Mide küçültme mi? Özgüven büyütme mi?

11.03.2018 - 02:07 | Güncelleme:

Haber bültenleri ve sosyal medya, kilo veren insanların ‘başarı hikâyeleri’ ile dolu. Kilolular ameliyatlı ya da ameliyatsız kilo veriyor ancak zayıfladıktan sonra özgüvenleri tavan yapıyor. Hayatlarında radikal değişikliklere gidiyorlar; boşanmak, eski dostlarla görüşmemek, yaşadığı şehri değiştirmek ya da eski sevgililerinden intikam almak gibi...

Dev bir mermer masanın etrafında 6 kadın oturuyorduk. İçeriye biri diyetisyen, biri yaşam koçu iki fit kadın girdi, “Bu kilolardan kurtulacaksınız, birlikte başaracağız ama önce kendinizi tanıtın” dedi. İlk bana döndü, ağzımdan sadece “Sağlığımdan endişe ediyorum” çıkıverdi. Hemen yanımdaki sarışın ve epey bakımlı kadın gözleri yaşlı konuşmaya başladı, “Ben özel bir şirkette yöneticiyim. Sunum yapmaya kalkarken sandalyelerin arasından geçemiyorum. İstediğimi giyemiyorum, çalışanlarım bana saygı duymuyor” dedi. Başta çok üzülmüştüm ancak aynı kadın 30 dakika sonra diyetisyenle iki kaşık bulgurun pazarlığını yapacaktı. Bu ilginç toplantı birden iç dökmeye dönüştü. 24 yaşında, aynı kiloda olduğum kız sürekli saçını düzelterek kilo verme nedenini anlatmaya başladı: “Kilo verebilirsem 4 ay içinde nişanlımdan ayrılacağım. Çok kıskanç! Ama başaramazsam evlenmek zorunda kalacağım çünkü bu kiloda kimse bana âşık olmaz. Vallahi kızlar bana acil yardım etmeniz gerekiyor...” Bu kadar hikâye dinledikten sonra benim kilo verme amacım çok basit kaldı. 1 ayda 8 kilo vermiştim ancak istediklerimi yiyemediğim ve kararları ben alamadığım için çok mutsuz oldum, bıraktım. Diğer kadınları soracak olursanız; kimisi başardı, kimisi de Deniz Seki’nin yaptığı gibi doktordan çürük kâğıdı isteyip mide ameliyatı olabilmek için daha çok kilo aldı. En nihayetinde zayıfladılar ve dediklerini de bir bir yaptılar... HT Pazar'dan Ece Ulusum'un haberi...

2016’DA 16 BİN MİDE AMELiYATI YAPILDI
Bunları çok uç örnekler olarak düşünmeyin, tüm dünyada kilo verenlerin hikâyesi, ‘başarı öyküsü’ olarak anlatılıyor. Instagram ameliyatlı ve ameliyatsız kilo veren fenomenlerle dolu. Etrafınıza bir bakın, sizin de sağınız solunuz ya diyettedir; ya mide küçültme ameliyatı olmayı düşünen ya da olanlarla doludur. Rakamlar da bunu gösteriyor. Amerikan Metabolizma ve Bariatrik Cerrahi Derneği’nin verilerine göre 2015’te ABD’de 196 bin mide küçültme ameliyatı yapıldı ve bu oran her yıl yüzde 5 artıyor. Türkiye’deyse SGK verilerine göre 2015’te 9 bin 500 kişi mide küçültme ameliyatı oldu. 2016’da özel hastanelerle birlikte bu sayı 16 bini aşmıştı. 2017 rakamları henüz açıklanmadı ama sayının gittikçe arttığını tahmin etmek zor değil. Diyette olan kişilerin bir istatistiği tutulamıyor elbette ama Youtube’a Türkçe ‘nasıl kilo verdim’ yazdığınızda 17 bin; İngilizce yazarsanız 18 milyona yakın sonuç çıkıyor. Peki bu hırs niye? Hızla kilo vermek isteyenlerin çoğu, aynı şeyi hayal ediyor: Kilo verdiğinde tüm dertlerinden kurtulacağını, bu zamana kadar yapamadıklarını yapacağını ve herkese kendini kanıtlayacağını... Yani intikam... Oysa sağlık daha önemli değil mi! Yaşam kalitesi, yokuş çıkarken nefesin kesilmemesi, diyabet riskinin azalması... Bunu söyleyince “Eh tabii onlar da var” deyip geçiştirenler çok.

64 yaşındaki Arif Baydak, 135 kiloyken uyku apnesi ve kalbindeki ritim bozukluklarından dolayı mide küçültme ameliyatı olmuş. Baydak, “Neşeli bir kiloluydum, aklımda hep kilo vermek vardı ama sağlık sorunlarım ortaya çıkana dek ameliyatını düşünmemiştim” diyor. Şimdi 87 kilo. Psikolojik olarak bir evrim geçirdiğini de söylüyor: “Ne yalan söyleyeyim kiloluyken insanın kalbi çok kırılıyor, bir mağazaya girer girmez satıcı, ‘Size uygun bedenimiz yok’ diyor. Artık bununla karşılaşmıyorum, kendime güvenim çok arttı. Kiloluyken dünyanın sizinle bu kadar uğraştığını anlayamıyorsunuz, belki ondan böyle bir değişim yaşanıyor...”

DENİZ SEKİ AMACINA ULAŞTI, BIÇAK ALTINA YATTI!

 OBEZİTEYE BAĞLI KİŞİLİK DEĞİŞEBİLİYOR
Arif Bey’in bu sözlerine bilim de arka çıkıyor ve çok daha fazlasını ispatlıyor. Aylık bilim dergisi Obesity Reviews’ta 2013’te yayımlanan 7 akademisyenin ortak çalışması ‘Obezitenin Gelişimi ve Sürekliliği ile Kişilik İlişkisi’ başlıklı makalede kişiliğin obezite riskiyle bağlantılı olduğu yazıyor. “Araştırmaya katılan 19 obez kişide dışadönüklük, tepki verme eğilimi, uyumluluk, göreve bağlılık gibi özellikler kilo verdikçe değişkenlik gösterebiliyor.” Bu radikal kararlar almaya kadar gidiyor. Lotus Obezite Cerrahisi Merkezi’nden Klinik Psikolog Merve Saraçoğlu, bu durumu şöyle açıklıyor: “Mide ameliyatı sonrası kişiler, incelen bedeniyle hayatını değiştirecek kararlar alabiliyor. Boşanmak, aniden evlenmek, işten ayrılmak, şehir değiştirmek gibi... Bunun altındaki psikolojik sebeplere bakacak olursak genelde çevresel faktörlerin etkisiyle küçük düşme, bedeninden utanma gibi durumlar var. Ayrıca aldatılma, sözlü taciz, aile/çevre baskısı ve görsel medyanın etkisiyle toplumda oluşan ‘Zayıflık güzeldir’ algısı da bunlara neden olabiliyor.” Psikoloğun bu verdiği örnekleri kilo verip sosyal medyada fenomenleşen kişiler ya da ünlülerde çok sık görmüyor muyuz? Kimiler durumu kendine tapmaya, kendisiyle alay eden kişilerden intikam almaya kadar vardırabiliyor.

İnsanlar her gün yemek yemekle ilgili yaklaşık 200 karar alıyor ve bunların küçük bir bölümünün farkına varabiliyor.

‘SENİ SEVEBİLİRİM AMA KİLOLARINI SEVEMEM’
Kişisel blogların yer aldığı site Medium’da kilo verme sürecini anlatan bir kullanıcı, zayıfladıktan sonraki fotoğraflarını paylaşıp hikâyesini yazmış. Yazıdaki bir bölümü olduğu gibi aktarıyorum: “Deliler gibi flört ettiğim kişiyle işler ciddiye binmeye başlayıp ilişkiyi sonraki aşamaya geçirmeye karar verdiğimizde (kızın) bana söylediği cümle şu oldu: ‘Üzgünüm seni sevebilirim ama kilolarını sevmek zorunda değilim.’ 2017 Ocak sonunda (Kilo verdikten sonra), kilolarımı sevmek zorunda olmadığını söyleyen kişinin yatağındaydım. Biraz intikam biraz ego, adına ne derseniz. Bir gol daha atmıştım.” Eski sevgiliye ya da eşe ‘neler kaybettiğini’ kilo vererek gösterip pişman eden pek çok ‘eski şişman’ var. Kilolu eşiniz dostunuz varsa ihtiyatlı davranın, intikam diyetinden nasibinizi almayın.

KROMOZOMA BAK, AMELİYATTAN SONRA KAÇ KİLO VERECEĞİNİ GÖR
Amerikan İnsan Genetiği Dergisi’nde yayımlanan bir araştırmaya göre, 15’inci kromozom üzerinde bulunan DNA dizisi varyasyonu sayesinde mide küçültme ameliyatlardan sonra kaybedilecek kilo miktarını kısmen tahmin edebilmek mümkün. Bu bulgular, mide küçültme ameliyatlarının kime yararlı olacağını belirleyip başarısızlıkla sonuçlanacakları önleyebiliyor. Böylece sırf mide ameliyatı olma eşiğine gelebilmek için daha fazla kilo alan, kolaya kaçan insanların sayısı azalabilir. Zira bu ameliyatlar ölümcül boyutlara ulaşabiliyor. Bu tür ameliyatların maliyetleri 6 bin TL’den 50 bin TL’yi bulabiliyor.

'İNSANLAR BİR SORUN YAŞAMADAN DİYETİSYENE GİTMİYOR'

Diyetisyen Ezel Kavadar
Size kilo vermek için gelen kişilerin ruh hali nasıl oluyor?

Kilo problemi olan insanların çoğunun psikolojik sıkıntıları var. Daha doğrusu kendisiyle barışık insanlar diyetisyene gitmiyor. Bir sorun yaşadıktan sonra bize geliyorlar. Her ne yaşadıysa 1 ay içinde tüm kilolarından kurtulmak ister, yıllardır kilolu değilmiş gibi... Bu da stres hormonunun çok aktif çalışmasına sebep oluyor. Ancak stres hormonu da vücudu kilitleyerek kilo kaybını yavaşlatıyor.

Kilo verdikçe ruh halinde nasıl değişimler oluyor?
Özgüvenleri fazlasıyla artıyor. Zayıf bir insanın özgüvenine göre daha çok özgüvenli oluyorlar. Kilo verdikten sonra kendisini daha yukarıda görebiliyor.

Danışanlarınıza ameliyatı önerir misiniz?
O alanda da çalıştım. Asıl psikolojik sıkıntısı olan kişiler, süper (morbid) obez olanlar. Sağlıklı kişilerse tamamen sağlam organını küçültüyor. Kilo vermek için pek çok yol denendikten sonra son çare olarak ameliyat tercih edilebilir. Hiçbir yolu denememiş kişilere önermiyorum.

Diyet yapmak kolay bir şey mi?
Kesinlikle değil. Gerçi diyete göre de değişir. Diyetin kelime anlamı bedel ödemektir. Bedel ödemek de kolay değildir. Diyet yaşam tarzı haline getirilirse, daha kolay hale gelebilir.

KİLO VERENLER ANLATIYOR

Kilo vermeyi başaran, sosyal medyada binlerce takipçisi olan kadınlara kilo verme süreçlerini ve sonrasındaki değişimlerini sorduk. Radikal değişimler konusunda daha ihtiyatlılar ancak psikolojik değişiklikler olduğunu kabul ediyorlar.

Merve Taşkıran: İnsanlar bana daha çok saygı duyuyor
“34 yaşımdayım ve son 10 yılımı obez olarak geçirdim. Yani bir kadının özgürlüğünü ilan ettiği yaşlar. Kilo vermeye de özgürlüklerimin kısıtlanmasına daha fazla tahammül edemediğim için başladım. Ailem, arkadaşlarım ve eşimden çok fazla destek aldım. 42 kiloyu yaklaşık 8 ayda tamamen sağlıklı beslenme ve sporla verdim. Bu sürede hayatımda irili ufaklı değişiklikler gerçekleşti. Tüm gardırobum değişti mesela. Dostlarım değişmedi ama yeni tanıştığım insanlarla olan ilişkilerimin değiştiğini gözlemleyebiliyorum. Zor bir süreci başardığım için de çevremdeki insanların bana daha çok saygı duymaya başladığını söyleyebilirim.”

Berfin Öner: Dans kursuna gittim, dalış yaptım
“Uzun süre çeşitli diyetler denedim, verdiğim kiloları tekrar aldım. Bu yüzden obezite cerrahisini tercih ettim. 4 yıldır diyetisyen takibindeyim. Toplam 50 kilo verdim. Hayatım tamamen değişti. Kilolu olduğum için yapamadığım ne varsa yaptım. Dans kursuna gittim, dalış yaptım... İnsanların bana bakış açısı değişti, rahat yürüyorum, rahat nefes alıyorum, istediğim kıyafetleri giyebiliyorum. Toplumun düşündüğünden ziyade insanın kendisiyle barışık olmaması ve sağlığının kilodan dolayı bozulması bence daha da kötü.”

Merve Sernur Çonkarlı: Üzücü olan insanların aşağılamaları
“Uydurma diyetlere başlayıp bırakma sürecimden çok yorulduğum için bilinçlenerek, okuyarak ve deneyip yanılarak kilo vermeye başladım. 47 kilo verdim; diz ve bel ağrılarım yok oldu. Özgüvenle ilgili bir problem yaşamıyordum ancak şimdi kendime olan inancım ve özsevgim arttı. Ama olumsuz yanı da var, hep başkaları tarafından izleniyorum hissi oluştu. Onu da aştım. Kiloluyken daha çok üzücü olan şeyse insanların söylemleri ve aşağılamaları.”

İLİŞKİ DURUMUNUZ SİZİ ŞİŞMAN GÖSTERİYOR OLABİLİR
Akademik çalışmaların yer aldığı Eating Behaviors’da, 2013’te Winsconsin Üniversitesi’nden Dr. Lori Klos ve NYC Cornell Üniversitesi’nden Prof. Jeffery Sobal’ın ilginç bir araştırması yayınlanmış. Evli ve birlikte yaşayan ya da boşanan kadınların, hiç evlenmemiş kadınlara göre kendilerini olduklarından daha kilolu gördükleri ortaya çıkmış. Ayrıca daha çok diyet yaptıklarını söylemişler. Erkeklerde ilişki durumu, kilo konusunda çok da etkili değil.

2015 yılında ABD’de 196 bin mide küçültme ameliyatı yapıldı ve bu oran her yıl yüzde 5 artıyor.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ