Erciyes Üniversitesi'nin gençlerinde iş var
Kerem Akça, 1. Talas Kültür ve Sanat Festivali'ni değerlendirdi
KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com
Kayseri’nin en gözde ve turistik mekanı Talas, tarihi özelliklerini ve kültürel altyapısını kaybetmemiş bir ilçe. 9-11 Mayıs 2013 tarihleri arasında ilk kez düzenlenen Talas Kültür ve Sanat Festivali ile de genç belgeselcileri doyurmayı hedefliyor. Para ödülüyle desteklenen bu ‘ulusal belgesel yarışması’ odaklı etkinlik, büyük oranda Erciyes Üniversitesi’nin İletişim Fakültesi’nin ‘genç sinemacı yetiştirme’ sorumluluğu üstlenmesinden besleniyor. Elbette üniversitenin genç öğrencilerinin böylesi bir organizasyonu kendi kurdukları ekiple yüksek bir enerji, ruh ve dinamizmle gerçekleştirmeleri de tesadüf değil. Geçen hafta bulunduğum festival, Anadolu’nun damarında kültürel mirasımızı sanat üretimiyle birleştirme duyarlılığı açısından fark yaratacak gibi gözüküyor.
Ülkemizde sinemaya verilen değer, festivallerle ne kadar desteklenirse uluslararası alanda söz sahibi olmamız bir o kadar kolaylaşır orası kesin. Türkiye sinemasının tabanını sağlam temeller üzerine yerleştirmek için bu konu özellikle önemli. Elazığ’dan Malatya’ya, Mardin’den Gaziantep’e uzanan festival haritasında da bu durumu her yönüyle kalkındırmak şart olmalı. Anadolu’nun göbeğine denk gelen Kayseri’nin 60.000 kişinin yaşadığı Talas beldesi, geçtiğimiz hafta yepyeni bir etkinliğe ev sahipliği yaptı.
Talas’ın kültür, tarih ve sanat kokması şüphesiz festivali şart hale getiriyor
Belediye başkanı Rıfat Yıldırım’ın yoğun uğraşlarıyla düzenlenen Talas Kültür ve Sanat Festivali, ulusal belgesel yarışmasındaki para ödülüyle de genç sinemacılar için bir destek anlamına geliyordu. Etkinlikte özellikle yönetmen Semir Aslanyürek’ten oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu’na uzanan bir konuk listesinin, sanat camiasının önemli isimlerinin öğrencilerle buluşması ve Kayseri’ye ayak basması önemliydi.
Böylece Anadolu’da da aslında bir hedef konulunca kalkınmaya açık bir yaklaşımın adımlarının atılabileceği ispatlanmış oldu. Yeraltı şehrinden konaklarına kadar Talas’ın ‘kültür’ ve ‘tarih’ kokması ise önemliydi. Ancak daha kritik nokta elbette Erciyes Üniversitesi’nin 10 senelik ‘genç’ İletişim Fakültesi’nin belgesel çeken ve bu konuda profesyonelleşen öğrencilerinin işlevselliğiydi.
Ek etkinlikler de yerli yerindeydi
Onların oluşturduğu komitenin canlılığı, misafirperverliği ve dinamizmi festivali daha uzun bir sürece yayabilir. Şu aşamada ‘kültür evi’ adı altında konakların içerisindeki ‘cep sinemaları’nda ilk adımlar atılmış gibi gözüküyor. Böylece aslında ulusal bir yaklaşımı, asla teknolojiyi abartmadan teneffüs etme olanağı tanındı. Bunun yanında Talas türkülerine ayrılan TRT Ankara Radyosu THM Korosu konserinin, “Taş Mektep” ve “Sen Aydınlatırsın Geceyi”nin gösterimlerinin de ‘ek heyecan’ aşıladığı söylenebilir.
Doğrusunu söylemek gerekirse Erciyes Üniversitesi’nin Radyo, TV ve Sinema Bölümü’nün son beş-altı yılda kontrolü eline alıp neredeyse belgesel yarışmalarını domine etme özelliği böylesi bir organizasyonla taçlandırılmalıydı. Çeşitli yarışmalarda ‘üstünlük’ kuran, benim de beğendiğim Musa Ak’ın “Mada”sı ve “İs”i başta olmak üzere bu etiketi taşıyan ürünlerin varlığı ise buradaki ödüllere de yansımış gibi.
1. Talas Kültür ve Sanat Festivali’nin yarışmasında “Dom” ve “Kefenin Cebeni” gibi o bölümden çıkan öğrencilerin işlerinin iki ödüle ulaşması, bu tespitimizi büyük oranda doğruluyor. Bundan sonrası için Kayseri’nin Erciyes Üniversitesi’ndeki altyapı ve maddi olanakla birlikte sinema alanında kalkınması kolay gözüküyor. Buna paralel olarak açılışı festival kapsamında yapılan film atölyesinin de katkısıyla etkinliğin gelecekte ‘gerçek sinema salonları’yla yoluna devam etmesini umut ediyorum.
Talas Kültür ve Sanat Festivali’nin ödülleri:
En iyi Belgesel Film: “Dom” (Halil Aygün)
Jüri Özel Ödülü: “Kefenin Cebi” (Sevgi Çoban)
Talas Belediyesi Özel Ödülü: “Termik İstemeyük” (Caner Özdemir)