Sahi Ahmet Kaya niye öldü?

"Kürtçe klip çekmek istiyorum" dediği için toplumsal hayatımızdan kazıdığımız Ahmet Kaya'nın öldüğü gün Diyarbakır'da olan dönemin TOBB Başkanı Fuat Miras "Kürtçe yasağı sona ermeli" dedi

18 Kasım 2008 Salı, 16:21:00Güncelleme: 16:21:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.

“Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan…”

Ahmet Kaya’nın bu şarkısını ilk dinlediğimde sene 1990’dı.

Kıbrıs’ta güzün sonsuz bir sarıya boyadığı Meserya Ovası’nı yara yara, Mağusa’dan Lefkoşa’ya gidiyordum.

Kişisel tarihimde; “Hep sonradan gelir aklım başıma” mısrasını kaç kez mırıldandım hatırlamıyorum ama şimdi toplumsal vicdanımızın da bu mısrayı mırıldanma zamanının geldiğine inanıyorum.

Bu kadarını bile okur okumaz kızıp söylenecekler için son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim…

Ahmet Kaya için sonun başlangıcı olan Magazin Gazetecileri Derneği gecesinde olanları hatırlayan var mı?

Ya da bir gecede radyo arşivlerinden onun şarkılarını sildiren, plakçıların raflarından kaset ve cd’lerini indirten olay neydi?

Çoğu kişi PKK propagandası diyecektir ama değil.

Ahmet Kaya için sonun başlangıcı olan cümle Kürtçe klip çekmek istediğini söylemesidir.

O gece ve bu talep nedeniyle Ahmet Kaya’yı toplumsal hafızamızdan kazımıştık.

Kaderin garip cilvesi ama Ahmet Kaya’nın öldüğü gün Diyarbakır’da olan dönemin TOBB Başkanı Fuat Miras “Kürtçe yasağı sona ermeli” dedi.

Yine kaderin garip bir cilvesi ama Ahmet Kaya’nın ölüm yıldönümünde TBMM’de TRT’nin Kürtçe yayını ile ilgili konuşmalar yapılıyordu.

Bildiklerimiz ile zannettiklerimiz arasındaki farka bakınca bunların pek bir önemi kalmıyor aslında.

Ahmet Kaya’nın anadili Kürtçe değildi desem ya da eşi Gülten Kaya’nın cenaze törenini şova dönüştürmek isteyen PKK’lılarla gırtlak gırtlağa geldiğini söylememin bir manası var mı?

“Ama Ahmet Kaya,PKK’lıların organizasyonlarında sahneye çıktı” diyenleri duyar gibiyim…

Bırakın bir konserde kendi şarkılarınızı okumayı, kaç milletvekilinin ROJ TV’deki programlara katıldığını biliyor musunuz?

Ya da Türk mahkemelerinin sanatçı konser salonu dekorasyonundan sorumlu tutulamaz kararını?

Ahmet Kaya öldüğü yıl, Finansal Forum’da yazıyordum.

12 Eylül kuşağına Attila İlhan, Can Yücel gibi şairleri tanıtan bir adamın bu laneti hak etmediğini yazmıştım.

Ailem: “Seni terörist zannederler, yapma” demişti, okuyanların çoğundan küfür bazılarından da beddualar almıştım.

İki yıl önce Sabah’ta Ahmet Kaya için toplumsal linç hareketini başlatanların kimliklerinden söz etmiştim.

Yazının etkisi büyük oldu, linci başlattığını söylediklerimden birinden; “Vay beni nasıl eleştirirsin” diye küfür dolu bir cevap yazısı gelmişti.

Bunların daha doğrusu o adamların hiç ama hiç önemi yok…

Bu yazıdan sonra bir sürü okurdan şehitleri,gazileri hatırlatan,terörün yüz milyarlarca dolarlık maliyetinden söz eden mesajlar gelecek.

Yaşananların tek ya da büyük sorumlusu Ahmet Kaya ise söyleyecek sözüm yok, haklısınız…

Aksi halde “Hep sonradan gelir aklım başıma,hep sonradan,sonradan” diye mırıldanmayı siz de deneyebilirsiniz…

Bu cümle insanın yüreğine ya da beynine değilse bile vicdanına çok iyi geliyor… 

ozaysendir@haberturk.com

 

Polemik Haberleri

Tüm Polemik Haberleri