Ölümsüz bir aşk uğruna kurulan şehir: Odessa!

17.05.2018 - 17:34 | Güncelleme:

Yıl 1794... Rusya ile Osmanlı ordusu arasında devam eden savaşın yarattığı kargaşayı önlemek için Dük Richelieu komutasındaki Rus ordusu, Odessa’nın bulunduğu Novososiya bölgesini ele geçirir. Katerina Odessa adını verir, Kuzey Karadeniz’deki bu küçük kıyı kasabasına. Ve kentin hikâyesi böyle başlar

Levent Özçelik, HT Cumartesi'de Odessa'yı kaleme aldı. Odessa ile ilk randevumuz, serin bir yaz gününün öğle üzerinde gerçekleşiyor. Karadeniz’den güneye doğru ilk kez bakacağım... Uçaktan indiğimde karşılaştığım manzara karşısında hissettiğim duygu tam anlamıyla bir şaşkınlık; kamyon, traktör arası bir şeye benzetebileceğim bir taşıtla bizi havaalanından gümrüğe “taşıyorlar”. “Ben neredeyim?” diye soruyorum kendi kendime... Odessa’da, havaalanı şehir merkezine oldukça yakın. Yol boyunca gördüklerim şehir hakkında ufak ipuçları veriyor; eski, fakat görkemli binalar, geniş kaldırımlar, Rusya’nın hemen her yerinde karşılaştığımız heykeller art arda sıralanıyor...

Buradaki günlerimizde bizi misafir edecek yer, şehirle aynı adı taşıyan, Karadeniz’in hemen kıyısında, her iki yanında Odessa limanının yer aldığı, sırtı şehir merkezine dönük, şehir için bir hayli yeni bir otel. Otelin önündeki minik köprüyü geçip meşhur Potemkin Merdivenleri’ne, oradan da şehrin kalbine yürüyerek ulaşılabiliyor. Merdivenler 1835-1842 yılları arasında inşa edilmiş. 192 basamaktan oluşan yapı, Dük Richelieu’nun Karadeniz’i elinde kâğıtlarla selamlayan büstünün önünden Karadeniz’e kadar uzanıyor.

BUDAPEŞTE'YE NE ZAMAN GİDİLİR? BUDAPEŞTE GEZİ REHBERİ

Elimde fotoğraf makinesi, sırtımda çantamla yola koyuluyorum. Potemkin Merdivenleri’ni ardınızda bırakarak şehri keşfe başladığınızda küçük parklar, ihtişamlı şık binalar, parke döşeli sokaklar, caddeler, heykeller size yol boyu eşlik ediyor. Parklarda ve sokaklarda keman, flüt ya da Çello çalan Odessalılar da şehirle özdeşleşmiş.

BAKÜ GEZİ REHBERİ

Şehir merkezine geldiğinizde kendinizi alışılmadık bir hareketliliğin içinde buluyorsunuz. Kaldırımlara yayılan kafeler, geniş caddeler, mağazalar Odessa’nın giderek Avrupalılaşan yüzünü gösteriyor. Hayat her şehirde olduğu gibi Odessa’da da merkezde akıyor. Sıcakkanlı insanlar Odessalılar, Moskova’da karşılaştığınız tipik Ruslar pek yok, soru sorduğunuzda ya da yardım istediğinizde herkes güler yüzlü davranıyor.

MASMAVİ DENİZ, YEMYEŞİL PARKLAR

Odessa’da Deribasivska Caddesi’nde yer alan mekânlar dolup taşıyor. Eğlenmeyi ve dans etmeyi çok seviyor Odessalılar.

Odessa aynı zamanda önemli bir kültür şehri. Avrupa’nın Viyana’dan sonraki en büyük ikinci tiyatro salonu Odessa’da bulunuyor. Dolayısıyla, bize oldukça yakın bir mesafede olan bu güzel şehri, vakit ayırmaya değer bir yer olarak tanımlayabiliriz. Eğer yaz mevsimindeyseniz, denize girip bol bol güneşlenebilir, en meşhur tiyatrosu Opera House’da bir oyun izleyip Potemkin Merdivenleri’ni, oradan parkları, sonra da Lanzheronivs’ka, Puşkin, Deribasivska caddelerine uzanıp mağazaları, kafeleri gezebilirsiniz. Karadeniz’e doğru gidip uzaklara baktığımda Odessa daha bir yakın geliyor şimdi bana. Seyahat sonrası bu şehir, masmavi denizi, geniş caddeleri, yeşil parkları çağrıştırıyor bende. Ölümsüz bir aşk uğruna kurulan Odessa, belleğimin kent galerisinde artık.

ST. PETERSBURG'UN GEZİLECEK YERLERİ

NOT EDİN!

- Geceleri bilmediğiniz sokaklarda yalnız başınıza dolaşmayın. 

- Dünyanın en büyük ikinci opera binası olan Opera Binası’nı mutlaka görün. 

- Borç çorbasını tatmadan dönmeyin! 

- Revü gösterilerini merak ediyorsanız Amsterdam’a gidin. 

- Motor turlarına katılın ve 20 km. uzunluğundaki Odessa sahilinin güzellikleriyle tanışın. 

- Kafe ve sokak müzisyenleriyle ünlü caddelerde dolaşın. Fotoğraf makineniz yanınızdaysa güzel kareler yakalayacaksınız.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ