Kübra Doğru'ya tehditler yağdı
Bir kadının o görüntülerinden nefret etme hakkı yok mudur? Balçiçek Pamir yazdı.
Bir kadının geçmişteki görüntülerini beğenmeme hakkı yok mudur?
Türkiye’nin ilk türbanlı spikeri olarak tanıdığımız Kübra Doğru’dan bahsediyorum.
Geçen hafta Söz Sende’de neden örtünmeye karar verdiğini ve sonra neden başını açtığını anlattı. Anlattı, olay oldu. Önce küfürler duydu, ardından ciddiye almasını gerektirecek tehditler aldı. Neden? Türbanlı görüntüsünden hoşlanmadığını açıkladığı için.
İş yerindeki durumu ise meçhul.
Bu mudur demokrasi?
Humeyni’yi sevip Atatürk’ü sevmediğini söyleyenler için anlayışlı olacağız…
‘Cumhuriyet travma yaratmıştır’ diyene gülümseyeceğiz…
Kendi adıma yapıyorum aslında.
Şaşırıyorum, bazen dehşete düşüyorum (Babacan’ın Müslümanlar da dinini rahat yaşayamıyor sözünde yaşadığım gibi)
Yine de yargılamıyorum, keskin hükümler vermiyorum .
Zor bir dönemden geçiyoruz, sağduyu lazım diye düşünüyorum.
Sakin olmalıyız diyorum. Diyorum da nereye kadar?
30 yaşında bir genç kadın düşünün.
Başını açtığı için neredeyse linç edilecek.
Niye?
Çünkü türbanlı görüntülerini görmekten hoşlanmıyor.
Olabilir. Kime ne?
Programı hazırlarken Kübra’nın başı kapalı görüntülerini istedik. Yollamadı. Araştırmalarımıza rağmen bir türlü bulamadık. (Bazı internet siteleri başkasının fotoğrafını yayınlıyor, benden uyarması!)
Canlı yayında sebebini sordum. ‘Gerek yok’ dedi. Üsteledim. Çünkü türbanıyla ilgili, burada tekrarlayıp başını daha fazla derde sokmak istemediğim, cümlelerini duyup şaşırmıştım. ‘Herkesin nefret ettiği geçmiş görüntüleri vardır’ dedim. ‘Onun gibi bir şey!’ dedi. ‘Örneğin ben vatkalı fotoğraflarımdan nefret ediyorum’ dedim. ‘Aynen öyle işte’ dedi.
Bu mudur suçu yani?
Kadın sanki bütün türbanlılardan nefret ediyorum demiş.
Kendisini artık o görüntüde görmekten hoşlanmadığını söylemiş o kadar.
Üstelik bunu cesurca çıkmış açıklamış.
Nasıl bir gün Fatih’e gidip bir başörtüsü alıp başını örttüyse bir başka gün çıkarıvermiş.
Kübra yaşadıklarının arkasında duran, ‘Doğru mu bilemem bu benim seçimim’ diyen güçlü bir kadın. Sevmeyebilir, takdir etmeyebilirsiniz ama saygıyı hak ediyor.
Okuduklarımla yaşadıklarım tezattı
Kübra’nın yayında söylediği çok daha önemli şeyler vardı. Gözden kaçtı.
Meraklısına hatırlatıyorum.
-Başını örttükten sonra çevre de değişiyor mu? İki tarafı da bilen biri olarak, başını örtünce dışarıdaki birinin bakışı farklı mı oluyor?
-Hiç böyle hissetmedim. Şu anki yaşam biçimim neyse o zamanki de oydu. Yaşam biçimimi örtüyle bağdaştıramadığım için açıldım zaten.
-O yaşam biçimi neydi de örtüyle bağdaşmadı?
-Bu mesleği yapıp da siz başörtülü ve o kisve altında yaşayan biri olduğunuzu iddia etmemelisiniz.
-Peki herhangi bir meslek yapılabilir mi başörtüsüyle?
-Yapılabilir. O konuda kimseye bir şey diyemem.
-Başı örtülü birinin yapabileceği en iyi şey evde oturmak mı?
-Bu konu çok sancılı ve kişisel tercihlere kalmış bir şey.
-Ben şunu merak ediyorum. Medya mı uygun değil sadece?
-Bilemem çünkü bu şekilde çalışmaya devam edenler de var. Onlar için de o doğru.
-Bir röportajında "Düşündüğümü, hayal ettiğimi bulamadım" demişsin başını kapatınca. Ne hayal ediyordun?
-Bu röportajdan sonra bu süreç başlamıştı. Benim yaşam biçimim içinde okuduklarımla yaşadıklarım arasındaki tezatlık hayal ettiğim şeyleri bana göstermedi. Bu sektörde hem örtülü hem bu mesleği yapan biri olarak kademe kademe iş yapamayacağımı düşündüm. Sorumlukları yerine getirme ve para kazanma içindi. Bireysel devrim diyorum ben buna.
NE ÖĞRENDİM?
Geçici olduğunu düşündüklerimiz gerçekte asılların vazgeçilmezleridir















