Son Düzlük

Fatih Enes Ömeroğlu gişe rakamlarını değerlendirdi

09 Aralık 2010 Perşembe, 18:55:17Güncelleme: 18:55:17
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Son Düzlük Sonra Oku

 

“3 SİLAHŞORLAR” BİR YANA, “D’ARTAGNAN” BİR YANA

5 haftalık aradan sonra listemizin lideri değişiyor. Tam 652 ekranla vizyona giren sezonun 2. büyük bombası “Av Mevsimi,” ilk 3 gününde 389.213 bilet yaparak podyumun en üst basamağına yerleşiyor. Açıkçası bu kadar yüksek ekran sayısıyla vizyona giren bir film için bu performansın pek de iç açıcı olduğunu söyleyemeyiz. 600’ün üzerinde ekranla vizyona girip de 400 bini aşamayan nadir filmlerden biri “Av Mevsimi.” Bu kategoride en zayıf başlangıç, 334.215 biletle “Nefes: Vatan Sağolsun”a ait. Öte yandan türü ve kalitesiyle Türk sinemasında önemli bir aşama olarak gördüğüm film, fısıltı gazetesinin de yardımıyla sonradan açılmış ve 2.5 milyon seviyelerine kadar yükselmeyi başarmıştı.

İlk 3 gün rakamına baktığımızda “Av Mevsimi”nin 2 milyon bariyerini aşması biraz zor görünüyor. Yalnız 3 silahşorları hafife almaya da gelmez. Yavuz Turgul, Şener Şen, Cem Yılmaz triosunu barındıran film D’Artagnan’ı yani fısıltı gazetesini de devreye sokarsa ne olur bilinmez. Sonuçta “Nefes: Vatan Sağolsun” hiç yıldız aktörü olmamasına rağmen, memleketin bam teline dokunan iyi bir film yaparak bunu başarabiliyorsa, “Av Mevsimi”de pekala atağa kalkabilir. Tabi yapımcının bu üç silahşoru televizyon ekranlarına çıkarabilmesi şartıyla. Bu iş sadece açık alan, internet ve gazete reklamlarıyla olmuyor. Televizyon ve gazete mülakatlarına daha fazla yüklenmeleri şart. “3 Silahşorlar” istemezse D’Artagnan kime nasıl yardım etsin? 

 

HASILAT ŞAMPİYONU

 

“New York’ta Beş Minare” 5 hafta süren saltanatının ardından bu hafta ikinci sıraya geriliyor. Yalnız film adeta Ajda Pekkan gibi, değme kızlara taş çıkartıyor?! Anlaşılan o ki filmin yapım ve dağıtım ekibi sinema zincirleriyle çok iyi pazarlık yapmış. Zira vizyondaki 5. haftasında “Beş Minare” hala daha 334 ekranla gösterimde. Memleketin her bölgesinde gösterimde kalmayı başaran film, seyircisinin sadece %39.4’ünü kaybetmiş ve 126.165 bilet daha yapmayı başarmış. Bu performansta yavaş yavaş soğumaya başlayan havaların da bir nebze etkisi olduğunu unutmamak gerek. Sonuçta toplamda 3 milyon 176 bin 682 kişiye ulaşmayı başaran film, daha şimdiden yılın en çok hasılat elde eden filmi olmuş durumda. Film belki yılın seyirci rekorunu kıramayacak, ama üst üste 3 filminde de seyirci sayısını bir üst seviyeye çıkaran bir yönetmeni sinemamıza armağan ettiği için her zaman hatırlanacaktır.

 

BÜYÜMÜŞ DE KÜÇÜLMÜŞ

 

“Harry Potter ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1” (Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1) “Av Mevsimi”nin abanmasıyla 3. sıraya gerilemiş vaziyette. Bununla birlikte geçtiğimiz haftaya göre tam 111 kopya zayıflamasına rağmen, seyirci sayısındaki azalmayı %51’de tutmayı başararak yine de iyi iş çıkarıyor. 3. hafta sonunda tam 52.821 bilet yapmayı başaran film, toplamda 704.340 kişiye ulaşarak, tüm zamanların en çok iş yapan Harry’si olacağını neredeyse garantiye almış durumda. Ölüm Yadigarları 50 bin kişi daha yaparsa 4. filmin elde ettiği Türkiye rekorunu kırmış olacak. Yalnız aklıma takılan bir soru var. Harry Potter çocuk değil miydi? Bunun neresi çocuk!

 

RAHAT DUR EVLADIM!

 

Haftanın animasyonu “Çılgın Dostlar 3” (Open Season 3) 62 kopyayla girdiği ilk 3 gününden 25.819 biletle çıkıyor. Salon başına 416 bilet manasına gelen bu performans, gerçekten de takdire şayan ve filmi 4. sıraya taşıyor. Önümüzdeki günlerde havaların soğumasıyla birlikte çocuklara yönelik animasyonların biraz daha öne çıkacağını öngörüyorum. Karda kışta ufaklığı sokağa bahçeye salamayan ebeveynlerin son yıllardaki bir numaralı tercihi sinemalar olmuş durumda. Özellikle AVM’lerdeki işletmeler biraz tuzlu oluyor, ama çocuğun gürültüsü de bir nebze kesiliyor. Oh be dünya varmış…    

 

ADI ÜSTÜNDE “TEMSİLİ” DEMOKRASİ

 

“Memlekette Demokrasi Var” haftanın vizyona giren ikinci yerli yapımı. 122 kopya bastırmasına rağmen bunların sadece 120’sini vizyona sürebilen film, ilk 3 gününde 19.666 bilet yaparak 7.’liğe yerleşiyor. Normalde ekran sayısının kopya sayısından daha çok olmasına alışmışken, filmin bir son dakika sürpriziyle 2 ekran kaybettiği görülüyor. “Av Mevsimi” gibi bir ağır sıkletle aynı dönemde gösterime giriyorsanız böyle sürprizlere hazırlıklı olmak gerek. Hele bir de “New York’ta Beş Minare”nin 5. hafta sonunda da çok iyi iş yaptığını düşünürsek, yine de “Memlekette Demokrasi Var” ucuz kurtulmuş diyebiliriz. Ne olursa olsun filmin 100 bin barajını aşabilmesiyse bu başlangıçla pek mümkün görünmüyor.

 

TABANA KUVVET

 

Geçtiğimiz hafta sonu sinemaları tam 688.652 biletli seyirci ziyaret etti. Bu rakam bir önceki haftaya neredeyse 170 bin bilet daha fazla sattığımız anlamına geliyor. Fakat yine de pek mutlu olduğumu söyleyemem. Zira “Av Mevsimi” gibi bir gişe bombasının ilk haftasında çok daha iyi bir performans sergilemesini bekliyordum. Öyle ki 2009’un aynı döneminde yeni vizyona giren büyük bir yerli yapım olmamasına rağmen 622 bin kişiye ulaşılabilmişti. Temennim yılın son düzlüğünde “Av Mevsimi”nin temposunu arttırması. Zira 2010’un modern zamanlarda 40 milyon bariyerinin aşılabildiği ilk yıl olarak kayıtlara geçebilmesi için son şansımız o artık. Şu anda 38 milyon 300 bin bilet seviyelerindeyiz yani geçtiğimiz yılı bu hafta sonu itibariyle geçmiş olacağız. Fakat dediğim gibi 40 milyon için “Av Mevsimi” daha çok bastırmalı.  “New York’ta Beş Minare” üzerine düşeni fazlasıyla yaptı gayri…

 

 

Detaylı rakamlar için adresine başvurabilirsiniz.