Hüseyin Gülerce'den çarpıcı iddia!

"Savcı, istihbarat ajanı olabilir mi?"

17 Şubat 2012 Cuma, 11:51:03Güncelleme: 10 Mayıs 2012 Perşembe, 16:59:33
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
MİT polemiği Sonra Oku

Hüseyin Gülerce, dün gece Mehtap TV'de yayınlanan "Düşünce Günlüğü" programında yaptığı açıklamalar hakkında bugün Didem Arslan Yılmaz'ın sunduğu Gün Ortası programına bağlandı ve soruları yanıtladı. 

Gülerce, MİT yöneticilerinin ifadeye çağrılması ile başlayan gerginlik konusunda dün televizyonda söylediği "Yabancı istihbarat servislerinin sızması olabilir" sözleri ile 'AK Parti - Cemaat kavgası' iddiaları hakkındaki Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.

Gülerce, dün gece Mehtap TV'de yayınlanan Düşünce Günlüğü programındaki iddialarına açıklık getirirken yine iki ihtimal üzerinde durdu. Gülerce, ya savcının önüne normal kanallardan belgeler geldiğini ve savcının buna göre hareket ettiğini ya da yabancı istihbarat servislerinden sızmalar yaşandığını ve bu sızmalar neticesinde savcının önüne belgeler konularak bu şekilde hareket etmesi sağlandığını belirtti.

 

 Hüseyin Gülerce'nin Gün Ortası'ndaki açıklamalarını dinlemek için tıklayınız

 

Gülerce'nin konu hakkındaki açıklamaları şu şekilde; "Bu işin kökenine gittiğimizde özensiz, gerisini düşünmeden davranan savcıyı görüyoruz.

Bu işin iki sebebi olabilir, ya normal kanallardan gelen belgeler vardır. Savcı da buna göre hareket etmitşir. Ya da; biliyorsunuz gündemde Suriye meselesi var. Dışarıdan gelen bazı yönlendirmeler olabilir. Dün gece yayınlanan programda da belirttim, İran, ABD ya da İsrail istihbarat servisleri sızma yapmış olabilir. Biliyorsunuz Kılıçdaroğlu da Uludere meselesinde 'yabancı bir ülke eli değimiş midir?' diye sormuştu.

Yani demek istediğim böyle bir sızma neticesinde savcının önüne öyle belgeler konmuştur ki savcı bu hamleyi yapmak zorunda bırakılmıştır.

'AK PARTİ - CEMAAT KAVGASI' İDDİALARI
Didem Arslan Yılmaz'ın, Hüseyin Gülerce'ye kamuoyunun gündemindeki 'AK Parti - Cemaat gerginliği'ni hatırlatması üzerine Gülerce, 'cemaatin' amacının Türkiye'de demokrasinin kurallarıyla işlemesi ile temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması olduğunu belirtti. Gülerce, 'cemaat'in hiçbir zaman hükümetten pay istemeyeceğini de söyledi.


Gülerce, konu hakkında şunları söyledi; "Cemaat hiçbir zaman hükümetten pay falan istemez. Biz Türkiye'de evrensel hak ve hürriyetlerin teminat altına alınmasını istiyoruz. Dikkat ediniz başka hiçbir şey demiyoruz. Ne olur bu ülkede demokrasi kurallarıyla işlesin, temel hak ve hürriyetler güvence altına alınsın."

 

GÜLERCE: "SAVCININ ÖNÜNE YABANCI İSTİHBARAT SERVİSLERİ MALZEME KOYMUŞ OLABİLİR" 

Zaman Gazetesi Yazarı Hüseyin Gülerce, Mehtap TV'de dün gece yayınlanan "Düşünce Günlüğü" programında ilginç iddialarda bulunmuştu.

Mehtap TV’de yayınlanan “Düşünce Günlüğü” adlı programda süreci değerlendiren Gülerce, Fidan’ı ifadeye çağıran İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı'nın yabancı istihbarat servisleri tarafından önüne konulan malzeme ile düğmeye basmak zorunda kalmış olabileceğini ima etti.

"Düğmeye basmak zorunda kalabilir"

Gülerce, “Kimse o sızanlar devlet içinde, öyle bir malzeme hazırlar getirirler ki sizin önünüze, siz bir düğmeye basmak zorunda kalırsınız” dedi. “Savcı böyle bir istihbarat ajanı olabilir mi?” sorusunu da yönelten Gülerce, ifade daveti yapan savcının Başsavcı ve vekili ile görüşmemesini hata olarak değerlendirdi.  Gülerce’nin yazarlar Ali Bulaç ve Ahmet Turan Alkan ile birlikte katıldığı programda şunlar konuşuldu:

Dışardan istihbarata sızılamaz mı?

GÜLERCE: Dışarının parmağı olabilir mi bu işte?

ALKAN: Sanki olması gerektiği gibi duruyor.

GÜLERCE: Şöyle bir soru soralım. Dışarının parmağı olabilir mi bu işte? Yabancı istihbarat teşkilatları diyelim ki İsrail, İran, Suriye, Alman, İngiliz, Amerikan istihbaratı bizim devlet kurumlarına ve istihbarat kurumlarına kesinlikle sızabilir mi? Yoksa kesinlikle sızamaz mı?

ALKAN: Sızabilir.

BULAÇ: En etkili sızdığı iddia edilen CIA ve Mossad

GÜLERCE: Altını çizmek lazım, sızabilir. Sızarsa, savcı böyle bir istihbarat ajanı olabilir mi? Ben direk olmaz, olamazdır diyorum. Peki, bir yanlışlık yapılmışsa nasıl olabilir? Kimse o sızanlar devlet içinde, öyle bir malzeme hazırlar getirirler ki sizin önünüze, siz bir düğmeye basmak zorunda kalırsınız. (...) Savcının da yapabileceği bir şey yok. Vazifesi gereği önüne bir belge gelmiş. Savcı bu işi tek başına yapacak. Bu şeyleri de düşünmek suretiyle. Zincirleme bir reaksiyon ilk halkası başlayabilir düşüncesiyle savcı vekili ve başsavcı ile görüşmesi lazımdı. İlk adımı atma noktasında yanlışı yapmayabilirdi. Ayıkla pirincin taşını noktasına geldik. (...) MİT Kanunu’nda değişikliğe gidiyor hükümet. Başka bir sıkıntıya gitti. Türkiye Suriye’ye girer mi girmez mi, Dışişleri Bakanı ABD’de; döndü mü bilmiyorum. Türkiye dışında önemli bir olay cereyan ediyor. Türkiye içinde konular birbirine girmiş. Bu bir zaaf. Bütün dikkatini moralini buraya tekzip etmesi gerekirdi.”

BULAÇ: Sanki birileri girdi araya ve hepsini karmakarışık etti.