Sapasağlam adamdı
Kerem Akça, 67 yaşında kanserden hayata gözlerini yuman Alain Corneau’yu andı
Alain Corneau, Fransa’da 60’ların Yeni Dalga döneminden beri çıkan en önemli bir-iki yönetmen arasındaydı.. 70’lerin hiçbir kalıba bağlı kalmayan sinemacılar ekolünün bir halkası olan yönetmenin, tür sinemasını ve hikaye anlatma güdüsünü sevdiği söylenebilir. İlginçtir bundan iki yıl önce Corneau ile bir röportaj için bir araya gelmiştik ve kendisinin yaşına göre çok genç gösterdiğini ifade etmiştim. O da kahkahayı patlatmıştı. Bunun devamında sıcakkanlı ve mutevazi bir usta olduğunu anladığım yönetmenin, kansere yakalanması sebebiyle gelen ölümü de haliyle üzücü oldu benim için. Ancak sinema tarihine kazandırdığı başyapıtlarla etkisi unutulmayacak ondan emin olabiliriz. Ama az sayıdaki sinefil yönetmenlerden biri daha gitti işte, o yüzden hayıflanmamak elde değil! ‘Sinema dünyası için büyük kayıp’ diyebiliriz.
70’ler Fransız sineması ekolünün Bertrand Tavernier ve Claude Miller ile birlikte sinemaya ülke geleneklerine göre ‘farklı’ yaklaşan yönetmenlerinden olan Alain Corneau, hiçbir akıma yakın seyretmemiş bir sanatçıydı. Daha çok kara film örnekleri verdiğini görsek de tür sinemasının içinde dolanmayı seven bir ‘hikaye anlatma sineması’ insanı idi. Ancak bunda da yenilikler yapması ve kimi filmlerinde mükemmeliyetçi dokusunu korumasıyla kendine özgü bri tarz veya kalıcılık da oluşturdu.
İki sene önce tanıştığımda sapasağlam, 30’unu doldurmamış bir genç gibiydi
Aslında bundan iki yıl önce Corneau ile İstanbul Film Festivali sırasında yaptığım söyleşide kendisini ilk gördüğümde ‘Sessiz, zor yürüyen, yaşlı ve düşünceli bir entelektüel bekliyordum. Ama gencecik, sıcakkanlı ve hiperkatif bir adamsınız’ demiştim. Kendisi de zaten röportajdaki tavrıyla uyuşacak şekilde bir kahkaha patlatmıştı. Halbuki 65 yaşındaydı ama 30 yaşının neşesi ve atılganlığıyla yaşıyordu.
Bu sebeple de yönetmenin 28 Ağustos gecesi vefat ettiğini haber alınca bir hayli şaşırdım. Sonrasında bu şaşkınlık yerini hüzne bıraktı. Öyle ki hem sinema tarihinde iz bırakmış bir sinemacı ölmüştü, hem benzerine az rastlanır derecede sinefil bir yönetmeni kaybetmiştik, hem de gerçek bir ‘samimi ve sempatik hayat insanı’nı yitirmiştik. Yani karakter, sinema aşkı, yönetmenlik duruşu gibi birçok kişide sadece tekini bulabileceğimiz özelliklerden hepsi vardı Corneau’da.
Mutevazi ve sıcakkanlı bir adamdı
Aslında o röportajda da sinema dünyasına ne kadar hakim olduğunu ve “İkinci Nefes”e (“Le Deuxieme Souffle”, 2007) bu durumun nasıl yansıdığını detaylarla açıklayarak bakış açısını ortaya koymuştu.
İtiraf edeyim Spike Lee’den Morgan Freeman’a, Ed Harris’den Steven Soderbergh’e, Diane Kruger’dan Benicio Del Toro’ya, Joshua Jackson’dan Javier Bardem’e, Dario Argento’dan Viggo Mortensen’e birçok kişi (yönetmen ve oyuncu ile) ile röportaj yaptım ancak hem bu kadar sinemayla yaşayan, hem bu kadar sinefil, hem de bu kadar sıcakkanlı bir adam görmemiştim.
Sinema tarihinde etkisi büyük olmuş birçok başyapıtı var
Belki de hüznüm bundan. “Hint Noktürnü” (“Nocturne Indien”, 1989) gibi “Barton Fink” (1991) ile akraba bir ‘yaratcılık dönemi krizi filmi’ni üreten, “Dünyanın Tüm Sabahları” (“Tous Les Matins du Monde”, 1991) adlı müzik ve sinema üzerine mükemmeliyetçi bir şaheseri çıkaran, “İkinci Nefes” gibi Fransa’da yeni kara filmde stilize dokuyu ve retro etkisini tetikleyen eseri de üreten kendisi. Dahası da sayılabilir aslında.
“Kara Seri” (“Série Noire”, 1979), “Polis Piton 357” (“Police Python 357”, 1977) gibi ilginç kara film denemeleri, türlere hakim eserleri de var. Kendisinin Fransız Yeni Dalgası’nı örnek almamasına karşın, akımın yaratıcılarına ve ideolojisine saygı duyduğunu belirtmesi de önemli. Buna paralel olarak şu sıralar korku ve fantastikte patlayan yeni Fransız yönetmenler jenerasyonundan belki de ‘torunu’ yaşında isimleri de takdir etmeyi ihmal etmeyen mütevazi bir sinefil olduğu da katıksız bir gerçek.
Dünya sineması için büyük kayıp
Böylesi isimlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor sinema dünyasında. Sinefil olmayan yönetmenler de en büyük tehlike zaten. Bu sebeple Corneau’nun ölümü dünya sineması için büyük kayıp. Şu sıralar bir liste yapsak belki yaşayan en büyük 50 yönetmenin arasına girebilecek bir isimdi zira... Öyle ki Fransa’daki Yeni Dalga ekolünden sonra ortaya çıkan yönetmenlerin en başarılısı kendisi kanımca...
keremakca@haberturk.com










