RÖPORTAJLAR

27 MART 2017

İKİ çocuğunun annesi Selen Sevigen’le 6 yıllık evliliğini sürpriz bir şekilde noktalayan Gökhan Özen, boşanma sonrası ilk ve son kez HT MAGAZİN’e konuştu. Evliliklerinin üçüncü şahıslar nedeniyle bitmediğinin altını çizen ünlü popçu, “İlişkiler bitebilir ama çocuklar varsa hayat ortaklığı ve arkadaşlığı hiç bitmiyor. Bu yüzden ayrılıkların da karşılıklı saygıyı koruyarak yaşanması lazım. Çocuklarımın annesinin saygınlığı benim saygınlığımdır.”

"2017’den huzur ve barış istiyorum"

Özen, 2017’den beklentilerini, “Ülkem adına huzur ve her anlamda barış istiyorum. Ayrıca birbirini dinleyebilen ve anlamaya çalışan bir toplum ümit ediyorum” sözleriyle dile getirdi.

‘Çocuklarımın annesinin saygınlığı benim saygınlığımdır’

GÜZEL boşanma olur mu? Oluyor işte. Onlarınki parmakla gösterilen “Ne güzel, ne saygılı, ne kaliteli ayrıldılar” dedirten cinsten. Gökhan Özen ve Selen Sevigen’den bahsediyorum. 6 yıl gözlerden uzak sürdürülen bir evlilik ve 2 harika çocuk sonrasında yollarını ayırdılar. Ve ayrılırken unuttuğumuz değerleri bize hatırlattılar. Saygı ve aile kavramlarını, kol kırılır yen içinde kalır kuralını. “Kavgasız, gürültüsüz, çirkinleşmeden, basının önünde kavga etmeden, sessiz sedasız da yapılabiliyormuş bu iş” dedirttiler...

İLK VE SON KEZ KONUŞTU

Yıllardır tanır ve bayılırım Gökhan ile Selen’e. Duyduğum an ailemden birinin boşanma haberini duymuş gibi oldum. Öncelikle bu boşanma sonrası tüm merak edilen soruları yanıtlamak için Gökhan Özen’in kapısını çaldım. İlk ve son kez benimle konuştu.

Bugün yeni yılın ilk günü, yaslanın arkanıza. Güzel bir kahve alın. Hem unuttuğumuz değerleri bir hatırlayın hem de Gökhan Özen’in müziği hakkında bilinmeyenleri öğrenin. 

Selen Sevigen’le gözlerden uzak sürdürdüğünüz harika bir evliliğiniz vardı. 2 de güzel çocuğunuz var. Bir anda boşanma haberinizi aldık.

Esin’ciğim benim kişisel fikrim bunlar tamamen 2 kişiyi ilgilendiren meseleler aslında. İnsanın mahrem hayatı. Ve bunun toplum önünde konuşulmasından rahatsızlık duyan bir insanım.

‘HAYAT ORTAKLIĞI BİTMİYOR’ 

Ne oldu da boşandınız?

İnan bana haber veya magazin basınını ilgilendirecek hiçbir şey olmadı. İlişkiyi 2 kişi yaşıyor. Ayrılığı da. 2 tarafın ortak kararıyla başlıyor ve bitiyor. Sebepler hiç önemli değil. 

Kırılma noktası olur mu boşanmalarda? Yoksa sebepsiz de boşanılır mı?

2 türlüsü de olabilir. Her ilişkinin kendine göre dinamikleri farklı.

Boşanmanın güzeli olmaz ama sizinki biraz öyle oldu. Yani ben de dahil birçok insan “Çok üzüldüm ama saygılı boşandılar” dedi. Bunu nasıl başardınız? Bir aile danışmanından filan yardım aldınız mı?

Şu bir gerçek; ilişkiler bitebilir ama çocuklar varsa hayat ortaklığı ve arkadaşlığı hiç bitmiyor. Bizde böyle. Bu yüzden ayrılıkların da karşılıklı saygıyı koruyarak yaşanması lazım. Ayrılık sonrasında da bu tavrı korumak lazım. Çocuklarımın annesinin saygınlığı benim saygınlığımdır.

"MEDENİ BİR AYRILIK SÜRECİ OLDU"

Bildiğim kadarıyla hâlâ eve gidiyorsun ve çocuklarını görüyorsun, öyle değil mi?

Elbette her gün gidiyorum, en büyük mutluluğum çocuklarımla olmak. 

Başka bir kadın, başka bir aşk var mıydı?

Dedim ya magazin basınına malzeme olacak hiçbir şey yoktu. Aksi bir durumu da ne kendime ne inancıma ne de hayat görüşüme yakıştırabilirim zaten. 

Boşanma sonrası ‘Korkak’ adlı şarkının klibi yayına girdi. Oradaki kadın boşandığın eşin Selen’e çok benzetildi. Reklam için yaptığın konuşuldu...

Ortada bu kadar medeni bir ayrılık süreci olduğu ve bunda herhangi bir magazin hikâyesi olmadığı için olsa gerek magazin basınından bazı gazeteci arkadaşım hikâye üretme yoluna gittiler. Canları sağolsun. Bunların hiçbirine toplum önünde cevap vermedim. Gerekli gördüklerime hukuki yoldan cevap vereceğim. ‘Korkak’ klibi 4 ay önce çekildi. Araştırma zahmetine katlanan her gazeteci bu bilgiye 3 dakikada ulaşırdı. Kaldı ki ülkemizde bu kadar önemli gündemler varken bu tarz anlamsız konuları konuşuyor olmaktan utanırım. Bu sebeptendir ki cevap vermiyorum.

‘AİLELERİMİZ SAYGIYLA KARŞILADI’ 

Yani hiçbir etken yok muydu boşanmada? Bak ben bile üstüne basa basa soruyorum. Çünkü biz Türk halkı illa bir sebep isteriz boşanmalarda. Aileler, üçüncü şahıslar, kavga, şiddet, tartışma, bağrışmalar, itişmeler, kakışmalar, basın kanalıyla kavgalar, laf sokmalar...

En çok kullandığım kelime “Yoktu” oldu herhalde ama dediklerinin hiçbiri yoktu. Medeni insanlara da bu yakışır. Aileler konusunda zaten çok şanslıydık. İki taraf da çok saygıdeğer insanlardır. Kendi adıma sayın Mehmet Sevigen ve eşi Gülay Hanım’a daima saygım ve sevgim vardır. Çok güzel insanlardır.

Kızlarınla aran nasıl?

Çocuklarım özelim. Kimselerle paylaşmak istemiyorum. Kendi özelimde kalmasını tercih ediyorum. Tabii ki aram çok çok iyi. Daima öyle olacak. 

Aileler bu durumu nasıl karşıladı?

Anlayış ve saygıyla.

"SON YILLARDA HER AN ÜRETİYORUM"

Biraz da şarkılardan konuşalım. O şarkılar nasıl çıkıyor? İlla bir şeyler mi yaşamak gerekiyor şarkı yazmak için?

Yok, aslında 1 saatten sonra gerekmiyor. Artık 20 yılı aşkın bir tecrübem var bestecilikte. 15 yaşındaydım ilk eli yüzü düzgün şarkımı yazıp bestelediğimde. O günden bugüne yaşananlar da yazdırmaya fazla fazla yetiyor zaten. 

Bu ara üretken döneminde misin?

Son yıllarda her an üretiyorum. Yani dönemsel değil. Yüzlerceyi aştım, binlerce kayıt dosyası oldu elimde. Dinlemeye kalksam ömrüm yetmez. Allah’a çok şükür. Mesela dün gece saat 02.00’de bir anda oturdum, bir slow şarkı yazdım. Kendiliğinden aktı gitti. 30 dakikamı aldı ama 30 yıl söylenecek gibi.

‘DJ’lik benim için terapi gibi’

Yeni projelerin de var, mesela DJ’lik.

Evet 2017’de yeni bir kariyer giriyor hayatıma. Repertuvar aşamasıyla yaklaşık 8 aydır, 2017’nin şubat ayında çıkması planlanan bir proje albümü için stüdyodayım. Bu albümde sözü, müziği ve aranjeleri bana ait 5 yeni, 2 de cover şarkımı, 7 farklı sanatçı arkadaşım seslendiriyor. Ben prodüktör DJ feat olarak yer alıyorum. Çok değerli solist arkadaşlarımın birçoğunun ilk kez benim şarkımla buluşması sonucu, eşsiz yorumlarıyla müzikal olarak çok lezzetli bir iş oluyor diyebilirim. Hem modern hem de duygusu tam.

DJ’lik son yıllarda çok popüler olduğu için mi dikkatini çekti?

Yurtdışında kaldığım dönem bir arkadaş ortamında ufak ufak takılırken, sonrasında da 1-2 workshop derken iş ciddiye bindi. Ama sonra anladım ki DJ’lik benim için bir terapi gibi oldu. Setin başına geçip çalmaya başladığımda hiçbir şey düşünmüyorum. Yine sahnede olabilirsin ama şarkı söylemek gibi değil. Daha relaks.

‘2017’den barış ve huzur istiyorum’

Bu, yeni senenin ilk röportajı. 2017’den neler istiyorsun?

2017’den ülkem adına huzur ve her anlamda barış istiyorum. Bunu en çok da polis ve asker anaları için istiyorum. Ayrıca tahammül ve saygıyla birbirini dinleyebilen ve anlamaya çalışan bir toplum ümit ediyorum.

"BU ÜLKEYİ, BU BAYRAKLA GURUR DUYMAYANLAR TERK ETSİN"

Ülkenin içinde bulunduğu durum seni nasıl etkiliyor?

Fazlasıyla üzüyor. Hayat tamamen duruyor. İnsanın canı hiçbir şey yapmak istemiyor. Psikolojimi herkes gibi çok bozuyor açıkçası. 

Ülkeyi terk etmeyi düşünür müsün?

Asla! Benim vatanım burası, niye terk edeyim? Bu ülkeyi, bu bayrakla gurur duymayanlar terk etsin. 

Herkesin bir B planı var. Senin yok mu? Sonuç olarak 2 çocuk babasısın, iki kızının sorumluluğu var...

B planı, plan yapanlar için geçerli bir durum. Dünyanın birçok yerinde belli süreler yaşadım. Hiçbirini vatanımla kıyaslamadım.Vatanımız Türkiye. Ailem her türlü önce Allah’a sonra da bana emanet. Zaten bir korkumuz da yok çünkü biliyoruz ki Türk milleti birlik ve beraberliğini bölmek isteyenin oyununu zekâsıyla bozmayı bilir.

GÖKHAN ÖZEN’LE TEK CÜMLE

Hatırladığın ve güldüğün bir olay?

Konserde monitöre takılıp düştüğüm ve düşerken şarkı söylemeye çalıştığım an.

En vazgeçemediğin eşyan?

Not defterim. 

Hâlâ bayıldığın kilibin hangisi?

‘Resimler&Hayaller’ ve ‘Ne Farkeder’. n

En sevdiğin şarkın?

Evlat gibi hepsi. Ayıramıyorum. 

Küs olduğun kişiler var mı?

Kimseye bir küslüğüm, dargınlığım yok. Kimseyle zannedildiği kadar yakınlığım da yok. Herkese eşit mesafedeyim. 

En sevmediğin huyun?

Herkesi kendim gibi sanmam. 

En sevdiğin huyun?

Sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir yaşam için kendimi geliştirme gayretim. 

En çok hangi şarkında zorlandın?

‘İki Yeni Yabancı’ şarkısını 4-5 ayrı versiyon denemesiyle 2 sene boyunca yüzlerce kez okudum. 

En unutamadığın konserin?

8 yaşında, TRT Ankara Radyosu Türk Sanat Müziği Çocuk Korosu’yla Rusya’da, 20 dikiş atılan, alçılı bir kolla verdiğim konser. Konserden 2 saat önce konser salonunun girişinde bir köpekle oynarken kendimi cam kapının üstünde buldum. Hocamızı bulamadığımız için hastaneye tek başıma gittim, 20 dikiş atıldı. Sonra da o kolla konsere çıktım.

Esin ÖVET / HABERTURK MAGAZİN


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300