BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Tam 30 yıl önce geleceği tasvir eden Blade Runner çıktığında ülkemizde VHS kaset satışları patlamıştı. Filmdeki uçan arabaları 2000’li yıllarda kullanmanın hayalini kurmuştuk. O günler geldi ama bugün ortada ne o filmdeki gibi gelecek var ne de VHS kaset... Ama Blade Runner 30 yıl sonra geri döndü, üstelik yine gelecekte geçen bir hikâyeyle. Bu sefer yıl 2049... Şimdi de Los Angeles Polis Teşkilatı’nın yeni bir Blade Runner’ı olan Memur K, toplumdan geriye kalanı kaosa sürükleme potansiyeline sahip, uzun zamandır üstü örtülü bir sırrı açığa çıkarır. K’nın keşfi onu, Los Angeles Polis Teşkilatı’nın 30 yıldır kayıp olan eski bir Blade Runner’ını bulma görevine iter. Bilin bakalım o kim? Harrison Ford! Arayan android polis de Ryan Gosling... Film adeta bir yıldızlar geçidi; ikiliye Ana de Armas, Sylvia Hoeks, Robin Wright, Mackenzie Davis, Jared Leto gibi isimler eşlik ediyor. Senaryosu Hampton Fancher ve Michael Green’e, hikâyesi Fancher’a ait olan, karakterleri Ridley Scott imzalı “Do Androids Dream of Electric Sheep”e dayanan filmi Denis Villeneuve yönetti. Yönetmen işe kendine şu soruyu sorarak başlamış: “Bir insanı tanımlayan şey nedir?” O yüzden bu aksiyon dolu film sadece görsel bir şölen değil, hayatı sorgulamaya iten unsurlar da sunuyor. Yönetmen şanslı, artık bu filmi yapabileceği teknolojinin neredeyse sınırı yok, hele 1982 ile kıyaslayınca... Star Wars’taki Han Solo dönüşünden sonra yine eski bir karakteriyle karşımıza çıkan Ford, sorularımızı yanıtladı. HT Pazar'dan Arda Aşık'ın röportajı...

Blade Runner’ın etkisine dair hisleriniz neler?

Şok edici şekilde yeni ve cesurdu. İşin önemli bir parçası olduğunu düşünmüştüm. İzleyicinin nasıl tepki vereceğini kestiremiyordum. Birkaç test gösterimi yaptık ve filmi test seyircisiyle gördüm.

Filmin kitlesel çekiciliğinin altında ne yatıyor olabilir?

Ridley Scott müthiş yetenekli, hep böyle düşündüm. Fakat yine de onunla birkaç noktada iyi güreştim. Ve mutluyum sonuçtan. Gerçi Ridley’nin Deckard’ın yanına, origami imgeleriyle uyuşan bir varlık olarak geldiğini düşünüyorum. Ve bunun benim karakterim için daha az ilginç olduğunu düşündüm. İzleyicilerin duygusal bir bağ kurabilmesi için o insani karaktere sahip olması gerektiğini düşündüm. Ama itiraf ediyorum ki önyargılı davrandım.

Blade Runner’dan unutamadığınız anılar neler?

Zordu, gerçekten zor bir çekimdi. Uzun sürdü. Bir bakıyorum eve ancak güneş doğarken dönüyorum. Warner Bros. Stüdyoları’nda 50 gece yağmur yağdı. Aydınlatma karmaşıktı, o yüzden epey beklemek zorunda kaldık. Böyle anılar... 

‘RYAN GOSLING MÜTHİŞ BİR SANATÇI’

Bu rolü tekrar oynama konusunda herhangi bir endişeniz var mıydı?

Hayır. Daha doğrusu, yaptığım her film hakkında endişelerim var. Her film farklıdır ve her birinin zorluk derecesi vardır. Ve işi kabul ettiğiniz anda en iyisini umuyorsunuz. Bu sırada birlikte çalıştığınız insanlar yaptıklarınızı değerlendirecek. Ve hatta bu filmle onların hırslarına ulaşmalarına yardımcı olacaksınız.

Yeni filmin senaryosunu okuduğunuzda ilk izlenimleriniz nelerdi, gözünüze neler takıldı?

Ryan Gosling için iyi bir bölüm olduğunu düşündüm. Onun kısmını, üreticilere ve daha sonra varsayılan yönetmene teklif etme konusunda cidden çok hevesliydim. “Evet, biliyoruz, biz de bunu düşündük.” dediler. Bu beni çok mutlu etti. Ryan’la çalışmaktan büyük keyif aldım. Bence müthiş bir sanatçı ve çok dikkatli. Ortak tutkumuza müthiş bir katkı yaptı.

Blade Runner 2049’un dünyası şu an nasıl?

Aslında biraz daha küçük! Dünya üzerindeki yaşam, gezegenin yüz yüze olduğu çevre sorunları yüzünden çetin olmaya devam ediyor. Ve sosyal konularda durum aynı. Dolayısıyla olası bir geleceğin korkunç ama çok ilginç bir portresini görmeye devam ediyoruz.

Biri size bu filmin konusunu sorsa hikâyeyi birkaç cümleyle nasıl tanımlarsınız?

Bu film sadece benimle ilgili derim! (Gülüyor.) Birkaç cümleyle nasıl tanımlanır? Ben bir şeyleri adlandırmada iyi değilim. İnsanların bir filmi çok fazla bilgileri olmadan izlemeye gelmelerini seviyorum. Ne göreceklerine dair büyük bir hevesleri olmadan... İnsanların bir filmi deneyimleyebilmelerini istiyorum ve elbette bunu hissetmek.

30 yıl sonra çıkıyor karakter. O zamandan beri karakteriniz ne yapıyordu?

Ne yaptığı, nerede olduğuyla ilgili birtakım düşüncelerim var ama onları çok kullanışlı bulmadım. Zaten yaptıklarının mantık çerçevesinde sıkışmasını, önüne bir engel çıkmasını istemedim. Bir başka deyişle, ne yapmış olabileceğini öngörmek istemedim. Çelişkili olabilirdi. Deckard saklanmaktaydı ve son filmden bu yana trajik olaylar yaşadı. Böylece bulunması iyice değere bindi. Ancak ayrıca, sahip olduğu sırları koruduğundan suçlanıyordu. Bu sırları saklamakta da ahlaken zorlandı. Kendini yok etti. Kimsenin gitmesini beklemeyeceği, tehlikeli bir yere gitti. Ve bence ciddi şekilde yalnız bir yaşam sürüyordu.

Blade Runner 2049’daki tanışmamız nasıl olacak peki?

Ryan’ın karakteri tarafından izi sürüldü ve bulundu. Benim karakterim çözülmesi gereken bir sırrın anahtarı.

Denis’le ilk tanıştığınızda neler oldu? Henüz tanımadığınız karaktere bir şey eklemek istiyor muydu?

İlginç görüşmelerdi. Filmlerini izlemiş ve hayran kalmıştım. Blade Runner’la ne amaçladığını bilmiyordum ve ben onun filme olan hırsının derinliğini anlamaya başlamadan biraz önceydi. Kendisi için cevaplara zaman ayıran, çok sakin, düşünceli ve zeki biri.

Orijinal filmde kullandığınız silahı tekrar yaptılar, değil mi?

Evet. Harikaydı. 30 yıl aradan sonra aynı karakteri oynamak eğlenceli bir şey, yani bununla hiçbir problemim yok. 30 yıllık aradan sonra Han Solo’yu tekrar ziyaret ettim. Bir bakıma eski kıyafetler hâlâ üstüme oluyor, bu mutluluk verici. Bu benim için bir uğraş değil, oldukça eğlenceli.

‘HİÇBİR ZORLUK YAŞANMADI’

 K’nın Decard’la ilk buluşması nasıldı?

Bence orada bir karmaşıklığın olduğu belli olacak. İkisi de öteki hikâyeyi bilmiyor. Yani bence ikisinin de birbirine karşı zaafları ve zayıflıkları var. Zaten ortada bir yanlış anlaşılma ve ilişkilerini sekteye uğratan bir şeyler var. Yine de ikisi arasındaki enerji çok ilginç. Benim için buradaki en değerli şey, ortada duygusal bir durumun olması. Ve özellikle de fütüristtik bir dünyada. Bence duygusal insan ilişkileri görmek seyircinin filmle etkileşim potansiyelini artırıyor.

Bu filmdeki en büyük zorluk neydi? 

Hiçbir zorluk olmadı. İyi planlandı, iyi uygulandı, çalıştığım herkes birlikte olmaktan zevk aldığım insanlardı.

Ridley ile yeniden bir araya gelmek nasıl bir his?

Eğlenceliydi. Parlak zekâ. Çabuk. Entelektüel olarak, onunla proje hakkında konuşmak çok eğlenceli. Sorumluluğunu başkalarına devretmekte oldukça cömertti. Onu tekrar görmek harikaydı. Onunla yemeğe gitmek eğlenceliydi. Arkadaşlığımızın tadını çıkarıyorum.

Blade Runner 2049’da bugün sahip olabileceğimiz herhangi bir teknoloji var mı?

Hayır. Biliyorum bana şu uçan arabalarla ilgili bir şeyler soracaksınız ama gerçekten verecek bir cevabım yok.

Filmdeki gibi sizi daha sağlıklı hale getirmek için kullanılan biyoteknolojik maddelerden herhangi birini gerçekte de kullandınız mı?

Orijinal parçalarım hâlâ yerli yerinde. Dolayısıyla yeni vücut parçaları için yapılan yeni bilimsel buluşlardan yararlanmak zorunda kalmadım. Eminim bir diz ya da kalçaya ihtiyacım olduğunda vaktim gelecektir. Ama şu an orijinal parçalarlayım.

Film için umutlarınız neler?

İzlenmesi... Ryan Gosling’in izleyici çekmeye devam edeceğini umuyorum. Onu beladan uzaklaştırarak muazzam başarısından sonsuza dek yararlanabiliriz.

SylvIa Hoeks

‘Böyle bir aksiyon yaşamadım’

Karakterinde ilginç bulduğun şey nedir?

Bu role dair her şey ilgimi çekiyor. Başta sıkıcı değil. Yarışta en iyisi olmak ve öyle kalmak için yarışan genç, güçlü ve başarılı kadın.

Ryan’la çalışmak nasıl, K’nın rolüne neler kattı?

Onunla çalışmak bir seyahat gibi. Bu rolü kapıp o ve Harrison’la çalışma şansı kazandığıma çok sevindim. Ryan, sete saygınlık katıyor. Dublörler dahil herkese destek oluyor. Gerçek bir takım oyuncusu. Pozisyonunu sadece aktörlükten ibaret görmeyip herkesi kaldırabilen pratik birisi. Sete sevgi katıyor ve bu bulaşıcı.

Ya Harrison Ford?

Harrison şakalar yapıp durdu. Yani, çok eğlendik! Denis ve ben Harrison’ın söylediği her şakasında kriz geçiren iki küçük çocuk gibiydik.

Bu filmde sizin için en büyük zorluk neydi?

Aksiyon sahneleri. Çünkü aktris olarak hiç böyle bir aksiyon yaşamadım. 6 ay antrenman yaptım, artık çok daha güçlüyüm.

Filmle ilgili en iyi şey nedir?

Çocukken hep oyuncu olmak istemişimdir. Ne kadar utangaç olsam da hayalperesttim. Böylesine sihirli hissettiren ve yeteneği barındıran bir filmde oynamak. Bu hep istediğim şeydi. Bu insanlardan çok şey öğrendim. Muazzam bir deneyimdi çünkü sette herkese büyük saygı vardı. İnsanların en iyilerini vermelerini seviyorum. Çalışkan insanların en iyilerini yapışını görmek benim için çok önemliydi.

Jared Leto 

‘Harrison benim kahramanım’

Yeni Blade Runner’ın dünyasından bahseder misiniz?

Birçok travmadan geçen dünya yeniden inşa ediliyor. Ama bunu zar zor yapan bir dünya var. Harrison, Ryan, Denis, Ridley ve kalan herkesle çalışma deneyimine eriştiğim çok şanslı ve gururlu hissediyorum. Herkes bir şey yaratmak için müthiş çalıştı.

Harrison Ford’dan bir şeyler kaptınız mı?

Onunla çalışmak mükemmel. O bir efsane, favorilerimden. Çok cömert ve kibar, bana hazırdı. Çok destekleyiciydi. Benim hep kahramanım olmuştur. Harrison’la çalışma fırsatına sahip olmak bir rüyaydı.

Denis’in setteki halinden ve Deakins ve diğerleriyle işbirliğinden bahseder misin?

Denis ilginç çünkü net bir görüşü var. Ama aynı zamanda kendisi hakkında birçok soru soruyor ve tartışıyor. Gerçekten keşfetmek için bir yolculuğa çıkıyor. Bana kalırsa bu, onun filmlerini böylesine eşsiz kılan şey. O bir hayalperest. Geniş bir bakış açısı var...

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000