya eşlik  etti. “HonestWith Me”nin ardından gelen “A Hard Rain’s a Gonna Fall” da  seyirci üzerinde benzer etkiyi yapan şarkılardandı. İşte müziğin  Shakespeare’lerinden biri daha İstanbul’da sahnedeydi. Arada pek çok insan  Dylan ile iletişim kurmaya çalışsa, şarkı ismi çığırsa da Dylan istifini bozmadı. Dylan “The Never Ending Tour”unda, turu gibi bitmeyen bir alışkanlığını  sergiliyor; yine şarkılarını albümlerinde alıştığımız şekillerinden çok farklı  söylüyordu.

SAVAŞIN USTALARINA…

3 şarkı daha ve sıra “Masters ofWar”a (Savaşın ustaları) geldi... Seyirci dalgalandı. Türkiye gündeminin anlam ve önemine uygun birkaç cümle  bekleyen de oldu; bu şarkının çalışını duruma bağlayan da. “Elime bir silah verip sonra gözlerimden saklananlar, maskelerinizin arkasında sizi  görebildiğimi bilmenizi istiyorum” diyen o sözler ne kadar güzeldi, ne kadar da anlamlı. Oysa Dylan, 21 yıl önceki İstanbul konseri sonrasında anlatılan gibi yine “fazla cool”du. Kimse ondan tatil köyü animasyonu beklemiyordu,  kırık “Merhaba”lar da şart değildi... Ama başkalarıyla değil de, bizimle olduğuna dair tek bir cümle de güzel olmaz mıydı?                                      

‘BOB ÜNLÜOLDU, KÖYÜNÜ UNUTTU’
“Bu adamın büyükannesi Trabzonlu değil miydi? Ünlü oldu memleketini unuttu” diye esprili tepkiler gösteren de oldu, “Bu adam böyle! Beğenene!  Sizi gidi “One More Cup of Coffee’ciler; gidin başka konsere” diyenler de...  “Thunder On The Mountain”ın ardından gelen “Ballad of a Thin Man”deki  mızıka soloya gökyüzündeki martılar da eşlik etti.

BİR KIVILCIM YETER, HAZIRIMBAK...
“Bu adamın konserleri böyle”; biliyorduk! Yine de pek çok izleyici ustanın  kendisiyle iletişim kurmasını bekledi. Dylan “bir kıvılcım verse” yeterdi,  izleyici “hazırım bak” da dedi. Bu bis’ten de belliydi; Like a Rolling Stone’da  hepbir ağızdan söyleniyordu; “How Does it Feel?” (Nasıl bir his?) diye... “All  Along The Watchtower” ile konser bitti ve alkışlara rağmen kimse geri  gelmedi. Gerçekten nasıl bir histi? Belki de yanıt yine bir Bob Dylan  şarkısında gizli: Kimi yağmuru hisseder, kimiyse sadece ıslanır yağmurda...


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000