Tek gecelik ilişki neye alamet?

“John & Mary”nin DVD’si raflarda! Kerem Akça yazdı...

19 Haziran 2011 Pazar, 10:41:03Güncelleme: 10:43:38
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Tek gecelik ilişki neye alamet? Sonra Oku

Yeni Hollywood döneminin “Aşk Mevsimi” ve “İlk Defa” (“Carnal Knowledge”) ile birlikte en çarpıcı ilişki filmi. Gecelik bir ilişkinin hikayesini sonuçsuz aşklar üzerinden ele alan “İki Sevgili”, seksle ilgili diyalogları, lineer olmayan hikaye kurgusu, iç ses hakimiyeti, müziksiz omurgası, oyunculara alan açan stili ve dingin-uzun planlarıyla dikkat çekici bir sınıfsal yalnızlık portresi sunuyor. Buna ulaşırken ‘yasak ilişki’ alışımlı ilişki filmi konseptinin içinde Woody Allen’ı da, ondan sonra gelen 40 senedeki sayısız yönetmeni de etkileyen bir mihenk taşına dönüşüyor. “Bullitt” ile tanınan Peter Yates’in yönetmenlik becerisi A klas!

1960’ların sonunda Yeni Hollywood jenerasyonunun devreye girdiğini hepimiz biliyoruz. Ancak bir koldan da 1968 tarihli “Bullitt” aksiyon filmleri açısından kilit bir noktaya yerleşerek bu atılımın ‘yan öğeleri’nden birine dönüşüyordu. Peter Yates de işte o çalkalanmayı harekete geçirmesiyle fazlaca saygı duyulası bir ‘etiket’ sahibi oldu. “İki Sevgili” (“John & Mary”, 1969) ise Fox’un altında ürettiği bir ödül projesiydi aslında yönetmenin. Bir kez daha Amerikan snemasında çok fazla ele alınmamış bir konsepti, ‘ilişki filmi’ni harekete geçiriyordu Yates.

Avrupa sinemasından etkilenen Yeni Hollywood’un ilişki filmlerinden

Aslında İngiliz asıllı sinemacının esas amacı Mike Nichols, Robert Altman ve Peter Bogdanovich gibi Avrupa sinemasından etkilenerek filmler üreten isimlerle benzer kaynaklardan beslenmekti. Bu bağlamda da Visconti, Bergman ve Antonioni gibi yönetmenlerde gördüğümüz bu alanı harekete geçirmesi sürpriz olmadı. Üstelik bu durum sonra Nichols’a da esin kaynaklığı yapmasını sağladı.

“İki Sevgili”, tek gecelik ilişki yaşayan John ve Mary’nin bunun sabahında ‘ayrılalım mı, ayrılmayalım mı?’ sorusunu sormalarıyla birlikte yaşananları odağına alıyor. Ancak Yates’in bunu dönemine göre farklı bir sinema diline oturtması filmin değerine değer katıyor. Zira burada bu ikilinin yürümeyen ilişkilerinden karamsar bir tablo ilerlediği kesin. Ancak bir diğer taraftan da seks konuşmaları üzerinden Fransız Yeni Dalgası’nın ahlaki ve tabusal sorgulamaları harekete geçiriliyor.

Sessiz, dingin ve stüdyo karşıtı bir anlatı geliştirmiş

Bunun yanında Yates, hikaye kurgusu ile oynayıp lineer olmayan bir akış kurarken, filmini neredeyse müziksiz ve non-diegetic (hikaye dışı) seslerin konformist bir düzeyde olduğu bir yapıya kavuşturuyor. Bu açıdan da aslında dönemin Robert Benton gibi melodrama kayan yönetmenleriyle akrabalık kurduğu söylenebilir yönetmenin. “İki Sevgili” aslında bu son derece konformist yaşamlar süren iki üst-orta sınıf bireyinin ‘bembeyaz’ dünyalarının temsilini uzun planlar ve sessizlik üzerinden yapmak için yola çıkmış.

Hoffman ve Farrow’un diyalogları ve karakterleri filmin atardamarını oluşturur hale geliyor zamanla. Bu da yönetmenin anlatısının, “This Sporting Life”da (1963) Lindsay Anderson’ın ilk kez uyguladığı ‘hikaye kurgusunu allak bullak etme’ görüşünden daha öteye yerleşmesini sağlıyor. Bunun üzerine karakterlerin iç seslerini de eklemesi ise bu ‘ses’ geleneğini farklı bir boyuta taşıyıp, algısal ve benliksek bir omurga inşa etmesine alan açıyor adeta.

Şimdinin Gus Van Sant ve Sofia Coppola’sı ile eşdeğer

Sonuç olarak Avrupa sinemasında incelenen bu yapı, bir bakıma onu seven bir yönetmen tarafından şimdinin Gus Van Sant, Sofia Coppola gibi minimalist bağımsız sinemacıları kıvamında inceleniyor burada.

“İki Sevgili”, açılışında sıfır ışıkla çekilen karanlık gecedeki yatak sahnesindeki kaydırma ve Farrow’un kalçasının uzaktan göründüğü an ile buna bağlanan ‘geniş plan’lı sonuyla aslında belli bir tutarlılığa sahipti. Sessiz ve müziksiz aksa da sinematografisinin üç boyutlu haliyle 2.35:1’de bir yalnızlık ve şehirsel yabancılaşma portresi sunmayı gerçek bir yönetmenlik bakışıyla beceriyor. Hoffman’ın “Aşk Mevsimi” (“The Graduate”, 1967) sonrası böylesi bir projeye açılması ise şaşırtıcı değil.

Sürekli genel plan ve uzun plan peşinde koşan bir yalnızlık portresi

Yates’in kamerasından sürekli genel plan almaya çalışırken, orta ölçekli açıları karakter konuşmaları için kullanması, aslında eşyaların arkasından ‘önde flu durur’ halde resmedildiği açılarla da bu durumu ortaya koyuyor. Rahat, metropolsal, küreselleşmiş ve konformizme batmış yaşamların tek sorunu olan ‘ilişki’ en ince hatlarıyla inceleniyor burada.

Belki de iç ses kullanımıyla “Selvi Boylum, Al Yazmalım” (1978), hikaye kurgusuyla ise “Daha Yaklaş” (“Closer”, 2004) üzerinde derin bir etki bıraktığı söylenebilir “İki Sevgili”nin. İlişki filmleri tarihinde de özellikle Amerikan sinemasında işlevsel bir rolü olduğuna şüphe yok.

Künye:

İki Sevgili (John & Mary)
Yönetmen: Peter Yates
Oyuncular: Dustin Hoffman, Mia Farrow, Michael Tolan, Sunny Griffin, Julie Garfield, Tyne Daly
Süre: 92 dk.
Yıl: 1969

keremakca@haberturk.com