Kişinin alınganlığa karşı tedbir alabileceğini kaydeden Psikolog Seden Celep, "Her insanda alınganlık özelliği vardır. Eğer kişi gerçekten tehdit altındaysa örneğin; iş yerinde patronu tarafından sevilmediği için patronu tarafından olumsuz bakışlara maruz kalıyorsa bu durumda normal bir alınganlık gösterip tedbirini alabilir. Fakat kişi sürekli ve yoğun olarak her duruma karşı alınganlık gösteriyorsa bu durum kişiyi ruhsal anlamda huzursuz hissettiriyorsa alınganlık hastalık boyutuna ulaşmış demektir.

Örneğin, yolda yürürken bütün insanların onun hakkında kötü düşündüğünü düşünüp alınganlık gösteriyorsa burada patolojik bir olgu vardır. Birde özgüven eksikliği ve zayıf benlik algısından kaynaklanan alınganlıklar vardır. İnsanlar tarafından yanlış anlaşılırım, beni hatalı görürler diye düşünüp kişi olumsuz senaryolar üretiyorsa ve buna bağlı olarak ortamdan uzaklaşma, içine kapanma, yüz kızarılıklığı, titreme, aşırı utanma vb. gibi bedensel ve ruhsal belirtiler yaşıyorsa sosyal fobi dediğimiz bir psikiyatri hastalığını yaşamaktadır" dedi.



SÜREKLİ OLARAK BİR KONUYU KAFAYA TAKMAK KİŞİYİ NASIL ETKİLER?

Kafayı sürekli bir konuya takmak kişiyi olumsuz yönde etkileyeceğine dikkat çeken Celep, "Sürekli bir konuyu kafaya takmak kişinin günlük hayatında yapması gereken işlerini devam ettirememe ve başka konulara odaklanamama iç sıkıntısı, mutsuzluk, huzursuzluk gibi sorun yaşamasına neden olur. Eğer bu belirtiler uzun süre devam ediyorsa depresyon, anksiyete bozukluğu halk arsında takıntı hastalığı olarak ta bilinen obsesif kompulsif davranış bozukluğu denilen psikiyatri hastalıklarına neden olmaktadır" diye konuştu.

DAHA OLUMLU CÜMLELER KURUN

Kaliteli yaşam için önerilerde bulunan Celep "Sorunsuz hayat olmayacak hiçbirimiz gül bahçesinde yaşamıyoruz. Bu durumun farkında olmamız gerekiyor yaşayabileceğimiz sorunlar bizleri hayattan soyutlamamalı bir o kadar hayata bağlamalı çözüm yolları üretmemiz için bizi teşvik etmelidir çünkü her zaman yaşamımızda alternatiflerimiz vardır. Yaşanılan durum karşısından kişi kendini çaresiz mutsuz hissederse ruhsal ve bedensel olarak hasta olmasına neden oluyor. Hayatla ilgili olumsuz düşünceler yerine daha yumuşak daha olumlu cümleler kurun. Sevmeyi öğrenin.

Bakış açınız geniş olsun dar kalıplarda kalmayın. Olaylara ne kadar sabit düşünceyle bakarsanız o kadar yaşam kalitenizi düşürürsünüz. Sevdiğiniz şeyleri hayat felsefeniz haline getirip hareketlerinizi arttırın. Hareketsiz kalan vücut olumsuz düşünceleri düşünmeye başlar. Spor, sinema, tiyatro gibi kişinin kendini iyi hissedeceği aktiviteler yaşamınızda bulunsun. Kendinize zaman ayırın .sevdiğiniz dostlarınızla ailenizle kaliteli zaman geçirin Spor, düzenli uyku ve kaliteli beslenme yaşamınızda olması gereken önemli faktörlerdir. Yaşadığınız sorunlarla ilgili çözüm yolları bulmakta zorluk yaşıyorsanız mutlaka psikolog görüşmesi hayatınız bir parçası olsun" ifadelerini kullandı.

İHA

  • takıntı

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000