Bu kez "Anadolu Kıvılcımı" yakacak!
Mustafa Erdoğan'ın sanat yönetmenliğini yaptığı Türkiye'nin ilk profesyonel çocuk dans grubu ''Anadolu Kıvılcımı'', 27 Ocak'ta Haliç Kongre Merkezi'nde ilk kez sahneye çıkacak
Yaşları 4-12 arasında değişen 80 çocuktan oluşan grubun sergileyeceği performansa ilişkin AA muhabirinin sorularını cevaplandıran Mustafa Erdoğan, temelden dansçı yetiştirmenin ve bir repertuvarı çocuklara öğretmenin oldukça zor olduğunu ifade ederek, tüm zorluklara rağmen dünyanın en büyük dans topluluklarından biri olarak, çok fazla dansçıya ihtiyaçları olduğunu belirtti.
Baba olduktun sonra çocuklarla daha çok ilgilenmeye başladığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''O nedenle bu çocuk dansçı projesine ağırlık verdik. Kıvılcım, Anadolu Ateşi'nden farklı bir projedir. Dünyadaki en büyük çocuk dans topluluklarından biridir. Grupta, 80 dansçı çocuk bulunuyor. İki yıldır haftanın 5 günü, günde 6 saat prova yaparak gösteriye hazırlandılar. 27 Ocak'ta Haliç Kongre Merkezi'nde ilk gösterimize çıkacağız. Bu projede insan unsurunu öne aldık. Yurt dışından gelen rakiplerimiz ya da benzerlerimizde bu sıcaklık ve insan dokusu daha da önemlisi Anadolu ve Türk kültürü yok. Çocuklar hem kendi kültürlerini, hem de modern dansın tekniklerini öğreniyor. Daha şimdiden bir meslek sahibi oluyorlar. Ayrıca dayanışmayı, birlikte yaşama kültürünü öğrenip, hem müthiş bir sosyal faaliyet yapıyorlar, hem de sanatsal bir etkinliğin içinde olmanın mutluluğunu yaşıyorlar.''
Erdoğan, ''Anadolu Kıvılcımı''nın Türkiye'de olduğu gibi dünyada da bir ilk olduğunu belirterek, ''Çocuklardan oluşan dans guruplarında genellikle büyükler de yer alır ya da gösterilerde oyuncak maket ve kuklalara yer verilir. Bizim böyle bir şeye gereksinimimiz yok. Bizim çok köklü bir tarihimiz var. Gösteride, seslendirme dahil her şey 4-12 yaş arası çocuklar tarafından yapılıyor'' dedi.
''Anadolu Kıvılcımı''nın aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
''İstanbul'un uzak semtlerinden ve bu tip gösterileri izleyemeyecek durumda olan çocuklardan da seçtiğimiz dansçılarımız var. 2 yıldır bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İstanbul'da 14 pilot okul seçip, bu okullarda 2 bin çocuğu çalıştırıp içlerinden en yetenekli olan 80'ini buraya almaya başladık. Onlar belli bir olgunluğa gelip profesyonelleştiler. İsteyen her çocuğa kapımız açık zaten. Çocuklar, gruba katıldıktan sonra çok disiplinli çalışmaya başladılar. Derslerini etkilemeden ağırlıklı olarak hafta sonları ve akşamları çalışmaları yürütüyoruz. Anadolu Ateşi'nin profesyonel kadrosuyla çalıştıkları için çok rahat ediyoruz. Çünkü geldikleri yer çok disiplinli ve kurumsallaşmış. 11 yıl dünya sahnelerinde deneyim kazanmış. Sürekli ağabey ve ablalarını izliyorlar. Bazı gösterilerde birlikte sahne alıyorlar.''
MODERN VE EVRENSEL ÇİZGİLER
Grubun ''Anadolu Ateşi''nin hikayesinin rotasında ilerlediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çocukların hoşuna gidecek özel bölümler ve akrobasi sahneleri var. Çünkü vücutları çok esnek ve şimdiden her şeyi öğretmek mümkün oluyor. Aslında çocuklar bazı sahnelerde gerçekten büyüklerden iyi. Galiba Anadolu Ateşi'ne bir rakip oluşturduk. Anadolu Ateşi'nin koreografisini bu yaşta oynayabilmeleri gerçekten büyük bir başarı. Anadolu Ateşi'nin klasikleşmiş sahnelerini koruyarak yeni bölümler, teknikler, müzikler ve yeni bir dekor oluşturduk. Gösteride Türkiye'de kullanılmamış birçok özel unsuru bir arada göreceğiz. Yani uçuş sisteminden, dekoruna kadar birçok şey hiç görülmemiş olacak.''
Gösteride çocukların yaratıcılığına güvendiklerini vurgulayan Erdoğan, ''Çok oyun gibi olmayan ama içinde Anadolu oyunlarını barındıran bir gösteri bu. Çocuklar artık bizim gibi değil. Bizim zamanımızın çizgi filmlerini izlemiyorlar. Garip kahramanlar üretilmiş, bizim kültürümüzün dışında. Bütün bunlardan uzaklaştıran bir gösteri. Anadolulu bir gösteri ama modern ve evrensel çizgiler de taşıyor'' dedi.
RENGARENK KOSTÜMLER
Erdoğan, ilk gösterinin ardından grupta dans eden çocukların sayılarını arttırmayı hedeflediklerini vurgulayarak, ''Bazı mekansal sorunlarımız var. Onları çözdüğümüz ve ilk gösterinin telaşını atlattıktan sonra 'anadoluatesi.com'a başvurup isteyen her çocuk bize gelebilir. Biz de onlara gereken desteği veririz. Bu grubun yüzde 70'i sosyal sorumluluk projesidir ve bursludur. Hep böyle bir kontenjan olacak'' diye konuştu.
Gösteride yer almanın çocukların derslerini olumsuz etkilemediğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Velilerden hep olumlu şeyler duyuyorum. Çocukların evdeki yaşamlarını ciddi bir şekilde değiştiğini, eskisine göre daha disiplinli olduklarını, notlarının yükseldiğini söylüyorlar. Çünkü biz karnelerini kontrol ediyoruz. Derslerinde başarısız olursa burada olmasının bir anlamı olmaz. Başarı tek taraflı olmaz. Her alanda başarılı olmalarını sağlıyoruz. O anlamda ailelerinden hep teşekkür alıyoruz. Bir tek şikayet var o da eve gittikten sonra da çalışıyor olmaları. 'Yapmayın bütün enerjiyi buraya saklayın' dedik ama o kadar heyecanlılar ki, evde çalışmaktan alıkoyamıyoruz onları.''
Erdoğan, gösteride çok renkli kostümler kullanıldığını belirterek, ''Renkler yörenin özelliğine göre belirleniyor. Trakya dansları yapılıyorsa, Trakya'nın renkleri, halayda ise doğunun renkleri kullanılıyor. Her yörenin baskın bir rengi var. Üzerindeki motifler de buna göre yapılıyor. Atölye şu anda çalışıyor ve renkli kostümler üretiyor. Bu gösteride köstüm zenginliği bizim diğer projelerden daha fazla. Zaten bir kısmını da çocuklar çizdi ve tasarladı. Sahne tasarımını onlar yaptı. Bazı figür ve motifleri yaptılar biz onların içinden seçtik. Bu eskizleri gösterinin yapıldığı mekanda bir sergiyle paylaşacağız. Bu gösteri bir anlamda onların yaratıcılığıyla ortaya çıktı'' dedi.
Erdoğan, çocuklarının da çok sık olarak okula gelip provaları izlediklerini belirterek, ''Oğullarım da dansa çok ilgi gösteriyor. Hatta büyük oğlum Atlas, gösteride anlatıcılardan biri olacak son anda vazgeçmezse. Şu an çok yoğun olarak prova yapıyor'' diye konuştu.
Okulların kapanmasıyla Türkiye turnesine çıkacaklarını, özellikle yaz boyu turistlere gösteri yapılacağını vurgulayan Erdoğan, sonbahar da ise Avrupa turnesine çıkacaklarını kaydetti.
MİNİK DANSÇILAR İŞ BAŞINDA
Grubun 7 yaşındaki dansçısı Ayşe Yazıcı da 2 yıldır dans eğitimi aldığını, gösteride ''Bozdoğan'' rolünü oynağını belirterek, ''Oyunda iyi bir kızı oynuyorum ve rolümü çok seviyorum'' dedi.
Dans derslerine katılmasının okulunu olumsuz etkilemediğini anlatan Yazıcı, ''Dans etmeyi çok seviyorum ve çok güzel dans ettiğimi de düşünüyorum. İyi bir dansçı olmak istiyorum'' diye konuştu.
9 yaşındaki Abide Bakal da dans ederken çok eğlendiğini belirterek, ''Pondora ve rock'n roll da oynuyorum. Dansla kendimi mutlu hissediyorum, enerjimi burada atıyorum. Herkese dans etmeyi tavsiye ederim. 27 Ocak'ta yapacağımız gala için çok heyecanlıyım. Umarım iyi bir gösteri olur'' dedi.
Atakan Ali Atak da 10 yaşında olduğunu ve 2 yıldır dans ettiğini belirterek, şöyle konuştu:
''Dans etmek çok güzel bir şey, herkese de öneriyorum. İnsana zevk veriyor, heyecanlandırıyor. Ayrıca dans etmek derslerimi de olumlu etkiliyor. İdealim ömrümün sonuna kadar dans edebilmek. Çünkü dansı çok seviyorum. Çok çalışıyoruz, herkes çok emek harcıyor.''
"GÖSTERİMİZE GELENLERİ ŞAŞIRTACAĞIZ"
Derin Kitapçı da dans etmenin kendisine birçok artı kazandırdığını vurgulayarak, sorumluluk almayı ve disiplini öğrendiğini söyledi.
Danstan aldığı enerjiyle derslerine daha çok sarıldığını, dansın pozitif bir etki sağladığını belirten Kitapçı, ''Gösterimizin çok güzel olacağına inanıyorum ve herkesi buraya bekliyorum'' dedi.
11 yaşındaki Deren Varlık, dans etmeyi her zaman çok sevdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Böyle bir dans okulunun olduğunu duyunca ailemin desteğiyle hemen kayıt yaptırdım. Burada dünyaya bakış açımız değişti. Gösteri takipçisi olduk. Bu da bizim ek bilgiler edinmemizi sağladı. Sorumluluk duygusu kazandırdı. Aksesuvar ve kostüme sahip çıkmak gibi. Derslerimizde daha fazla sorumluluk aldık. Bu da bizi 90'lık öğrenciysek 100'lük öğrenciye yükseltti. Dansı profesyonel olarak yapmak istiyorum. Dansta en iyi olmayı hayal ediyorum. Anadolu Ateşi'nin bir dansçısı olmak istiyorum.''
Deniz Eyüpoğlu da birinci sınıftan itibaren okulunun halk oyunları ekibinde yer aldığını dile getirerek, ''Çocuk dansçılar projesini duyunca hemen içine girmek istedim. İki yıldır burada çalışıyorum. İlk gösterimiz için çok heyecanlıyım. Teknik olarak özel eğitimler alıyoruz. Günde 7 saat bile çalıştığımız oluyor ama dans etmek bütün yorgunluğa değiyor. Gösteriye gelenler karşılarında çok güzel bir sunum görecek ve şaşıracak. Asla geldiklerine pişman olmayacaklar'' dedi.