Cübbeli Ahmet Hoca'ya sert eleştiri

Prof. Zekeriya Beyaz ve Prof. Muhammet Nur Doğan Fatih Altaylı'ya konuştu

06 Ocak 2010 Çarşamba, 00:05:00Güncelleme: 00:05:00
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.

Fatih Altaylı ile Teke Tek'te bu hafta "Dinde reform" tartışıldı. Prof. Zekeriya Beyaz ve Prof. Muhammet Nur Doğan'ın konuk olduğu programda Cübbeli Ahmet Hoca'nın daha önce Teke Tek'te yaptığı açıklamalar da eleştirildi.

Cübbeli Ahmet Hoca'yı "Deveye boynun neden eğri diye sormuşlar, 'Nerem doğru ki..' demiş. Kendisini fazla tanımam. Saçını ebedi idama mahkum etmiş, sakalını anarşist olacak derecede serbest bırakmış adaletsiz bir adam" şeklinde tanımlayan Prof. Beyaz, şöyle konuştu:

"Anlattığı şeylerin tamamı hadis olarak öne sürülmüş şeyler. Hadislerin hüküm ifade edip etmedikleri ayrı bir araştırma konusudur. İnançla, imanla ilgili konulara hadisle karar verilemez. En hakiki hadis kitabı olarak bildiğimiz kitap, Peygamberimizin ölümünden yıllar sonra yazılmıştır. Son hadisin kaynağı Ahmet Efendi ölmüş, o Mehmet Efendi'den almış o da ölmüş... Dinde, hukukta tek kişinin şahadeti yeterli değildir. Hadislerin içinde çok güzel öğütler var. Ama dinde vahiye dayanan kesin hükümler olması gerekir. Hadisler içinde Kuran-ı Kerim'in çok iyi anlaşılması için güzel metinler vardır. Ondan yararlanılmalıdır. Uydurma hadis bile olsa mana güzelse baştacıdır. Mutlaka hadisler yanlış demek de doğru değildir."

"Hadisler olmazsa din eksik kalır. Alllah kimseye bu dinini tamamlama ya da ondan bir şey çıkarma yetkisini vermemiştir. Hz. Peygamber bir postacıydı. Allah'ın postacısı, elçisi olmak bir şeref değil midir? Hadislerin tamamını reddetmek de doğru değil. Hz. Peygamberin yaşantısını, hikmetli konumunu bize aktaran hadisler elbette bir kaynak olarak çok önemlidir." diyen Prof. Nur Doğan da, Cübbeli Ahmet Hoca'nın dine yaklaşımını eleştirdi ve "Dinin kendisini espri konusu haline getirirseniz, buna 'Dur' denilmelidir." dedi. 

DİNDE REFORM

Prof. Nur Doğan "Dinde reform" konusunda da şunları söyledi: "Allah Resulü'ne gönderilmiş olan Kuran'ın temsil ettiği İslam ile bugün yaşadığımız İslam arasında dağlar kadar fark vardır. Biz zaten İslam'ı değiştirdik, aslına benzemeyen bir şeye soktuk. Biz zaten dini negatif anlamda reforme ettik. Aslı astarı belli olmayan düşüncelerle İslam dininin temel çizgileri kayboldu. İslam bugün bir kültür meselesi haline dönmüştür. Din ile kültür özdeş haline getirilmemelidir. Dinin asıl meselelerini bir kenara koyup  detaylara takılıyoruz."

Prof. Beyaz da, "Form bozulmuştur. Reform, o bozuk düzeni yıkıp aslını ortaya çıkarmaktır. Bu kavram 2. Meşrutiyet döneminde daha çok konuşulmuş, Cumhuriyet döneminde de 60'lardan sonra "Dinde Reform" diye bir dergi çıktı. Çok abuk sabuk şeyler yazıldı. Dolayısıyla bu yayınlar üzerine bu kavram lekelendi. Dolayısıyla "dinde reform" kelimesini kullanacak kimse kalmadı. O günden beri bu kavramı redderiz. Onun yerine dinin içine sokulmuş yanlış şeyleri ayıklamayı tercih ederiz." şeklinde konuştu.