ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Röportaj: Tuğçe ÇEKİNMEZ

Madrid Film Festivali’nde The Marmara filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü alarak uluslararası ödül kazanan Berke Üzrek, şu sıralar ‘Düşler ve Umutlar’ dizisinde Emre karakterine hayat veriyor. Başarılı oyuncu hayatını ve gelecek projelerini HT Magazin’ e anlattı.

Oyunculuğa ABD’de başladınız. Türkiye’ye geri dönüş nasıl oldu?

İlkokul beşinci sınıfta çocuk tiyatrosu oyuncusu olarak başladım bu serüvene. ABD’ye oyunculuk eğitimi almak için gitmedim. Kafamda yönetmen olma fikri vardı. O zaman kendimi çok iyi bir oyuncu olarak görüyordum. Türkiye’ye döndükten sonra üniversite sınavlarının başvurusunu kaçırmıştım ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi baraj puanı olmadan yetenek sınavlarına müsaade eden bir okuldu. Oraya girdim ve hikâye başladı.  Müjdat Gezen’ in bir çok öğrencisi eğitim döneminde

“Müjdat Hoca babamız gibiydi ” tabirini kullanır, sizin için nasıldı?

Sanırım Müjdat Baba tabiri espri için söylenmiş bir sözdür. Çünkü Müjdat Gezen sürekli gelişim içinde olan, yenilikçi, kendisini ülkesine ve sanata adamış bir insandır. İster istemez böyle bir dünya görüşünü benimsemiş bir insanla aynı çatı altında olmak sizinde düşünce okunuzun ulaştığı seviyeyi yükseltiyor. Bu anlamda bir babalık söz konusu ise evet ama çok otoriter ve disiplinli bir insandır. Bu yüzden onun karşısında “Müjdat Baba ” tabirini kullanmak akıllıca olmaz.

‘OYUNCULUK BİR SANAT’

“İyi öğretmenler iyi oyuncu olamaz” sözünü ne için söylersiniz? Oyuncu eğitmeni olmak ile oyuncu olmak çok farklıdır. Hayatı boyunca sahneye çıkmamış bir insan oyuncu eğitmeni olabilir. Oyunculukta beklenen sizin kendi çiçeğinizi açmanız olduğu için bu işin eğitimini almadan iyi bir oyuncuda olabilirsiniz. 

Televizyon dizilerinin şimdiki durumu ile geçmişteki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk televizyonculuğu çok ciddi bir atılım yaptı ve büyük bir kâr sağladı ama içerik açısından nasıl bir gelişme olduğu tartışılır. Reyting kaygısı dizileri etkiliyor. Eskiden bu kadar büyük kaygı olduğunu düşünmüyorum. Kendine özgü tadı olan dizilerden sonra şimdi skalası düşük dizilerle karşı karşıya geliyoruz. Dolayısıyla ömrü uzun olmuyor. Halkın beklentisi ne uygun sanat yapmaya çalışıyoruz ama aslında bu yanlış. Sanatçı kendi düşüncelerini ortaya koymalıki halk kendine çıkarım yapıp onu izleye bilsin. Çünkü biz sanat yapıyoruz oyunculuk bir sanat. 

Dizilerde genç oyunculara yeterince yer verildiğini düşünüyor musunuz?

 Televizyon dizileri eskisi kadar izlenmiyor, halkın isyanı galiba bu konuda devreye giriyor. Kendisine daha kaliteli işler sunulmasını istediği için göstergedir. Ben bunu umut verici olarak görüyorum. Benim çevremde çok akıllı, iyi işler yapmak üzere bekleyen insanlar dolu. Bu insanlara yer veriliyor ve fark ediliyorlar. Çok iyi işler ortaya çıkaran senaristlere ve yazarlara bunu söylemek isterim.

‘Düşler ve Umutlar’ dizisi ile yollarınız nasıl kesişti?

Oliver Twist romanından uyarlama bir dizi. Müthiş bir toplumsal altyapısı olan bir roman, bugün hâlâ geçerliliğini sürdürüyor. Hep beraber güzel bir romanın televizyona uyarlanmasını izleyeceğiz. Çok titizlikle hazırlanıyoruz.

Başka projelerde görecek miyiz sizi?

Russell Crowe Türkiye'ye geldiğinde filminde 4 tane oyuncu oynatmak istediğini söyledi, bunlardan bir tanesi de bendim. Yemek yedik, konuştuk, kararlaştırdık. Daha sonra Avustralya Hükümeti Türkiye'den sınırlı sayıda oyuncuya izin verdi, bütçeyi sağlayan onlar olduğu için. Amerikalı oyunculara benzediğim düşünüldüğü için Türk rolü oynamamın çok yerinde olmayacağına karar verildi.

Avrupa kapısı bu ödülle açıldı

Uluslararası bir yarışmada ödül aldınız? Neler hissettiniz?

Madrid Film Festival'inde The Marmara filmi ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü aldım. İnsanı beklenmedik şeyler mutlu ediyor. Hiç beklemediğim bir proje bana Avrupa kapısını açtı. Bu demek değil ki Avrupa'dan bana işler yağdı ama oradaki oyuncularla tanışıp o ortamda bulunmak ve yaşadığımız topraklardaki kültürü sergilemiş olmak bana müthiş şeyler kattı. İnsanların bu işi ne kadar severek yaptığını ve sinemanın ortak bir dil olduğunu gördüm. Umarım benim için bir başlangıçtır.

 

  • Tuğçe Çekinmez
  • berke üzrek
  • röportaj
  • Müjdat Gezen
  • Russell Crowe

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000