"Türbanlı görüntülerimden nefret ediyorum"

Kübra Doğru, Balçiçek Pamir'e konuştu: "Başımı açarken dini fetva aldım"

04 Temmuz 2008 Cuma, 11:26:00Güncelleme: 11:26:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.

Türkiye'nin ilk türbanlı spikeri Kübra Doğru, neden örtündüğünü ve örtünmekten neden vazgeçtiğini Söz Sende'de Balçiçek Pamir'e anlattı.

Önce medyayı sorayım. Güzel Sanatlar'da resim okumuşsun. Niye medya?

Aynı süreçte çok yakın arkadaşlarımız vesilesiyle özel radyo ve teeleviyonların yeni yeni başladığı dönemdi. O dönemde radyoya önerdiler. Çok güzel okuduğumu söylüyorlardı. Cahil cesaretiyle gittim. Öyle başladım.

O zaman başın örtülü müydü?

Hayır.

Peki ailen nasıl bir aile?

Tamamen kendi kararlarını vermek için ortam sağlayan bir anne babayla büyüdüm. Ne muhafazakar ne de marjinal bir ailye sahip değilim. Geçmişi soylu, Kafkas Türkleri...Bir tarafımda Dursun Akçan var bir tarafımda bakanlık yapmış Abdülmecit Doğru var. Onların içinden gelip bir şeylere duyarsız kalmak imkansız. Algılarınız bir şeylere sürekli açık. Beni yönlendiren kimse yoktu.  

Kaç yaşındaydın başını örtmeye karar verdiğin zaman?

Sanırım 24. O dönemde çok fazla her anlamda herkesi okuyan biri olduğum için. O dönemde okuduğum Mesnevi, onu okuyanlarla bir  arada vakit geçire geçire o arayış sizi o tarafa doğru kanalize eder.

"Ben islamın gereklerini yerine getirmeliyim" ya da "Başımı örtmeliyim gibi bir şey mi oluyor?"

Nasıl ki herkesin ilk gençlik döneminde muhalif isteği vardır ya. Bir şeylere karşı ispatlayış kendimce seçtiğim, uyguladığım...

Fatih'e gitmişsin, başörtüsü almışsın. Ne yaptı ailen bundan sonra?

Bu fikrin farkındaydılar. Kanalize olduğumun farkındaydılar. Zorlukların söylenildiği bir noktada böyle bir giyimle karşılarına çıktığımda "Sen bilirsin" dediler.

Peki çevre nasıl karşıladı? Mahalle baskısı başka türlü de olabiliyor çünkü.

Ben o dönemde TGRT'de bir haber programında çalışıyordum. Arkadaşlarım biliyordu. "Kanal 7 diye bir televizyon açılacak, sen oraya geçersen hem örtünebilirsin hem de işini yapabilirsin" Bu o zaman çok mantıklı geldi ve uyguladım.

Ve sertifikalı ilk kadın spiker oldun Türkiye'de. Hatta yabancılar seninle röportaj yaptı değil mi?

Benden önce de vardı ama geri plandaydılar. O dönem oraya geçtikten sonra şunu farkettim. Hem bu prototip içinde hem de mnedyada bu şekilde var olunamaz. Çünkü o islami kriterlere uygun değil bir kere.

Neden uygun değil? Ekranda görünmek mi?

İncelediğinizde bana göre uymuyor. Nu işi yapıp çeşitli insanlarla vakit geçirmek zorundasınız. Ya işi tercih edersiniz ya da olmak istediğiniz yolda ilerlersiniz.

İkisi bir arada olmuyor mu?

Bence olmamalı. Çünkü ikisi de birbirine aykırı. Tercihlerde her zaman ortyak nokta doğru olamaz. Tercihler tartışılamaz. Bu noktada olanlar varsa tercih yapacaklar.

Başını örttükten sonra çevre de değişiyor mu? İki tarafı da bilen biri olarak, başını örtünce dışardaki birinin bakışı farklı mı oluyor?

Hiç böyle hissetmedim. Şu anki yaşam biçimim neyse o zamanki de oydu. Yaşam biçimimi örtüyle bağdaştıramadığım için..

O yaşam biçimi neydi de örtüyle bağdaşmadı?

Bu mesleği yapıp da siz başörtülü ve o kisve altında yaşayan biri olduğunuzu iddia etmemelisiniz.

Peki herhangi bir meslek yapılabilir mi başörtüsüyle?

Yapılabilkir. O konuda kimseye bir şey diyemem.

Başı örtülü birinin yapabileceği en iyi şey evde oturmak mı?

Bu konu çok sancılı ve kişisel tercihlere kalmış bir şey.

Ben şunu merak ediyorum. Medya mı uygun değil sadece?

Bilemem çünkü bu şekilde çalışmaya devam edenler de var. Onlar için de o doğru.

Bir röportajında "Düşündüğümü, hayal ettiğimi bulamadım" demişsin başını kapatınca. Ne hayal ediyordun?

Bu röportajdan sonra bu süreç başlamıştı. benim yaşam biçimim içinde okudukarlımla yaşadıklarım arasındaki tezatlık hayal ettiğim şeyleri bana göstermedi.

Bu sektörde hem örtülü hem bu mesleği yapan biri olarak kademe kademe iş yapamayacağımı düşündüm. Sorumlukları yerine getirme ve para kazanma içindi. Bireysel devrim diyorum ben buna.

Başını açtığın gün bir yabancılık çekmedin mi? Ait olduğun gruba ihanet ettiğini hissettin mi?

Ait olduğumu hissetmiyorum. Kendi kararlarımı aldım.

Aforoz edilmekten korktun mu?

Ben o dönem sadece o kitleyen hitap eden programlar yaptım. Öyle düşünen insanlara program yapıyordum. Çevrenizde o insanlardan oluşuyor. Onlar tarafında afaroz edilmiş hissettim.

Kanal 7'den niye istifa ettin?

İşimi yapmak istiyordum.

Başını açınca yapamayacak mıydın?

Hayır, yapanlar var. Siz miyadınızı tamamladıktan sonra...Bu iş böyle bir iş. Dolayısıyla yenileri devam ettirecekti. Benim orada yapabileceklerim o kadardı. Ben her şeyi denemiştim. Sabah programı, çocuk programları.

Türbanlı fotoğrafları hiç göndermedin..

Gerek yok.

Benim de nefret ettiğim fotoğraflarım var.

Onun gibi bir şey.

Başörtüsünü çıkardıktan sonra tepkiler aldın mı?

Emine Beder ile bir TV programından sonra Kanal A'ya başladım o sürede TV'de iş yapmadım. TV ile birebir ilişkim olmamıştı bir süre.

Başını açarken birinden destek aldın mı? Fetva gibi..

Kendi içsel durumunuzu rahatlatma adına psikoloğa gidersiniz. O sürede fetva almalar vermelr vardı. Rahatlamak için istemesem de fetva aldım. Ben böyle bir şeyi uyguladım. O dönem için rahatlatan bir şeydi.