ÖZEL RÖPORTAJLAR HABERLERİ

28 KASIM 2016

CUMARTESİ akşamları saat 20.00’de SHOW TV’de ekrana gelen ve büyük ilgi gören ‘Aşk Laftan Anlamaz’ adlı dizide Aslı karakterini canlandıran Özcan Tekdemir’le keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Canlandırdığı karakterle ortak yönlerinin olduğunu söyleyen güzel oyuncuyla diziyi, geleceğe dair planlarını ve kendisi hakkında bilinmeyenleri konuştuk.

Aşk Laftan Anlamaz’da canlandırdığınız Aslı nasıl biri?

Aslı kötü tarafları olmayan, hayata sürekli olumlu bir yerden bakmaya çalışan, iyi niyetli bir kız. Öfkesi, sevinci, aşkı, hayalleri saf bir yerden geliyor ve yaşadığı şeyler kuvvetli oluyor. Benim rolü alışım böyle bir temelden geliyor. Onun bütün duygularının, tercihlerinin, yaşayışının, hayata bakışının kaynağı temiz ve katkısız bir yer.

‘Komedi Unsurları Heyecanlandırdı’

Ortak yönleriniz var mı?

Tabii ki benziyoruz çünkü aynı bedeni, aynı sesi kullanıyoruz. Bazen benim de kuvvetli duygularım harekete geçebiliyor. Kimi zaman ben de sorgulamam. İçimden kuvvetli bir his geliyorsa, “Acaba şöyle mi olmalı böyle mi olmalı?” diye kafamda çevirmem. İnsanlara nasıl davranmalıyım diye filtreden geçirmem. Ben de Aslı gibi safça reaksiyonlar verebiliyorum.

20 bölümü geride bıraktınız. Reytingler çok iyi...

Evet, reytinglerimiz gayet iyi, bizi mutlu ediyor. Reytingler iyi olunca bizim de yüzümüz gülüyor haliyle.

‘Aşk Laftan Anlamaz’da sizi etkileyen, “Bu projede yer almalıyım” dedirten şey ne oldu?

Eğlenceli oluşu, komedi unsuru olması... çok heyecanlandırdı çünkü televizyonda hiç yapmadığım bir şeydi. Esasında güldürmek anarşik bir eylemdir.


‘Akpınar’la oynamak bir ayrıcalık’

Dizideki partneriniz Oğuzhan Kabri’yle uyumunuz nasıl?

Oğuzhan’ı çok seviyorum. Acayip yakışıklı, çok tatlı bir insan. Aslı’yla Doruk da çok sevildi. Fanların yaptığı caps’ler oluyor. Yüzlerimizi değiştiriyorlar, canavar gibi oluyoruz. Benim eski bir fotoğrafımı onun eski bir fotoğrafıyla birleştiriyorlar.

Dizinin kadrosuna usta oyuncu Metin Akpınar dahil oldu. Onunla aynı sette olmak nasıl bir duygu?

Hepimiz heyecandan öldük ama hayatınız boyunca unutamayacağınız, oyuncu olarak da sürekli “Ne kadar şanslıyım” diye kendi kendinize şaşırıp mutlu olacağınız bir durum. Birkaç kuşağın beğenisini, algısını, düşünce biçimini, seyir zevkini belirlemiş birinden bahsediyoruz. Onunla oynamak bir ayrıcalık. Büyük bir heyecan oluyor ama bu heyecanın performansınıza yansıyıp sizi aşağıya çekmemesi ve hocaya kendinizi beğendirmeniz gerekiyor. Lunaparka düşmüş çocuk gibi oluyorum onunla oynarken.

Aslı aşkını yaşaması konusunda Hayat’ı hep desteklerken, neden Doruk’la arasına mesafe koyuyor?

Bilmediği için korkuyor. Aslı aşkı romanlardan, filmlerden ve çevresinde yaşayan insanlardan tanıyor. Kendisi deneyim sahibi değil. Hani bir şeyi çok seversiniz ama yapmaya gelince paniklersiniz ya... Bence öyle. Aslı ayarsız bir arkadaş...

Aslı biraz kapalı kutu değil mi?

Evet, senaristler öyle tercih ettiler. Aslı, tatlı bir köy yumurtası... Güzel, huzurlu, temiz bir dünyada büyümüş. Numarasız bir kız. Belki de en büyük numarası numarasız olmasıdır. Herkes büyük mevzularla uğraşıp alengirli durumların içine girip çıkıyor ama bir insan gerçekten huzurlu ve düz olduğunda bu gerçek dışı gibi görünüyor.

‘Dünyada benden 6 milyar daha var’

‘Aşk Laftan Anlamaz’ sizi geniş bir kitleye ulaştırdı. Bu başarının sebebi nedir? Öyle denk geldi. Dizi dediğimiz şey şansla ilgilidir. Oldu, tuttu, reytingler iyi geldi ve tanındık.

Sizin farkınız ne?

Aslında yok. Benden bu dünyada 6 milyar daha var. Herkes aynı kıymette.

“Oynarken duyguya girmek zordur” derler. Siz bu durumu nasıl idare ediyorsunuz?

2 şahane hocanın öğrencisiyim. Bunu yapmak için eğitildim. Bu, “Allah’ım duygu geldi, gitti duygu” gibi bir şey değil. Hakkında bir sürü şey okuyup sınavlara girip eğitimini aldığım bir şey. Kendi yöntemlerini dünyada kabul ettirmiş, bu mesleği nasıl daha farklı iletebileceğini, performans sanatına nasıl katkı yapacağını düşünen insanlarla olduğum için şanslıydım. Her gün yeniden iyi bir oyuncu olmaya çalışıyoruz.

‘Başarı değil iyi yapma kaygım var’

Başarılı olma kaygınız var mı?

Başarılı olma kaygısı taşımamayı öğrendim. Bir şeyi iyi yapmak her daim taşıdığım bir kaygı. Başarı dediğiniz şey genellikle topluma göre belirlenen bir kavram olduğu için ona fazla takıldığınız zaman yaptığınız şeyi tam olarak gerçekleştiremeyebilirsiniz. Kendi içimde bir şeyi doğru yapmakla ilgili bir çabam var.

İlerisi için planlarınız neler?

Kendimi zorlayabileceğim, çok çalışabileceğim ve yönetmeninin kurduğu dünyayla gurur duyabileceğim işlerde yer almak. Rol kıstası yapmaksa bana çok yüzeysel geliyor.


‘Şöhret hedeflenecek bir şey değil’

Tiyatro oyunlarında ve dizilerde yer almanın yanı sıra şiir de yazıyorsunuz. Çok yönlüsünüz...

Bunların bütünü benim kişiliğimi oluşturuyor. Öğrencilik zamanlarımda muhabirlik yaptım, o da benim bir parçam. Biri olmazsa bir yanım eksik kalır.

Ünlü olmak sizi ne kadar ilgilendiriyor?

Ünlülük, başarı kavramı içinde yer alan bir durum ama şöhret hedeflenecek bir şey değil. Ben bunun için yola çıkmadım, işimi sevdiğim için yola çıktım. Şöhret görmezden gelinmeyecek bir şey aynı zamanda; çok avantajı var. Ben ünlü olmanın hakkında uzun uzun düşünülecek, ciddi bir durum olduğunu savunuyorum.

‘Her ilişki kendi gerçekliğini yaratıyor’

Aşk gerçekten de laftan anlamıyor mu?

Güzelce anlatırsanız aşk da laftan anlar.

Sizin aşk tanımınız nedir?

Yapamam ki aşk doktoru değilim. Her yaşanış, her an farklıdır. Herkesle aynı aşkı yaşamazsınız. İçinde bulunduğunuz şehre göre bile değişir.

Bir ilişkide olmazsa olmazlarınız nelerdir?

Benim için prensip yok. Her ilişki kendi gerçekliğini yaratıyor.

HT MAGAZİN / Başak TATAR


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300