Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Savaşın etkisi nesiller boyu sürebilir

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        Tam da Bosna sineması çok yetkin işler vermiyor denilirken Aida Begic’in minimalist detaycılık içeren “Çocuklar”ı bu görüşü rafa kaldırmak için üretilmiş gibi. Dardenne Kardeşler’in sosyal gerçekçi sinemaya “Çocuk”taki uzun planlar ve plan sekanslarla yaklaşımını transfer eden eser, ‘Bosna Savaşı’nda ve günümüz Bosna-Hersek’inde çocuk olmak’ üzerinden sarsıcı bir sosyopolitik taban belirliyor. Bunu da aslında çocuk istismarı, şiddet, kadının rolü, inanç ve savaşın yıkıcılığına bağlayarak anlamlı noktalara taşıyor. 26 Nisan’da vizyona giren “Çocuklar”, bu haftanın iyi filmlerinden.

        Ailesini üç yaşındayken Bosna Savaşı’nda kaybetmiş Rahima’nın tek tesellisi kendisini bürokrasinin ellerine bırakan 14 yaşındaki kardeşidir. Onunla ‘küçük bir aile’ kurup ‘hayata tutunma’ düşüncesinin yanında çalıştığı lokantanın geliriyle de geçinmeye çalışmaktadır. Tipik bir ‘sosyal gerçekçi sinema’ karakteri ve işçi sınıfı bireyidir. Ancak normal olarak Bosna sinemasının politik damar adına 90’ların ikinci yarısı ila 2000’lerin başında tutunduğu dala tutunur.

        HAVAİ FİŞEKLERİN BOMBALARIN YERİNE GEÇTİĞİ BİR TARİHSEL KÖPRÜ

        Büyük oranda da o platform üzerinden bir ‘mücadele’ izleriz. Kaydırmalı kameranın uzun planları ve plan sekansları seçtiği yaklaşım ‘öznel bir bakış’ı beraberinde getirir. Kendisinden ve kardeşinden başka bir şey göremeyen başörtülü Rahima, aslında modern Bosna-Hersek’te yaşamaya mecburdur. Bir şeyler gördüğünde ise bu imgeler iş yerindeki üstleri olmaktadır. Arka planın fluluğu öndeki netliği anlamlı kılıp ‘dar odak’ nazarında bir sinemasal denge sağlar.

        Aslında aşk, düzen, inanç gibi kavramlar konusunda bazı kararlar almak onun için çok uzaktır. Aida Begic son bölümdeki Beethoven senfonisi haricinde neredeyse hiç non-diegetic ses (hikaye dışı ses) kullanmadığı eserde savaşın yarattığı yıkım ile günümüz çocuklarının durumu arasında bağ kurar. Bu durumun çıkardığı ‘zıtlaşma’nın tutarlılığından da bir dramatik çatı oluşturur. O zamanın siyasi kaosu, şimdilerde ekonomik bir kargaşaya dönüşmüştür. Adeta havai fişeklerinin bombaların yerine geçtiği süreç ilginç bir yaklaşımı beraberinde getirir. Bu karşılaştırmanın yüklendiği dramatik damar, mesafeli bir minimalizm süzgecinden geçirilir.

        SİNEMASAL ÜSLUBUYLA İRAN SİNEMASI İLE MACAR SİNEMASINI BİRLEŞTİRMİŞ GİBİ DURUYOR

        Yönetmen, sanki İran sinemasındaki bürokratik zorlukları, inanç ve düzenle boğuşmanın Macar ve yeni Romen sinemasının estetik kaygısıyla birleştirir. Adeta “Kadın Olduğum Gün” (“Roozi Ke Zan Shodam”, 2000) ile “Pál Adrienn” (2010) arasından bir yapı belirler. Plan sekanslar büyük oranda bu duruma destek olurken onun arkasındaki kameranın işlevi ‘Dardenne Kardeşler’in “Çocuk”undaki (“L’Enfant”, 2005) tavizsiz uzun plan/plan sekans alma algısını devreye sokar. 1.85:1’de lokantanın dehlizlerinden çıkan yaklaşım aslında ‘şiddet’in halen geçerli olduğuna dikkat çeker. Politik olaylara ‘çocuklar’ın gözünden bakış atma geleneğiyle film çeken birçok yönetmenin işlerini gözden geçirip farklılaştırır.

        Bosna Savaşı’nın hasıraltı edildiği bir süreçte çıkagelen eserin, böylesi bir köprüyle uyguladıkları da ‘aktif video kamerasının aşırı sallanması’ ile ‘HD’nin az sallanması’ arasındaki etkileşimin zıtlığı kadar çarpışmaya uygundur. Ancak günümüzde de çocuğa uygulanan şiddet, çocuk istismarı Balkan ülkelerinin içinde mevcuttur. Savaştan gelen alışkanlık halen ‘iyi-kötü’ ayrımının netliğiyle bir sorundur.

        ÇOCUK İSTİSMARI, KADININ ROLÜ VE İNANÇ

        Çatışmada Sırp askerlerinin yerini polis veya sokak mafyası almaktadır. Ancak Rahima bu duruma karşı da 14 yaşındaki kardeşi adına mücadele eder. Kendi yaşadığı yıkımın umutsuzluğunu akışına bırakma çocuksuluğunu yansıtmadan ‘inanç’ıyla boğuşmaya çalışır. Başını bağlayıp bağlamama konusundaki bu sorgulama, çocuk istismarı kadar önemlidir. Bir anlamda dini faktörleri devreye sokar.

        Bu konuda aslında yeni Bosna Hersek’te inancın konumunu ‘hayal’le canlandıran zeki final, bir ‘hareketlenme’ yaratır. Kadının modern toplumdaki rolü üzerine bir inceleme sunar. İnanç ve çocuk istismarıyla bezeli, ekonomik ve siyasi parçaları olan sosyopolitik damar böylece canlanır. Bu sayede Bosna Savaşı’nın etrafında dolaşan eserler arasında belki de “Yağmurdan Önce” (“Before the Rain”, 1994), “Burat Fıçısı” (“Bure Baruta”, 1998) ve “Tarafsız Bölge”den (“No Man’s Land”, 2001) sonra en yetkin çalışmayla yüzleşiriz.

        FİLMİN NOTU: 6.9

        Künye:

        Çocuklar (Djeca / Children of Sarajevo)

        Yönetmen: Aida Begic

        Oyuncular: Marija Pikic, Ismir Gagula, Nikola Duricko, Stasa Dukic, Velibor Topic

        Süre: 86 Dk.

        Yapım Yılı: 2012

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ