ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Danimarkalı Susanne Bier’in Afganistan’a karşı ırkçı tutumuyla dikkat çeken 2004 tarihli karakter draması “Kardeşler”in 2009’da bir Amerikan yeniden çevrimine uyarlanması şaşırtıcı değil. Zira aynı ideolojik bakış burada da tekrarlanırken ‘karakterler arası dramatik etkileşim’in gücüyle yükselen ‘asap bozucu yön’ de birebir taşınmış. Yönetmenlik koltuğunda Jim Sheridan oturmasına karşın, özüne saygıda kusur etmeyen ama tam da bu sebeple ırkçı ve militarist duran bir yeniden çevrim karşımızdaki.

Avcı”dan (“The Deer Hunter”, 1978) “Maria’nın Aşıkları”na (“Maria’s Lovers”, 1984) kadar uzanan geniş bir skalada ‘savaşın psikolojisinin kıstırdığı hayatlar’ı izlemişizdir sinemada. Susanne Bier’in arkadaşı Anders Thomas Jensen ile beraber kaleme aldığı “Kardeşler” (“Brødre”) de 2004 tarihinde bu işlevden bir hikaye daha çıkarıyordu. Filmin ‘kuşku’ ve ‘suçluluk duygusu’ üzerinden kurduğu dogma (95’de Danimarka’da Hollywood’a karşı devreye giren bir sinema akımı) usulü drama algısı iyi işlese de Afganistan karşıtı tutumuyla bir politik yanlışlık aşıladığı tartışmasızdı.

İncelediği cümleler ve dramatik damarıyla etki bırakması olası

Son 10 senedir çalıştığı ABD’de önceki İngiltere döneminin altında işler çıkartan Jim Sheridan ise belli ki bu ‘savaşın yok ettiği bireyler’ üzerine odaklanan ‘aile öyküsü’nü çok sevmiş. Zira ‘savaşa gidip kaybolan ama bir süre sonra geri gelen kocanın öyküsü’nün ‘kardeşim, eşimle cinsel ilişkiye girdi mi?’ kuşkusu ışığında bir ‘tekrardan buluşma’ ya da ‘çatışma’ya dönük hali ilgi çekici. Bu da ‘kuşku ruhu kemirir’ ve ‘suçluluk duygusunun açtığı hazin yaraları kapatmak kolay değil’ gibi cümlelere götürüyor bizleri.

Karşımızdaki 2009 tarihli “Kardeşler” (“Brothers”), sektörde tanınan senarist David Benioff’un diyalog yazma becerisi ile yükselirken Tobey Maguire, Jake Gyllenhaal ile Natalie Portman’dan da güç almış. Portman’ın ilk filmdeki Connie Nielsen’in yerini tuttuğunu söylemek zor belki. Ancak ‘acı’ ile körelmiş kadın karakterin duruşunu gerçekçi hale getirdiğine şüphe yok.

İkinci film de Afgan karakterler devreye girdiğinde ‘ırkçı’ tutumunu belli etmiş

Sheridan ise bu aile içi ‘dramatik damar’ın üzerine ‘karakter draması’ yetileriyle gitmiş. İlk filmin ‘el kamerası ile gerçeklik’ edasının patlama ve doğaçlama anlarından daha steril bir noktaya ulaşmamış. Ancak o da 2.35:1 formatında oyuncu, diyalog ve denge gücüyle bu çatışmayı gözler önüne sermeyi becermiş.

Zaten filmin esas sorunu bu ‘dramatik etkileşim’i yakaladığı anlarda yükselip, ‘kara film kötüsü’ ya da ‘cani işkenceci’ muamelesiyle tek boyutlu hale getirilen Afgan karakterleri yansıtış biçiminde. Onların uyguladığı kötülükler ve karton şekle girmeleri yeni “Kardeşler”in de ana olaydan kopuş sebebi olmuş. Zira vicdan azabı, suçluluk duygusu ve kuşku gibi savaşın psikolojik etkileri ile başlayan ‘intihar teşebbüsü’ ve ‘yalanlar’ ışığındaki dünya bir şekilde ‘her şeyi Afganlılar yaptı!’ya kadar varıyor. Bizim de içimizden ‘ABD yönetimi hiç mi suçlu değil?’ diye sorasımız geliyor işin doğrusu söz konusu eseri izlerken.

En azından melodram açmazına düşmemiş

Sheridan’ın filminin gerçek bir 11 Eylül sonrası filmi olarak politik duruşu yanlış. Ancak bu mesele üzerine ilk versiyon kadar gitmediğini de belirtmek şart. Buna karşın finişini tekrardan bir ‘karamsar’ tablo ile yüceltemediği de kesin. Fakat dramatik damarı ile izlenmeyi hak ediyor. Zira melodrama kaymayan malzemesi takdir edilmeli. Çünkü böylesi yola çıkışlarda, Susanne Bier’in ABD’deki işlerinde tam olarak bu hatayı yaptığını da biliyoruz. Ancak onun filminin yeniden çevriminde aynı sorunsal yaşanmamış neyse ki. En azından buna şükretmeliyiz.

Künye:

Kardeşler (Brothers)

Yönetmen: Jim Sheridan

Oyuncular: Tobey Maguire, Natalie Portman, Jake Gyllenhaal, Sam Shepard, Mare Winningham

Süre: 100 dk.

Yapım yılı: 2009

keremakca@haberturk.com

  • Kerem Akça

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000