ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Bu yıl 17-25 Eylül 2011 tarihleri arasında 18. kez düzenlenecek olan Adana Altın Koza Film Festivali, gerçekleştireceği ‘yerli film prömiyerleri’ ile sezona damgasını vuracak gibi.  Zira açıklanan programa göre Nuri Bilge Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da”sının Türkiye galası bir tarafa ana yarışmada da ‘ilkler’ yaşanacak.

Festivallerimiz sürekli ‘birbirini tekrar etmeme’ ve ‘kendi yolunu izleme’ anlayışıyla belli programlar yaparlar. Bunların bir kısmı ‘az ilgi’ye mağdur kalırken, bir kısmı da ‘amacına ulaşma’ya yaklaşır. Aslında Adana’nın da işlevi biraz da bu durumla ilintili olarak değerlendirilmeli. Haziran ayında üç sene düzenlenen Adana Altın Koza Film Festivali, 2010 ve 2011’de eylül ayının son haftasına kaymasıyla ekimdeki Antalya Altın Portakal Film Festivali ile rakip duruma geldi.

Belgesellerin yarışması tartışılmalı

Bu da ister istemez ‘Antalya’ya başvuranlar başvurmayacak’ gibi bir görüşü beraberinde getirdi. Geçen seneki ‘yarışmalara girmeyen popüler filmler’ uygulamasının ardından bu yıl da “Kaybedenler Kulübü”, “Saklı Hayatlar”, “Memleket Meselesi” ve “Beni Sev” haricinde gerçek anlamda ilk gösterimlerden oluşan 14 filmlik bir yarışma var. Bunlardan ikisinin “Simurg” ile “Türk Pasaportu”nun belgesel olması sorgulanması gereken bir duruş aslında.

Ancak genel anlamda iki festivalin ve Türk sinemasının kalkınması açısından Özcan Alper, Onur Ünlü ve Ali Özgentürk gibi takip edilen yönetmenlerin son işleri ile Serkan Acar gibi yapımcı kimliğini bildiğimiz ismin filminin buraya girmesi önemli bir hareket. Bu ‘farklılaşma’ güdüsünün içinde de Caner Erzincan, Erdoğan Kar, Cemal Ağacıklıoğlu, Mustafa Nuri ve Muzaffer Özdemir’in ilk filmlerini gördükten sonra değerlendirme yapmak şart.

Nuri Bilge Ceylan’ı tebrik ediyorum

Fakat “Bir Zamanlar Anadolu’da”nın (2011) Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapılması da başlı başına tebrik edilmesi gereken bir konu. Zira Nuri Bilge Ceylan’ın Engin Yiğitgil’in ‘seyircinin izleyeceği filmlere ödül veren jüri oluşturma’ sevdası yüzünden Antalya’dan soğuduğu çok açık. Bu sebeple kendisi yarışmaya girmeden 23 Eylül’de bir vizyon planlarken, muhtemelen bir başka evrensel figürümüz Semih Kaplanoğlu da aynı şeyi yapacaktır ilerleyen dönemde

Benim görüşüme göre Türkiye’deki festivallerin içinde var olan çarpık düzen ancak böyle protesto edilebilirdi tebrik etmemiz gerek. Ana programa bakınca da sadece Zeki Demirkubuz ile Nezih Ünen’in beklenen filmlerinin ‘Antalya’ ufuklarında gözükmesi, aslında birazcık ‘marka’nın zarar görmesi olarak görülebilir. Ancak onu da zaman gösterecek. Altın Koza, Cem Erman adına özel ödül de dahil doğru uygulamalarla çıkageliyor, ona şüphemiz yok.

keremakca@haberturk.com

  • Adana Altın Koza Film Festivali
  • Kerem Akça

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000