08 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA

Bloomberg HT’de haftaiçi her akşam 18:00’de yayınlanan Gülin Yıldırımkaya ile HT Gündem’in konuğu Mehmet Barlas’tı. Barlas medyadaki değişim rüzgarlarını  değerlendirdiği programda çarpıcı açıklamalar yaptı:   

VİDEO İÇİN TIKLAYIN
 

Gülin Yıldırımkaya: Biraz önce Medya Grup Başkanımız Kenan Tekdağ ile sohbet ediyorduk. Sizin konuk olacağınızı söyleyip kendisine sizi nasıl tanımladığını sordum. Şu şekilde yanıt verdi: “Hem Itri’nin Neva Kar'ı hem Bach’ın Saint Mathieu Passionate’ini hem de İbrahim Tatlıses’in Fırat türküsünü aynı duyarlılık ve aynı bilgiyle kucaklayabilen gerçek bir entelektüeldir.” Doğru tanımlamış mı sizi? 

Mehmet Barlas: Anadolu mozaiğini bende tanımlamış. Hepimiz öyle değil miyiz? Beynimiz batıda vücudumuz doğuda hepsi birden Ortadoğu’da bir yaratık modeliyiz. Ben de onlardan biriyim. 
 

Medyada köklü değişimler de yaşanıyor. Ertuğrul Özkök Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni görevini devretti. Burada Ertuğrul Özkök gitti diyoruz ama gitti mi gerçekten? Ya da Enis Berberoğlu gerçekten geldi mi? Siz bu değişimi hissediyor musunuz? 
 

Ben 7 yıl Aydın Doğan’ın yanında çalıştım. İlk patron olduğu zaman başyazar olarak çalıştım. Aydın Doğan insanları yemez ama onları böyle bir kata koyar her kapıdan Aydın Doğan’a gittiğin zaman kapılar açılır ve eski genel yayın müdürlerinin başları görünür. Kim geliyor diye bakarlar. Şimdi baktığınız zaman Hürriyet’teki eski genel yayın müdürlerine bir bakın Sedat Ergin eski genel yayın müdürü, Yalçın Doğan eski genel yayın müdürü, Rahmi Turan eski genel yayın müdürü şimdi Ertuğrul Özkök eski genel yayın müdürü. Yani Hürriyet ya da Doğan Grubu Eski genel yayın müdürleri müzesidir. Onlar yok edilmez onlar durur mesela Doğan Heper 3 kere Milliyetin genel yayın müdürü oldu yeniden. Ertuğrul Özkök’te yeniden Hürriyet’in genel yayın müdürü olabilir. Eğer şartlar uygun giderse.

Öyle bir ihtimal var mı gerçekten?

Evet var çünkü Aydın Doğan’ın yönetim biçimini biliyorum.

NURAY MERT VE BAZI YAZAR ARKADAŞLARIMIZ MARTYR SENDROMU YAŞIYOR

Ciddi endişeler taşıyan bunu açıkça belirten isimler var mesela Nuray Mert gibi, yine Ertuğrul Özkök köşesinde kılıçtan geçirilmeyi bekleyen gazetecilerden söz etti. Endişelerinde haklılar mı?

Bence o psikososyolojik bir görüş. Martyr kompleksi diyorlar buna. İnsanlar kendilerinin eziyete uğradıklarını, ilerde işkence göreceklerini çok fazla düşünüp söylemeye başladıkları zaman kendilerini bir nevi kahraman ya da kurban olarak göstermeye çalışırlar. Ya da öyle görürler gerçekten. Şimdi Nuray Mert ya da benzer yazar arkadaşlarımız şu anda kendilerini baskı altında 28 Şubat’ta askerler bastırmıştı şimdi de siviller bastırıyor baskı altında gibi gören insanlar kesimler arasında bu da çok doğaldır. Kimsenin kimseye baskı yaptığı yoktur aslında herkesin düşüncesi özgür gereğinde canın ister deyip rest çekme imkanı herkeste var. Kültür olarak bir kartelin olması, ben bunu yaşadım 28 Şubat’ta Hürriyet, Milliyet, Sabah var ve bunların ait oldukları grup bir kartel kurdu. Bu kartelde susturulduğunuz zaman ya da bu karteldeki herhangi bir gazeteden çıkarıldığınız zaman kara listeye alınıyordunuz. Diğer gazetelerde sizi almıyordu. İşsiz kalıyordunuz. Bu olmasın. Yani Nuray Mert bugün orada kafası kızar Hürriyet’te ya da Radikal’de yazmaz gelir Sabah’ta yazar, başka gazetelerde yazar. 28 Şubat’ın galipleri  andıçları yazanlar, generallerin emirleriyle  manşet yapanlar sanıyorlar ki şimdi intikam zamanı geldi. Şimdi onlar acı çekecekler. Halbuki yok öyle bir durum. 

TARAF’A BRAVO DİYORUM AMA BEN OLSAM YAYINLAMAZDIM

Taraf Gazetesi bu dönemde çok ciddi iddiaları peşpeşe gündeme getiriyor ve oldukça ses getiriyor. Taraf’ı bu bağlamda yerden yere vuranlarda var, çok beğenen bravo diyenler de var. Aynı belgeler, aynı haberler size gelse, siz yayın yönetmeni olsanız yayınlar mısınız, siz hangi gruptasınız? Taraf’a bravo diyenlerden misiniz yoksa eleştirenlerden mi?

Ben tarafa bravo diyenlerdenim ama genel yayın yönetmeni olduğum gazeteye bu tür haberler gelse ne yapıp edip bir araştırmaya,  doğruluğunu aramaya çalışırım. Ama çıkıyor yani o cesaretle yayınladığınız zaman çoğu belgenin de doğru olduğu ortaya çıkıyor. Öyle bir kural var yani ben neticede eski kuşak gazeteciyim hani bir insan hakkında yazmadan mutlaka onun fikrini de almak taraftarıyım. Hem kanunlara saygılı olup hem de her şeyi yazabilmek mümkün kanıtını bulmadan ben insanları karalamaktan yana değilim. Ama Taraf’ı da kutluyorum. Gerçekten çok büyük bir işlevleri var. Onlar olmasa bugün bir çok şeyi sadece Başbakan sadece MİT ve sadece Genelkurmay biliyordu, şimdi hepimiz biliyoruz. 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300