Sosyal medyada düzenleme özgürlükleri kısıtlar mı?
Sosyal medyada yapılması gündeme gelen düzenleme, tartışma konusu oldu
Ahmet CİRİK / AHT
Taksim Gezi Parkı eylemlerinde sosyal paylaşım sitelerinin etkisi tartışma konusu oldu. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Twitter ve Facebook üzerinden halkı tahrik edenlerin, yalan haberlerle kışkırtanların olduğuna dikkat çekerek, bu konuda yasal düzenlemelerin yapıldığını ifade etti. HABERTÜRK, yasal düzenlemenin ne anlama geldiğini, özgürlükleri kısıtlayıp kısıtlamayacağını sordu. İşte görüşler...
'Yalan yanlış mesajlara müsade etmemek gerek'
Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL:
"Eğer bir sosyal medya üzerinde çok yanlış mesajlar kasıtlı veriliyorsa, diyelim ki 'Ben şimdi gördüm. Önümde 10 tane insan öldü' diye birisi böyle bir mesajı, yalan bir şekilde vererek bir kışkırtmacılık yapsa; bunu kim için hangi taraf olursa, ne için olursa olsun, böyle bir şeyin halk içinde çok büyük paniğe sebep olması nedeniyle muhakkak müsade etmemek gerekir. Nasıl bir gazetede bunu yapamazsanız, orada da yapılmaması gerekir."
'Hakareti kapsayacak şekilde kalmalı'
Gazeteci Nazlı ILICAK:
"Sosyal medyayla ilgili düzenlemeler başka ülkelerde de var. Sosyal medyayı içerecek bu yasa bir cadı avını başlatabilir. Önemli günlerde sosyal medya kullanılarak örgütlenilen olaylarda sansür olması baskı ve kısıtlayıcı bir uygulama olabilir. Ancak sosyal medyada benim de maruz kaldığım ağır hakaretler ve iftiralar dolaşıyor. Bu düzenleme hakareti kapsayacak şekilde kalırsa memnun olurum."
'Yanlış kullanım tehlikeli olabiliyor'
Gazeteci Abdurrahman DİLİPAK:
"Suç varsa cezanın da olması tabiidir. Hukuk dışı bir alan tasavvuru mümkün değildir. Bu konu hem iç hukuk ve hem de uluslararası hukukla, özgürlüklerin korunması ve kriminal vakalar açısından şeffaf bir yapıya kavuşturulmalı. En önemlisi bu konuda bir medya etiğinin geliştirilmesi. Sorun varsa, çözümü hukuk yoluyla olması gerekir. Sosyal medya önemli bir imkan, ama yanlış kullanımı gücü kadar tehlikeli olabiliyor. Yasa özgürlükleri koruyup geliştirici, tehlikeye sebep olacak kötü kullanımı engelleyici çerçevede ele alınmalı."
'Faydalı görüyorum'
Gazeteci Mehmet Şevket EYGİ:
"Gazetelerde birine hakaret edince savcılık dava açıyor. İnternet medyası bugün gazeteden daha ön planda ve orada isteyen istediğini söyleyip hakaret ediyor. Türk Ceza Kanunu'nda bunun yaptırımı olmalı. Yapılacak düzenlemeyi çok sıkı bir uygulama olmaması kaydıyla faydalı görüyorum."
'Bu durum Anayasal hakkın ihlâli olur'
Hukukçu Doç. Dr. Ali Kemal YILDIZ:
"Halkı suça tahrik etmenin, hakaret, kin ve nefret söylemi gibi suçların nerede işlendiğinin bir önemi yok. Bu önlemler var olan düzenlemelerle alınabilir. Yapılacak yeni düzenleme eleştiri hakkı, düşünce özgürlüğünün kısıtlanmasına gidebilir. Bu durum kabul edilemez, anayasal hakkın ihlâli olur. Kişilerin sosyal medyada 'şuraya gidiyoruz, burada toplanacağız' tarzı söylemleri suç olarak kabul edilirse, bu durum sansürden daha ileri bir boyuta geçer hakların kısıtlanması anlamına gelir. Bir hakkın özünü yok edecek düzenlemeler kabul edilemez."
'Yeni düzenlemeye internette ihtiyaç yok"
Hukukçu Doç. Dr. Yılmaz YAZICIOĞLU:
"İnternet için yeni düzenlemeye ihtiyaç yok. 5651 sayılı 'İnternet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi' hakkında kanun var. İster sosyal medyada ister internet yayıncılığında olsun hakaret, halkı kin ve nefrete yönlendirme her zaman suçtur. Buradaki söylemlerin kişi ve grubu rencide etmesi her yerde ve her durumda olduğu gibi hakaret suçudur. Eğer aleniyet varsa söylemler şiddet içeriyorsa halkı kin ve düşmanlığa takrik ediyorsa suç oluşturabilir. Bunlar için ayrı düzenlemeye gerek yok."
'Yasak yerine olayın nedenleri araştırılsın'
Avukat Ergin CİNMEN:
"İçişleri Bakanı'nın yasa yapılacağıyla ilgili açıklaması var ama yasanın ne şekilde çıkacağını tam olarak bilemiyoruz. Düzenlemede ifade özgürlüğüne müdahale edilmemeli aksi takdirde bu yasa Anayasaya ve AİHM Sözleşmesi'ne aykırı olacaktır. Türkiye ifade özgürlüğü konusunda birçok kez mahkum edildi, bu yasayla mahkumiyetler devam edecektir. Sosyal olaylar yasaklamalarla bitirilemez. Hükümet yasak koyacağına olayların nedenlerini araştırsın."
'Bu suçlar için kanunlar var'
İletişim Hukukçusu Avukat Fikret İLKİZ:
"Bu suçlar için zaten Türk Ceza Kanunu'nda yasalar var. Yeniden bir kanun çıkartmaya gerek yok. Bakanın bahsettiği düzenleme ne getiriyor bilemiyoruz. Şu an için sansür var mı yok mu değerlendirmek mümkün değil."