Öne Çıkanlar
Son Dakika

Carl Theodor Dreyer genelde dini meseleleri çerçevesine alıp, bu noktadan da o alanı eleştiren yerlere uzanan minimalist sinemacılardandır. Jessica Hausner de burada önceki filmi “Otel”deki Haneke etkisini Danimarkalının izine çevirmiş. Ancak esasen Rossellini’nin “Flowers of St. Francis”inin film modelini kullanmış. Zira dini aydınlama meselesini yabancılaştırıcı karakterler, hipnotik evren ve müziksiz dünya ile harmanlarken oradan tek farkı sıradan bir insanın peşine takılması yönetmenin. “Lourdes”, en az Bruno Dumont ve Carlos Reygadas kadar etki yaratabilen yeni nesil minimalist sinemacılardan birinin ikinci başarısı olarak anılabilir.

 

Avusturya sinemasının Haneke ile birlikte başlayan yükselişinden nasiplenen isimlerin başında gelen Jessica Hausner, dördüncü uzun metrajında mistik, ruhani ve dini bir yolculuk hedefiyle ilerlemiş. 2006’da çektiği “Otel” (“Hotel”) ile Haneke’nin sinemasına öykündüğünü gösterse de bu sefer Roberto Rossellini ile Chantal Akerman’ın sinemasal, Andrei Tarkovsky ve Carl Theodor Dreyer’in temasal bütünlüğünden yeni bir şey çıkarmayı hedeflemiş.

 

Bruno Dumont ve Carlos Reygadas ile akraba

 

Böylece Meksikalı Carlos Reygadas gibi modern sinema atılımını yaşatma yanlısı bir isim olduğunu cümle aleme göstermiş. Yalnızlaşmış, tekerlekli sandalyeye mahkum kalmış ana karakterinin Pireneler’deki seyyahlık hedefinde ‘aydınlanma’ya açılırken, tamamı mumlarla örülü kilise ortamına benzeyen mekanda yürüttüğü yaşam mücadelesi görülmeye değer. Bu da aslında yönetmenin Bruno Dumont kadar din ile haşır neşir bir görüntü çizmesine yol açıyor.

 

“Lourdes”, ‘ağır’ anlamının ruhsal karşılığını buluyor bulmasına. Ancak bundan çok yenilikçi bir şey çıkardığını söylemek güç. Sadece yönetmenin, sinematografi üstadı Martin Gschlacht’ın da katkısıyla uzun planlar, sessizlik ve müziksizlikten güç aldığı söylenebilir. Bu bağlamda da hafif hipnotik ve safkan minimalist bir sinema eseriyle yüzleşiyoruz.

 

Flowers of St. Francis”in modelini kullanmış

 

Bunun ‘dini’ bir açılıma sahip olması bizleri Roberto Rossellini’nin “Flowers of St. Francis”ine (“Francesco Guillare Di Dio”, 1950) kadar götürüyor. Hausner’in o filmin sinema tarihinde iz bırakmış; alegorik, zamansız ve çok bölümlü modelinin izini sürdüğü açık. Dini hiyerarşi, evrim ve ilkellik üzerine söylemlerin de burada daha ‘masum’ bir bireyin izinden alevlendirildiği kesin.

 

Tanımadığımız karakterler arasında bir yabancılaşma, aydınlanma ve yürümeye başlama hikayesi karşımızdaki. Ancak Hollywood’un başarı hikayelerinin çok uzağında bir ‘diyalogsuzluk’ ile yükseliyor işin doğrusu. Bu durum da “Lourdes”u ‘ağır’ bir film yapıyor. Hausner’in Dreyer’in izindeki rahibe karakterler ve ne dediğini bilmediğimiz arınmaya gelen yan karakterler yoluyla yükselttiği algı bir ‘kapılma’ya sebep oluyor.

 

Dreyer’in din ile bağlantılı karakterlerinden bir tutam

 

Yönetmen kuşkusuz ilerleyen dönemde de takip edilmesi gereken Avusturya sinemasının kayda değer isimlerinden biri. Kendisinin burada Fransa’ya geçiş yapması da katolik arınmaya en uygun mekanın orada konuşlanan Pireneler olması belki de. Bu mekansız ve zamansız bakış açısının finişsiz son ile ‘final’e bağlanması ise bir o kadar anlamlı.

 

Zaten burada hikayesiz ruh hali portresiyle Dreyer’in ‘din’ ile haşır neşir sinemasını akla geliyor çokça. Bundan Tarkovsky gibi devrimci bir şey çıkartamasa da “Lourdes”un dini bağlılık, yalnızlık, ruhani gidip gelme gibi konularda söyledikleri geniş alt metinler açıyor. Ancak elbette Dreyer filmleri sonrası üreyen bir “Nostalghia” (1983) değil karşımızdaki. Karakterin ruhuyla ve hikayesizlikle kendinizi sinemasal duygusuyla özdeşleşir bulmanız da bir hayli zor. Rossellini’nin “Flowers of St. Francis”i kadar derin bir etki bırakmıyor ama filmin içine bir kere girdiniz o yoğun dehlizlerinden çıkmak kolay olmuyor, uyaralım.

 

Ne durumda?

 

Ülkemizde festivallere ve vizyona uğramadı. DVD’si ise belki bir ‘tesadüf’le karşımıza çıkabilir. Umut etmeli miyiz peki?

 

Künye:

 

Lourdes

Yönetmen: Jessica Hausner

Oyuncular: Sylvie Testud, Léa Seydoux, Gilette Barbier, Gerhard Liebmann, Bruno Todeschini, Eina Löwensohn

Süre: 95 dk.

Yapım yılı: 2009

 

Not: Bu bölümdeki filmler, ya uluslararası festivallerde ya da yurt dışında piyasaya çıkmış orijinal DVD’lerinden izlenerek yazılmaktadır. Bu yasal durum, diğer yazdığım filmler için de geçerlidir.

 

keremakca@haberturk.com

  • Kerem Akça

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000