'Paltosuz gezen Mehmet Akif Ersoy'u örnek alın'

Emekli vekil maaşlarındaki artışı, İstiklal Marşı’nı para ödülünü almadan yazan dönemin milletvekili Mehmet Akif Ersoy’u örnek göstererek eleştiren Kültür Bakanı Günay, “İçim burkuldu” dedi

27 Aralık 2011 Salı, 10:46:30Güncelleme: 29 Aralık 2011 Perşembe, 04:00:23
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
'Paltosuz gezen Mehmet Akif Ersoy'u örnek alın' Sonra Oku

SALİHA ÇOLAK / GAZETE HABERTÜRK

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 75. yıldönümü anısına Meclis’te düzenlenen Türk El Sanatları Sergisi’nin açılışına katıldı.

Açılışta emekli maaşlarına yapılan zamma atıfta bulunan Günay, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un hikâyesini anlattı: “Herkesin bildiği bir öyküyü tekrar etmek isterim. Çünkü siyasetin milletin sırtından zenginleşmek değil, siyasetin milletin gönlünü kazanmak, milletin duasını kazanmak, milletin teşekkür duygusunu kazanmak olduğunu en iyi Mehmet Akif kendi yaşamıyla örneklemiştir. Rahatsız olan bir arkadaşına paltosunu verdiği soğuk Ankara günlerinde, İstiklal Marşı’nı yazmak konusunda hiçbir şair başarılı olamayınca, Çanakkale Şehitleri Destanı’nın şairine İstiklal Marşı’nı yazması teklif edilmiştir Meclis tarafından.
O da bunu tek şartla kabul etmiştir. O zaman galiba 50 bin lira, Ankara’da bir palto değil bir ev alabilecek bir parayken, para ödülü almamak kaydıyla bu marşı yazabileceğini söylemiştir. Bu şartla yazmıştır. Paltosuz gezmeye devam etmiştir ama o yaşadığı müddetçe, ismi yaşadığı müddetçe, İstiklal Marşı yaşadığı müddetçe, başının üzerinde inanılmaz bir şeref halesini kazanmıştır.”

"BİRAZ İÇİM BURKULDU"
Cumhurbaşkanı’na yasanın veto edilmesi yolunda mesaj da gönderen Günay, şunları söyledi: “Meclis’in yaptığı düzenlemelerden, itiraz eden etmeyen herkes yararlanıyor. O yüzden bu karar Meclis’ten çıktıktan sonra kolaycı kahramanlıklar yapanlardan olmak istemem. Ama ‘Biraz içim burkuldu’ demezsem, kendime karşı saygısızlık etmiş olurum. Kişisel olarak yapılmış açıklamaları ciddiye almayın. Daha sonra burada yani ‘Kabul etmiyorum, asıyorum, kesiyorum’ diyenler gayet güzel alıyorlar. Geçmiş örnekleri var. O tür bir kolaycılığa tenezzül etmem.”