'Maymundan gelselerdi' sözü hakaret sayılır mı?
Yargıtay'ın kararında, "Keşke maymundan gelselerdi" sözünü hakaret sayması tartışmaya neden oldu
FEVZİ ÇAKIR / GAZETE HABERTÜRK
İnsanın maymundan türemiş olabileceği yönündeki Evrim Teorisi’ni savunanlara Yargıtay’dan kötü haber geldi.
Yargıtay, “Keşke maymundan gelselerdi” sözünü hakaret sayarak, yerel mahkemenin verdiği beraat kararını bozdu. Yüksek Mahkeme, “Keşke maymundan gelselerdi” sözünü “toplum içindeki itibarıyla diğer fertler nezdindeki saygınlığını rencide edici, şeref ve haysiyetlerine yönelik küçük düşürücü sözler” olarak değerlendirdi. Yargıtay’ın kararına konu olay şöyle gelişti: İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, mağdur tarafın avukatlığını yapan E.R.A., duruşmada sanıklarla tartıştı. E.R.A., sanıkları kastederek, “Maymunlar bile bir yiyecek bulduğunda yarısını annesine götürür. Keşke maymundan gelselerdi” ifadesini kullandı. Bunun üzerine davanın sanıkları bu sözlerin tutanağa geçirilmesini istedi. E.R.A. bu talep üzerine “Geçin efendim tutanağa, bunlara maymun demek hakaret değil” dedi. Sanıklar, E.R.A.’nın kendilerine hakaret ettiğini belirterek şikâyetçi oldu.
'Karar ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmeli'
İnsan Hakları Derneği Başkanı Öztürk TÜRKDOĞAN:
"Savunma yaparken çeşitli benzetmelerin yapılması meramı anlatmak içindir. Dolayısıyla savunma sırasında söylenen bu söz hakaret olarak değerlendirilemez. Çünkü hakaretin oluşabilmesi için doğrudan bir kişinin hedef alınması onun kişilik haklarına saldırı niteliğinde yapılması lazım. Burada yaradılış teorisi ile Darvin teorisinin çatıştığını görüyorum. Bu subjektif bir karardır. Yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu sözün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekirdi."
'Hayvanların adlarını korumak insan hakkıdır'
Avukat Sedat VURAL:
"Böyle bir kararın varlığına inanmak istemiyorum. Yargıtay, hayvan haklarını güvence altına alan uluslararası sözleşmelerden ve tartışma konusu olsa bile bilimsel olarak tek teori olan Evrim Teorisi'nden bihaber olamaz. Hayvan haklarını AİHM'e taşıyan bir hukukçu ve insan olarak hayvan hakkı ve hayvan isminin kullanılması bir hakaret amacı taşımadığı gibi bu adları korumak ayrıca bir insan hakkıdır. AİHM de bu tespitimi destekler nitelikte bir kararın esastan incelenmesini kararlaştırmıştır. Bu karara itirazen müdahil olabilirim. Kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından bozulacağına inanıyorum."
'Somut olaya bakmak lazım'
Ankara Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Erol Yılmaz ARAS:
"Biz savunmanın en geniş anlamda kendini ifade etme alanı bulmasını isteriz. Bu savunma hakkını korkusuz anlatacak olanakları kullanması gerektiği özgürlükçü bakış açısının sonucudur. Ben sadece size Ankara Barosu'nda yönetimde bu konu ile ilgili bize gelen şikayetlerindeki bakış açımızın savunma hakkını olabilen en geniş alanda kullanma anlayışımızın olduğunu söyleyebilirim. Ancak her somut olayın her dosyanın kendine mahsus nitelikleri ve bir takım objektif kriterleri olur. Zamam zamam bu temel yaklaşımın dışında "Hayır bu ifade ve savunma görevleri sınırını aşmıştır" diyerek disipline gönderdiğimiz de olmuştur. Söz konusu örneğin dosyasının bütün bilgilerine sahip olmadan oluşturulacak bir kanatin sağlıklı olmayacağını düşünürüm."
'Bu kararlar insanı konuşamaz hale getirir'
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan ŞEN:
"İfade hürriyeti olabildiğince geniş kabul edilmeli. Bir ifade ya da eylem, cebir şiddet ve tehdit içermiyorsa yani net bir şekilde hakaret içermiyorsa bu suç kabul edilemez. "Sen ahlaksızsın", "Sen hainsin", "Sen şerefsizsin" gibi ifadeler içermiyorsa bence hakaret olamaz. Savunma sırasında hiciv edebilirsin, eleştirebilirsin, bu savunmanın özünde vardır. 'Keşke maymundan gelselerdi' sözünün doğrudan bir hakaret olduğu söylenemez sanık avukat burada bir teşbihte bulunuyor. O örneklemenin bir hayvan üzerinden yapılması yani 'maymuna benziyor' denmesi bana hakaret olarak gelmedi. Bir insan çok çirkin olabilir, o adamı aşağılamak için "maymun gibisin şu tipine bak" denir. Bu bir hakaret olarak algılanabilir ama bir insan oynaktır "bukalemun gibi ne hareket ediyorsun" dersin bu ise hakaret değildir. Burada iddia ve savunmanın dokunulmazlığı da vardır. Bu dava AİHM gidildiğinde bozulabilir. Yani savunmayı kısıtlayamazsın. Kanaatim odur ki mahkeme doğru karar vermiştir ancak Yargıtay yanlış karar vermiştir. Aksi halde insanları konuşamaz hale getirirsin.
"Şahıs belirtilmişse hakarettir"
Ceza Avukatı Seffan KILIÇ:
"Hakaretin yapısına bakmak gerekiyor. Eğer karşıdaki kişinin onurunu ve gururunu rencide edici kırıcı toplumda küçük düşürücü bir hareket veya söz sarf ederse hakaret olur. Mahkemelerin suçun unsurunu değerlendiriken vicdani kanaat oluşturması söz konusudur. O anki jest eylem ve mimiklerin katkısı var, net olarak hakaret var diyemeyiz ancak şahıs belirtmişse hakaret kabul edilir."
'Yargıtay'ın verdiği karar doğrudur'
Avukat Şeref MALKOÇ:
"Bir insan şüpheli olur, sanık olur, suç işlemiş olur; suçun her türlü çeşidini işlemiş olabilir. Bunun karşılığı ceza kanunda yazılıdır. O kişi yargılanır ve cezası kesinleşir ve infaz edilir. Hangi suçu işlemiş olursa olsun bunun karşılığındaki cezayı görür. Bunun dışında ister mağdur sıfatıyla olsun ister sanık sıfatıyla olsun o insana suç işledi diye hakaret etme hakkı doğmaz. Eğer hakaret edilirse onun da karşılığı Ceza Kanunu'nda vardır. Yani hiçkimse kendini hakimlerin yerine koyup, 'Bu, işte maymundan beterdir' diye hüküm veremez; hakaret edemez. O açıdan kanatimce Yargıtay'ın bu kararı doğrudur."
'Avukatların daha dikkatli bir dil kullanması gerekir'
Hukuk ve Hayat Derneği Başkanı Mehmet KASAP:
"Bir vatandaş bu sözleri başka bir kişiye karşı rahatça kullanabilir. Ancak avukatların savunma sırasında normal bir vatandaşa oranla daha dikkatli bir dil kullanmaları gerekir. Elbette ki müvekkillerini en iyi şekilde savunacaklar. Ama bunu yaparken daha dikkatli olacaklar. Kararı gerekçesi itibariyle yanlış buluyorum. Dava konusu sözler ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeliydi."