MAGAZİN HABERLERİ

01 OCAK 2017

Yılın magazin olaylarının ele alındığı sohbette konu ünlü isimlerin boşanmalarına gelince, en çarpıcı yorumu masanın konuğu Doğa Rutkay yaptı.

‘2017 birbirimizi anlayacağımız birlik olacağımız bir yıl olsun’

Bu sene her yılbaşında olduğu gibi HT Masa’da konuğumuz var. ‘Güldür Güldür Show’un kraliçesi Doğa Rutkay, yorumlarıyla masamıza renk kattı, yılın magazin olaylarını HT Masa ekibiyle birlikte değerlendirdi. Haydi buyurun şöyle güzel bir kahve alın ve yeni yılın ilk gününde magazin dünyasında neler olmuş keyifle okuyun. Hoşgeldin 2017. Lütfen bize sağlık, huzur, barış getir...

‘2017’de çok yeni aşk haberi yaparız’

E.Ö.: Bir de ayrılıklar var tabii... Meryem Uzerli sevgilisinden ayrılıp “Doğru adamı seçemiyorum” dedi. Can Bonomo ve Didem Soydan “1 Ağustos’ta evleniyoruz” dedi, o gün ayrılık haberleri çıktı. Hakan Sabancı-Aslışah Alkoçlar, Deniz Çakır- Oktay Kaynarca ayrılanlar... Kerem Alışık ve Songül Oden’ınki şaşırtan bir ayrılık oldu. Aşklar niye uzun sürmüyor?

K.K.: 2017 için birçok insan boşta. 2017’de çok yeni aşk haberi yaparız.

İ.D.: İlişkilerle doğru orantılı aslında. Çok sık ve ‘Sıradaki’ şeklinde ilişki yaşandığı için tutarlı olması zor. O kadar çok kişi evlendi ki işte boşanma oranı da o kadar arttı.

O.B.: Sonsuza kadar süren ilişkiler yok bence 4-5 aylık... Aşkın illa ömür boyu sürmesi gerektiğini de düşünmüyorum zaten. İlişkinin evliliğe dönmesi gerektiğini ya da kısa süren ilişkinin başarısız olduğunu kabul etmiyorum. Bazı aşklar 2-3 ay sürebiliyor.

E.Ö.: Bu yıl Angelina Jolie ve Brad Pitt beklenmedik bir şekilde ayrıldı. Jennifer Aniston ‘karma’ dedi. Karma mı gerçekten?

D.R.: Angelina Jolie ve Brad Pitt’in üç ay önce falan bir röportajını izlemiştim ve sonra Kerim’e seyrettirmiştim. O da demişti ki “Burada aşk falan yok aşkım sana öyle geliyor.” Ben anlamamıştım ama şimdi ortaya çıkanlar... En çok şuna inanamıyorum, Brad Pitt gibi bir aktörün, o kadar empati gücü olan bir insanın çocuklarına ve eşine böyle davranıyor olması gerçekten inanılır değil.

E.Ö.: Peki karma mı gerçekten? Doğa’nın anlattığı şey bana Zara’yla Akif Beki’yi hatırlattı, birlikte canlı yayına katıldılar ve 1 hafta sonra ayrılık haberi geldi.

O.B.: Karma diye tabii ki bir şey var. 2017’nin magazin açısından daha eğlenceli bir hale gelmesine sebep olacak. Çok fazla kişi aldatıldı bu sene, onların ahı bir şekilde çıkacak ve bunu göreceğiz.

İ.D.: 2016’da astrologlar hep dedi ki “Hiçbir şey gizli kalmayacak.” Onların dedikleri biraz gerçek oldu bu sene ve adalet anlayışına çok vurgu yaptılar ‘Kim canını kimin yaktıysa canı oradan yanacak’ diyerek. Kendi hayatımda da bunu gördüğüm için bana enteresan geldi yani.

B.İ.: Karmayla ilgisi yok. Hollywood ünlülerinin ilişkilerinin ortalama ömrü zaten 5-10 yıl. Brad Pitt ile Angelina hayli uzun ve yoğun bir ilişki yaşadı. Öncesinde Jennifer Aniston olmasa ayrılmayacaklar mıydı?

‘Yılın sürprizi kesinlikle Tarkan’dan geldi’

ESİN ÖVET: 2016 hepimiz için çok karışık bir seneydi. Güzelliklerle başlayalım; bu sene Kenan İmirzalıoğlu- Sinem Kobal, Kıvanç Tatlıtuğ-Başak Dizer, Neslihan Atagül-Kadir Doğulu, Tarkan, Sertab Erener, Mahsun Kırmızıgül, Gülşen... 2016 kesinlikle evlilikler senesi oldu. Sizi en çok sevindiren hangi çift oldu?

DOĞA RUTKAY: Bir kere saydığın çiftlerin çoğunun düğünlerine bir şekilde şahittim. Hepsi gencecik, güzel insanlar, birbirini tanıdıklarını umduğum insanlar. Çünkü evlilikte ilk karar verilmesi gereken nokta, bu yolculuğa çıkıp çıkmamaya hazır olup olmadığın. Denemeli evliliğe tuhaf bakıyorum. “Evliliğin içinde birbirimizi tanıyalım” demek yıpratan bir şeymiş gibi geliyor. Burada söz konusu evliliklerde böyle bir şey yok.

KADİR KAYMAKÇI: Bence yılın sürprizi Tarkan. Ben Tarkan’dan evinin reisi olmasını, düğüne gitmesini, halay çekmesini beklemezdim. Halay çekti Tarkan ya! Tarkan halay çektiyse Mars’a da gideriz. Mars’la ilgili bir sıkıntı yok.

İPEK DURKAL: Oyumu Tarkan’dan yana kullanıyorum, çok güzel bir düğün ama Tarkan’la hiç yan yana koyamadım.

BÜLENT İPEK: En şaşırtıcı olanı Sertab Erener’in evliliğiydi. 18 yıllık ilişkisini bitirmiş olan Erener’in apar topar evlenmesi sürpriz oldu. Düşünün Demir Demirkan’la evlenmemiş.

REŞAT BALCIOĞLU: Beni en çok şaşırtan Tarkan. Evinden bile çıkmayan Tarkan evlendi. Bir de Mahsun Kırmızıgül. “Ben aşk adamıyım ama evlilik bana göre değil” diyen adamın evlenip çocuk yapması ilginç.

OBEN BUDAK: Benim de şaşkınlık geçirdiğim Tarkan oldu. Bu soruyu 2018’de de sorsan yine Tarkan olacak. 2019’da yine Tarkan olur.

DOĞA RUTKAY: Ben şaşırmıyorum. Yalnızlık Allah’a mahsus. Öyledir ya, spot ışıklarının altında insan yalnız hisseder kendini. Belki o da kendine bir hayat arkadaşı aramıştır.

‘2017’de bebek sahibi olmayı çok istiyorum’

E.Ö.: 2017 nasıl gelsin?

D.R.: Bebek düşünüyorum, bu sene çok istiyorum. Kısmet. Ülkem için huzur, sağlık ve masalarında bereket. Futbolda başarı isterim, sanatta başarılar isterim. Birbirimizi anlayacağımız, ayırmadan, kayırmadan birlik olacağımız bir yıl olmasını çok istiyorum.

E.Ö.: Doğa 2017’deki ilk projen nedir?

D.R.: ‘Doğa Rutkay’la Her Şey Bu Masada’ programına başlıyorum, Bloomberg HT’de yayınlanacak. Haftada beş gün, tamamen sanat üzerine bir program. Yeni oyunlar, kitaplar, filmler, diziler, her şeyi konuşabileceğimiz bir program. Orada da çok arzu ederek şunu amaçlıyorum: Bir sürü oyunu çıkan insanlar var, onları da biraz tanıtmak istiyorum. Onun dışında ‘Güldür Güldür Show’ zaten SHOW TV’de güldür güldür devam edecek.

‘Sahte damat haberi dizi olur’

E.Ö.: Sosyetede sahte damat şoku vardı bu sene. Eda Aşık biriyle nişanlandı ve adam dolandırıcı çıktı. Aileler tanıştı, nişan yapıldı. Sonra adam yok oldu. Kayıp.

D.R.: Yılın haberi bence bu. Dizi olur bundan. Muhteşem. Ben talibim, oynarım ben. Düşünsene inanıyorsun, âşık oluyorsun.

B.İ.: Nostaljik bir şeydi o. 90’lı yıllarda böyle dolandırıcılık hikâyeleri olurdu. Bu dönemde böyle bir olayın yaşanması ilginç. Film olabilir yani.

K.K.: Çok güzel bir haberdi. Sosyete var, dolandırıcı var, aşk var, aileler var... Nefis bir magazin haberiydi, yılın en güzel işlerinden biriydi.

R.B.: Çok güzel haber olmasının yanı sıra gerçekten dizi senaryosu gibi, bu çağda bunu anlayamamak da şaşırtıcı. Kandırılmak istemişler sanki.

İ.D.: Bence de yılın en güzel magazin haberiydi.

O.B.: Müthiş haberdi ama kız tarafına bayağı üzüldüm tabii.

‘Şebnem’in olayı başıma gelse perişan olurdum’

E.Ö.: Yılmaz Erdoğan ve Belçim Bilgin’le ilgili neden sürekli boşanma dedikodusu çıkıyor?

D.R.: Ben onun gerçek olduğunu düşünmüyorum. Çünkü birlikte hep görüyorum. Fazla bir arada gözükmedikleri için ve çok fazla bir şey paylaşmadıkları için olabilir. Ama öyle bir şey olmadığını düşünüyorum.

E.Ö.: Bu sene yine çok şiddet olayı da gördük.

D.R.: Buna da anlam veremiyorum. Beni biri itse buradaki bütün beyler rahatsız olur. Şiddeti anlamam gerçekten mümkün değil. Kınıyorum falan çok klişe şeyler ama bir erkek bir kadına zarar versin... Tahammül edilebilir bir şey değil. Kadınlar da şiddet uyguluyor ayrıca. Okumuyor muyuz gazetelerde?

K.K.: Trabzon’da koruma alan var. Kadının yaklaşması yasak.

E.Ö.: Şebnem Bozoklu’nun iç çamaşırıyla denize girdiği fotoğrafı çok tartışıldı...

D.R.: Perişan olurdum başıma gelseydi. O anlamda Şebnem’e de üzüldüm. Talihsiz bir an işte. Halbuki özgürlüğü yok mu istediği gibi girer denize. Bikinisi yoktur, mayosu yoktur. Hangimiz yapmadık? Yapmadınız mı?

O.B.: Bana çok normal geldi.

D.R.: Bir arkadaşınla mangala gittin hop havuza ittiler seni. İnsanız yani, birine zarar mı verdi Şebnem, hırsızlık mı yaptı? Perişan olurdum başıma gelse.

‘Aşk evliliğine inanmıyorum, evlilik 7-24 süren bir mesai’

E.Ö.: 2016’da evlenen kadar boşanan ünlü var. Kaan Tangöze-Seçkin Piriler, Caner Erkin-Asena Atalay, Bade İşcil-Malkoç Sualp. Özellikle Bade ve Malkoç çözülemeyen bir bulmaca halinde. Asena ve Caner kendilerine başka kapılar açtılar. Kaan ve Seçkin’de hâlâ kangren bir durum var. Bu boşanmalar sizi şaşırttı mı?

D.R.: Kaan ve Seçkin’in boşanmasına şaşırdım çünkü uzun süreli bir ilişkileri ve çok tatlı iki bebekleri de vardı.

İ.D.: Çok üzücüydü. Kadın olarak çok yaralayıcı.

E.Ö.: Peki boşanma davaları bu kadar çirkinleşmek zorunda mı?

D.R.: Oradaki acılara bakmak lazım tabii. Kadın acı çekiyorsa kendini ifade etmek istiyor. Orada kırıcı olur muyum, yaptığım ayıp mı, ahlaka uyar mı diye düşünmeyebilir insan acı çekerken. O yüzden o konularla ilgili konuşmak istemiyorum. Allah korusun.

K.K.: Bade ve Malkoç’unki zaten destansı bir şey. 100 yıllık yani, 100 yıllın boşanması. Kaan’ınki biraz acılı oldu. Boşanmalar genelde biraz yaralayıcı, kırıcı oluyor zaten. Caner ve Asena’nınkini başarılı buluyorum. Caner durdu, hiç konuşmadı, ayrıldığı eşini harcatmadı. Arkasında durdu, laf söyletmedi. Son derece temiz. Helal olsun.

D.R.: Ben de böyle saygılı boşanmaları takdir ediyorum. Gökhan Özen ve Selen Sevigen’de bunu gördük, tık diye boşandılar. Ona çok üzüldüm, ikisini de severim.

K.K.: Mesela Hollywood’da falan görüyoruz, Ben Affleck-Jennifer Garner, Chris Martin-Gwyneth Paltrow çok düzgün bir şekilde ayrıldılar. Hâlâ bir araya geliyorlar.

E.Ö.: Gülben Ergen-Erhan Çelik boşanması da son dakika golüydü.

O.B.: Zeynep Ilıcalı ve Acun Ilıcalı boşandı.

R.B.: Evlilik kadar, boşanmanın da medenice bir şey olduğunu düşünüyorum. Yani insanlar birlikte mutsuzsa, boşanmalıdır. Kaan ve Seçkin olayında Seçkin bence mağdur. Bade ve Malkoç’unki bir rezalet. Birbirileri hakkında söylemediklerini bırakmadılar. Diğer yandan Caner Erkin çok delikanlı bir çocukmuş. Bir kere bile konuşmadı.

İ.D.: Bir duygun yoksa sessiz sakin, kimseye duyurmadan dönüp arkanı gidiyorsun ve bitiyor gidiyor. Ama Seçkin ile Kaan’a baktığında orada hâlâ yaşayan bir şey var, bir duygu var. Kadıncağız “Bana sormayın kötü oluyorum” diyor. Beni en çok şaşırtan boşanma, aşklarını yere göğe sığdıramayanlarınki oldu. En çok konuşanlar bir anda ayrılıyor. Demet Şener ve İbrahim Kutluay, senelerce onların peri masalı hikâyelerini, aşklarını okuduk. Biz sormadık, onlar açtı evlerini. Ebru Gündeş- Reza Zarrab, Gülben Ergen-Erhan Çelik. Üç çift de aşklarını gece gündüz gözümüze sokan insanlar.

O.B.: Ilıcalı çiftinin ayrılması beni şaşırttı. Bu düzende gideceklerini düşünüyordum.

K.K.: Modern family!

O.B.: Hem karısı, hem sevgilisiyle ilerleyeceğini düşünmüştüm ömür boyu. Beni şaşırtarak boşandılar.

B.İ.: Demet Şener’in boşanma süreci beni şaşırttı çünkü yıllardır bilinen konuşulan dedikodular vardı... Atlattılar, rayına girdi denilen bir dönemde ayrılık kararı geldi. Şener hem duygusal anlamda hem de delil anlamında biriktirmiş. Caner ile Asena’nın boşanması da benzerdi. Fırtınalı denizi atlattılar, sakin sularda gemiyi limana yanaştıramadılar.

D.R.: Evlilik zor bir şey. İki insan bir araya geliyor, yıllarca yalnız yaşamış insanlar için bir anda her şey iki kişilik olmaya başlıyor. Bunu hazmetmek, egosuz olmak, karşılıklı özveri, bunu saygıyla inşa etmek falan... 7-24 bir mesai evlilik.

B.İ.: Aşk yetmiyor mu sürdürmek için?

D.R.: Aşk evliliğine yüzde yüz inanmıyorum. Aşk tabii ki baz, yani makyajdaki baz gibi ama onun üstüne o kadar çok şey ekleniyor ki...

‘Tarık Akan’ın cenazesi son yılların en kalabalık töreniydi’

E.Ö.: 2016’da acı kayıplarımız da oldu... Mustafa Koç, Tanju Gürsu, Tarık Akan, Attila Özdemiroğlu ve Erdal Tosun aramızdan ayrıldı...

D.R.: Tarık Ağabey’i yakından tanıyan biri olarak onun acısını çok yaşadık. Babamı zaten toplayamıyoruz çünkü en yakın arkadaşıydı. Ailemizden birini kaybettiğimiz için bizim için çok ciddi bir şey oldu.

B.İ.: Tarık Akan’ın cenaze törenine dikkat çekmek istiyorum. Son 15 yılda gördüğüm en kalabalık ünlü cenaze töreniydi. Barış Manço ve Kemal Sunal’ın törenlerinde böyle bir kalabalık görmüştüm. Her kesimden insan cenazedeydi. Bence çok önemli.

D.R.: Hakiki sevilmek o işte.

K.K.: Bence zamanın ruhuyla ilgili bir şey. Hepimizin ortak tutunduğumuz bir dala ihtiyacımız vardı. Tarık Akan böyle bir zamanda vefat edince etrafında toplandık.

E.Ö.: Mustafa Koç’u hayatında hiç görmemiş olanlar bile cenazesine gittiler.

R.B.: Bazı insanlar vardır. Sadece anne babalarının çocukları olmazlar. Büyürler sadece kendi çocuklarının annesi babası olmazlar...

D.R.: Çok güzel söylediniz, Tarık Ağabey öyleydi.

R.B.: Çünkü bir duruşları vardır. Gönüllerde yer etmişlerdir. Mustafa Koç’un cenazesinde tanıyan tanımayan binlerce insan ağladı, üzüldü, dua etti, rahmet okudu. Tarık Ağabey’in cenazesindeki gibi bir kalabalığı bir de Berkin Elvan’ınkinde gördüm. Allah rahmet eylesin inşallah bu değerlerimizi unutmayız.

İ.D.: Bu dünyada güzellikler yaparsan güzelliklerle de uğurlanırsın.

‘Aileler ilişkilere karışmamalı’

E.Ö.: Serkan Uçar’la Ceylan Çapa aşkına Çapa’nın annesinden gelen “Dengimiz değil” açıklaması damga vurdu. Dengeyi nasıl ayarlayabiliriz? 2017 öncesi ailelere mesaj vermek gerek belki...

D.R.: Ben ailelerin ilişkilere karışmamasını rica edeceğim. Nereden biliyorlar? Sizin ailenizin dengi olmayabilir de nihayetinde iki insan baş başa kalıyor. Yakından böyle canlı canlı bakıyor ve bir şeyler yaşıyor. Anne baba ne kadar bilebilir onların ne yaşadığını.Sadece anne baba istemedi diye ilişki biter mi yani bilmiyorum.

K.K.: Anne babalar çocuklarının birey olduğunu unutmasın, birer kişilikleri olduğunu unutmasın, onların yaptığı tercihlere saygı duysunlar.

R.B.: Anne babalar çocuklarını koruyup kollama çerçevesi içinde yanlış karar vermelerine sebebiyet vermesinler. Güvensinler. Tabii ki göz göre göre de göz yummasınlar ama kendileri de mutlu olsunlar çocukları da mutlu olsun.

İ.D.: Valla çocuğum yok ama anne babaların çocuğa kendince doğru gördüğü yolu göstermesinin hakkaniyetli bir şey olduğunu düşünüyorum. Ama bunun fikrini çocuğuna söylesin basına değil.

O.B.: En iyi kendilerinin bildiğini iddia etmemeleri lazım bence. Hem devir değişti hem başka hayatlar yaşanıyor artık. Anne babaların biraz hayatlara saygı göstermeleri gerekiyor.

K.K.: Bırak çocuk onun kararını kendi versin.

B.İ.: Özellikle anneler çocuklarının yetişkin insanlar olduğunu idrak edebilmeliler.

‘Kerimcan bu çağın starı; talep görüyor, karşılığını alıyor’

E.Ö.: Bu yılın en çok konuşulan iki ismi sanal âlemden çıkıp magazin aleminin gündemine oturdu: Aleyna Tilki ve Kerimcan Durmaz. Biri Diyarbakır’da diğeri Samsun’da saldırıya uğradı. Birinin üstüne 20 kişi çullandı, diğerinin konserine giremeyen bir çocuk mekâna el yapımı bomba attı.

D.R.: Sıkı bir Twitter takipçisi olarak ister istemez görüyorsun bu olayları, insanları. Ben Aleyna’yı Twitter’da öğrenmiştim. Kim bu kız derken bir anda ünlü oldu. Sonra öğrendim çok genç yaşta sahne almasının sorun olduğunu. Kerimcan da yazın bizim restorana çok geliyordu. Orada gösterdiler ama tanımıyorum. Özgüvenli insanlar ikisi de, kimileri hayranlık duyuyor kimileri öfke duyuyor.

E.Ö.: Kerimcan’ın bir anda bu kadar paraya ve şöhrete karışması birçok insanı rahatsız etti.

D.R.: Ama çok insan var öyle. Kerimcan’ın hatası, ayıbı değil ki. Bu çocuk çalışarak elde ediyor bunu. Alaçatı’da her yerde afişi var. Günde 8-9 yere gidiyor. Talep görüyor, karşılığını alıyor. İtilip kakılması çok ayıp, hiçbir insana yapılmasını istemem.

E.Ö.: Aleyna’nın 16 yaşında sahneye çıkmasına ne diyorsun?

D.R.: Küçük Ceylan var. Küçük Emrah var. Küçük Onur var. Biz onlarla büyümedik mi? Mutsuzluktan delirdiğimiz için herkese saldırmak mı istiyoruz bilmiyorum.

HT MASA / HABERTURK MAGAZİN


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300