ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Saba Tümer Bu Gece'de Cem Mumcu'ya sordu:

Bugün gazetelerde kendinizi görünce nasıl hissettiniz?

"Çok kötü hissettim. Çünkü doğru bir yansıma yok. Bir kere çok sufi meşref birine önce aşkı gayet güzel açtıktan sonra hanımefendiye değil, onların ilişkisine dair bir iltifat ifadesiydi benim söylediğim. Bunun dışındaki bir şey edepsizliktir. Mazhar Bey'in böyle anlamadığını da izleyenler görmüşlerdir. Mesele nasıl buraya kaydrıldı, bilmiyorum. Yoksa benim ahlakım, hayat tarzım da, bırakın başka birinin eşine kendi sevgilime aşkımı bile böyle ortalık bir yerde ifade etmem. Bizim meşrebimizde bu yoktur.

MAZHAR ALANSON'UN KONUK OLDUĞU KISA DEVRE PROGRAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Benim rahmetli dedem İstiklal Savaşı gazisidir. Yaklaşık 7-8 yıl sonra yuvasına döndüğünde babanneciğime kendi büyüklerinin yanında sarılamamıştır bile. Biz böyle bir meşrepten geldiğimiz için eşine dair böyle bir şey söylemem. Ama bugünkü gazetelerde durum öyle bir hale gelmişki sanki ben böyle bir edepsizlik yapmışım, bu edepsizliğin sonunda da Mazhar Bey küplere binmiş gibi bir durum var.

Şunu söyleyeyim Mazhar Bey küplere binip gelmişti. Yani Mazhar Bey başından beri çok sakin bir görüntüde değildi. Ama o bizim ağabeyimizdir, büyüğümüzdür, konuğumuzdur. Program boyunca ben herhalde en çok 'estağfurullah' lafını etmişim. Sürekli bir tevazu yarışına girmek zorunda kalmışım. Hatta kendimi alt kata bile indirdim ben. Belki programı biraz hareketlendirmek için yaptı Mazhar Bey bunu. Ama kesinlikle bu konudan önceydi bütün bu olanlar. Belki biraz adrenalin katmak için yaptı. Ben elimden geldiği kadar onun bu tavrına tevazuyla karşılık verdim. Zaten o benim büyüğüm ve ben orada ev sahibi konumundayım ve başka bir şeyi yapmayı hiçbir zaman beklemem. İşin böyle bir yere akması beni doğrusu üzdü, şaşırttı.

Belki şöyle söyleyebilirm: Bir vesile olur mu acaba bu musibet? Yani medya neleri nerelere taşıyabiliyor. Hakikaten gazetelerin ikinci sayfasında bir ırz düşmanı gibi kendimi gördüm. Benim okurlarım da beni tanırlar, dostlarım da beni tanırlar. Böyle bir meşrepte adam olmadığımı herkes bilir. Hakikaten altını çizerek söylüyorum: İltifatım o ikilinin bana dışarıdan görünen yüksekliği üzerineydi. Çok şaşırtıcı bir yerlere taşındı şimdi olay. Bu nedir, hiç anlamadım. Ama zor bir konuktu. Bunu açıkça söyleyeyim. Başka türlü de davranılabilir miydi? Davranılabilirdi ama ne ev sahipliğimiz ne de kişilik özelliklerimiz başka türlü davranmamı bana salık vermez böyle bir durumda."

Programdan sonra bir diyalogunuz oldu mu?

"Sarıldık, öpüştük. Çok dostane bir şekilde ayrıldık. Ben çok şeref duyduğumu söyledim. Ama 'Niye öyle yaptın abi?' de dedim. Şöyle bir şey olmuş: Ben program öncesinde 'İyi ki geldiniz, şeref verdiniz' demiştim. Bunu 'İyi ki geldin' şeklinde duymuş. Biraz buna bozulduğunu söyledi. 'İyi ki geldin' deseydim de niye bozulacağını bilmiyorum. Ben de bu nedenle tahtı kendisine bırakmak için sandelyemi aşağı kadar bırakırım. Aramızda bir sorunla ayrılmadık. "

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Tüm yorumları göster(15)
Kalan karakter : 2000