Kürtçe TV varsa okul niye olmasın?
Dilek Sabancı ile bir Abidin Dino sergisine ev sahipliği yapan Mardin'de buluştuk ve sanatı, türbanı, anadilde eğitimi konuştuk
HT PAZAR / Elif KEY
Hayatımda ilk kez Mardin’e uçuyorum. İki saatlik bir uçak yolculuğu. Neyle karşılaşacağımı bilmiyorum. Fotoğraflarından bildiğim Mardin, sapsarı bir kıyafet giymiş, taş binalarına pimapen takmış takıştırmış, illa bir yerlerinin bozulması gerek çünkü! Mardin’i avucunun için gibi bilen rehberimiz Nükhet Everi Hanım’la sokaklarında dolaşıyoruz. Sebebi ziyaretimiz; Mardin’deki Sakıp Sabancı Kent Müzesi’nin bugünlerde Abidin Dino’yu ağırlaması... Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dilek Sabancı da bizlerle, Dilek Sabancı’yla; Mardin halkının müzeye ilgisini, türbanı, anadilde eğitimi konuşuyoruz.
- Mardin’e sık sık geliyor musunuz?
Dördüncü gelişim. İlk kez 2005 yılında geldim, bu müze fikrinin ilk belirdiği tarihti. Sonra temel atmaya geldik, sonra açılış ve bugün de Abidin Dino sergisi için... Her yıl bir sergi açmak istiyoruz Mardin’de ki değişken bir şey olsun.
- Mardin halkının ilgisi nasıl?
Müthiş! Bir yılda 110 bin kişi ziyaret etti müzeyi. Düşünün, çok büyük bir rakam. Çevre illerden de geliyorlar.
- Mardin size ne hissettiriyor?
Burada Araplar, Türkler, Süryaniler bir arada. Musevilerle Filistinlilerin başaramadığını biz başarıyoruz. Dinlerarası birlik burada var. O tarafta hâlâ kan gövdeyi götürürken, bu tarafta yüzyıllardır hep beraber yaşanıyor. Onlar da bu coğrafyada, onlar da Mezopotamya’nın üzerinde; ama onlarda kavga bizde sulh var. Burası çok enteresan, etnik bir yer. Hakikaten de iyi ki burada müze açmışız. Böyle bir iş yapabilmek için bir başka doğru yer de Antakya.
- Sokaklarında Kürtçe konuşulan bir şehirdeyiz.
Siz de Milli Eğitim Bakanlığı’ndan din, dil eğitimleri konusunda müfredat değişikliği istemiştiniz. Her dilden ve dinden çocuğa ortak dersler verilsin istiyorum. Bu dersler, ne kadar küçük yaşta başlarsa o kadar iyi olacağına inanıyorum. Engelli engelsiz, siyah beyaz, bu ayrımcı kavramların ortadan kalkması için bunu istiyorum. Hangi dinden hangi ırktan geldiğimiz bizim elimizde değil. Kimimiz Hıristiyan, kimimiz Yahudi; önemli olan mutluluk ve barış içinde yaşamak, bunu da küçük yaşta eğitimle aşabiliriz.
- Eğitimde anadille ilgili görüşleriniz neler?
Anadilde eğitime inanıyorum. Kürtçe televizyon varsa Kürtçe okul niye olmasın. “Kürdistan” diyeceksiniz? Olsa da olur olmasa da olur. İnsanlara oy hakkı verildiyse, okul hakkı verildiyse, lisanını konuşma hakkı verildiyse, geriye sınırlar kalıyor. O da o kadar önemli değil, verilse de verilmese de olur. Onlar için çok önemli gibi gözüküyor, ama siz lisanınızı konuşabiliyor, oy atabiliyorsanız, Türk’ten farkınız yok, geriye de tek bir toprak kalıyor. O da olsa da olur, olmasa da!
- Türban kriziyle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Türban insanın kendisiyle alakalı, kendi elinde olan bir şey. Türban konusunda kimsenin kimseden daha üstün olmaması gerekiyor. Şu andaki ortamda onlara öncelik verilmesi de normal değil, bize de öncelik verilmesin, onlara da öncelik verilmesin. Herkesin eşit olması gerekiyor, ister kapalı ister açık. Türban konusunun bu kadar tartışılması yanlış bence, lüzumsuz derecede üzerinde duruldu. Başka önemli sorunlar var ülkede. Sanki birtakım başka sorunları kapatmak için bu sorunlar ortaya çıkarılıyor gibi geliyor bana. İnsanlara bakın dil, din farkına rağmen burada nasıl yaşıyor; herkesin farklılıklarına rağmen mutlu yaşayacaklarına böyle bir yerde daha çok inanıyorum!
Nazan Ölçer SSM Müdürü
Abidin Dino Mardin’in ruhuna uygun bir sanatçı “Abidin Dino çağdaş Türk resminin öncülerinden olduğu kadar karikatürist, yazar, yönetmen kimliğiyle de her zaman ön planda olmuş, çağına damgasını vurmuş bir sanatçı. Bu sergi bugüne dek Türkiye’de yapılan en kapsamlı Abidin Dino sergisi. Sergiyi kurgularken Abidin Dino’nun Mardin’nin ruhuna uygun bir sanatçı olduğunu, burada her an öfkelenmeye hazır gençlere çalışmalarıyla olduğu kadar yaşam serüveni ile de yol göstereceğini düşündük. Abidin Dino, Mardin’e yeni bir nefes getirecek.”