Türkiye'de ilk kez tapınak cephesi ayağa kaldırıldı
Antik kent, "Tapınak Müze" olarak ziyaretçilere açılacak
Hacı SELAMOĞLU / DENİZLİ (AHT)
Laodikya’da ilk kazı çalışmalarının 2004 yılında başladığını kaydeden Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, 2009 yılının başından itibaren Suriye Caddesi’nin kuzey tara ından 54 sütunun çevirdiği avluda 13 sütunu ayağa kaldırdıklarını ifade etti. Laodikya’nın 5 kilometrelik alanı kaplayan metropol bir kent olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’nin en geniş ekibiyle kazı ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Şimşek “Burayı tamamen ortaya çıkarmak için 600 yıllık kazı yapılması gerekiyor. Biz 8 yıllık çalışmanın ardından Laodikya’yı gezilip görülebilecek yerler listesine kabul ettirdik. Çalışmalarımız devam ediyor” diye konuştu.
ARKEOLOJİ PARKI
Türkiye’de bir tapınağın gerçek cephesinin ilk kez ayağa kaldırıldığını belirten Prof. Şimşek, “Tapınak cephesi, merdiven, merdiven korkulukları ve gerisinde bulunan sütunlar başlarıyla ayağa kaldırıldı. Gerçekte burada antik döneme ait çok az malzeme kalmış. Çünkü 7. yüzyıl’da Laodikyalılar bugünkü Kaleiçi’ne taşındığı için buraları kireç ve taş ocağı olarak kullanmışlar. Yüzde 10’luk bölümünü ayağa kaldırdık. Burasını yaşayan bir arkeoloji parkı yapma düşüncemiz var. Pamukkale Üniversitesi olarak burada 12 ay üzerinden çalışma yapıyoruz” dedi.
Cam’dan antik kente bakış
Hıristiyanlığın serbest olmasının ardından tapınağın dinsel arşiv olarak kullanıldığını söyleyen Prof. Dr. Celal Şimşek, çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi: “Tapınağın başlıkları ve üst yapılarını yerine koyduk. Tapınak alanının üzeri çelik ve kırılmaz cam ile kapatıldı. Ziyaretçiler 6 metre yüksekte ve 500 kilogram yük taşıyabilen camların üzerinde dolaşacak. Altta ise tapınaktan çıkan malzemeleri sergiliyoruz. Bu da Türkiye’de bir ilk. Bu tapınak, MS 4. yüzyılda Hıristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte arşiv olarak kullanılmış. Bu alanda bol miktarda kurşundan yapılmış posta mühürleri, pişmiş topraktan yapılmış kutsal koku şişeleri bulduk. Camla korumamızın bir sebebi de, duvarlarda kalabildiği kadar MS 4. yüzyıla ait çizilmiş geyik sıraları var. Balık ağları, yelkenli gemiler yer almakta. Kalabilen malzemelerden tapınağı yeniden ayağa kaldırdık. Geniş alanın üzerini kapattık. Tapınakta son rötuşları yapıyoruz.”










