Bu fotoğrafı hatırladınız mı?

'Bana olmaz' dediğiniz ya bir gün yakınlarınızın başına gelirse...

Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Alzheimer Sonra Oku

40 yıl önce gelinlikler-damatlıklar içinde girdiğiniz evinizi, iyi günde kötü günde yanında olduğunuz eşinizi, 9 ay karnınızda taşıdığınız, her hastalığında başında beklediğiniz, her anında yanında olduğunuz hayatınızdaki en değerliniz çocuğunuzu hatırladınız mı?

Belki artık o yumuşak mizacınızı kaybettiniz, sık sık bir şeyler unutuyorsunuz, yaptığınız yemekler aynı lezzette değil... 

Ama gündelik hayatınız unutkanlıklar yüzünden iyice etkilendiyse, markete gidip ne alacağınızı hatırlamıyorsanız, planlama ve hesaplama zorlukları yaşıyorsanız, günlük işlerinizin sırasını unutuyorsanız, daha önce mükemmel yaptığınız iş ve ev görevleriniz aksıyorsa, yemekler eski tadında değilse, en sevdiğiniz dizideki olayları unutyorsanız, eviniz artık eski düzeninde değilse, devamlı gittiğiniz o kafeyi artık bulamıyorsanız, insanların isimlerini 'neydi neydi' diye düşünüyorsanız günleri ve ayları karıştırıyorsanız artık yolunda gitmeyen şeylerin ciddiyetine varabilirsiniz.

HAYATTAN HİÇ ZEVK ALAMIYORSANIZ...

Eskisi gibi arkadaşlarınızla görüşmediğinizi biliyoruz. Sosyal aktivitelerden çekildiniz ve kendinizi eve kapattınız. Belki biraz kişiliğiniz ve davranışlarınız değişti. Eliniz çok açıktı, her şeyinizi sevdiklerinizle paylaşırdınız ama artık insanlar size ne kadar cimri olduğunuzu söyleyip duruyor. Ve en kötüsü de hayattan hiçbir şekilde zevk alamıyorsunuz.

Toplumca "bana bir şey olmaz" demeyi çok severiz. Belki de bana gerçekten olmaz... Ama ya en sevdiğimizin başına gelirse... Her şeyimizi paylaştığımız o insanın, bize dair hiçbir şey hatırlamıyor olması da kahredici olmaz mıydı? 

Eğer bu durum sevdiğinizin başına gelirse; Zaman zaman size çok kötü de davranabilir, buna hazırlıklı olmalısınız. Sizi hiç tanımayabilir, ona zarar vereceğinizi düşünerek çığlıklar da atabilir. Hatta gözünüzü kırpmadan her şeyinizi feda edebileceğiniz o kişi, sizi hırsızlıkla bile suçlayabilir. Bunlara alışmanın kolay olmadığını biliyoruz ama en azından bunların olacağını bilmek bazı şeylerin katlanılabilir olmasını daha da kolaylaştırır.

Bu satırlara kadar Alzheimer'dan bahsetmedik ama buraya gelene kadar anlatılan şey; Alzheimer hastalığının belirtileriydi. "Bana bir şey olmaz" demeden önce düşünün ve şöyle deyin; "Evet, belki bana değil ama ya sevdiklerime olursa..."

DÜNYADA 47 MİLYON KİŞİYİ ETKİLİYOR

Türkiye nüfusu içinde 65 yaş üstü nüfus hızla artıyor. Buna karşın diğer yaş grupları bu hızda bir artış göstermiyor. Bu nedenle demans  hastalarının sayısında hızlı bir artış izleniyor. Halen dünyada 47 milyon Alzheimer hastası var ve 2030’da 76 milyon ve 2050’de ise 135.5 milyon hasta olması bekleniyor. Türkiye’de ise 600 bin aile bu hastalıkla mücadele ediyor.

Türkiye Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, 60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riskinin, meme kanseri riskinden 2 kat daha fazla olduğunu söyledi. 

PEKİ YA TEDAVİ?

Hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte yapılan tedavi ile hastalık tamamen ortadan kalkmaz. Alzheimer'ın tedavisinde ise erken tanı oldukça önemlidir. Yapılan tedaviyle, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılır ve hastalığın belirtileri azaltılır. Bu, hastanın yaşam kalitesini artırır. Söz konusu hastalığı yavaşlatmak mümkünken; hastalıktan korunma yöntemleri ise şöyle;

* Egzersiz yapmak,

* Düzenli ve dengeli (Akdeniz tipi) beslenmek,

* Alkol ve sigara kullanmamak,

* Zihni aktif tutmak,

* Sosyalleşmek,

* Yapılan araştırmalar kahvenin Alzheimer görülme riskini azalttığını göstermiş buna göre; günde 3 kez Türk kahvesi içilebilir. 

"HASTALARDA GİDİŞATI YAVAŞLATIYOR"

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Başar Bilgiç, “1906 yılında Alzheimer hastalığını tarif eden Alman Nöropsikiyatr Alois Alzheimer, hastalıkta beyinde amiloid plaklar ve nörofibriler yumaklar adı verilen istenmeyen birikimlerin olduğunu yazmıştı. Son 10-15 yıl ise beyinde biriken amiloid maddesini temizleyen aşı çalışmalarının heyecanı ile geçti. Tüm hararetine rağmen bu çalışmalar ya başarısız sonlanmış ya da çok sınırlı olarak etkili çıkmış ve bu stratejiden yavaş yavaş umut kesilmişti. Tam bu sırada geçtiğimiz haftalarda 'Nature' dergisinde erken dönemdeki Alzheimer hastalarının beyninde biriken amiloid maddesini doz ile ilişkili olacak şekilde temizleyen “Aduconumab” adlı molekülün verileri yayınlandı.

Bu verilere göre bu molekül diğer aşılar gibi beyinden amiloid maddesini temizliyor ama onlardan farklı olarak ilk defa hastalarda gidişatı da yavaşlatıyor. Bazı yan etkiler izlense de bunların bu çalışmada kabul edilebilir yan etkiler olduğu söylenebilir. Önümüzdeki yıllarda bu molekülün ikinci aşama verilerini heyecanla bekleyeceğiz" açıklamasında bulundu.

"İLACIN ETKİNLİĞİ DENENİYOR"

Alzheimer hastalığında beyin hücrelerinin ölümünün yanı sıra, çok erken evrelerden itibaren inflamasyonun da eşlik ettiğini belirten Doç. Dr. Başar Bilgiç, son dönemde Alzheimer hastalığı tedavisinde inflamasyonu azaltan ilaçların da denendiğini belirtti. “Şimdilik erken dönemdeki çalışmaları yapılan ve kanser hastalarında kullanılan bir sentetik kannaboid ve nadir görülen bir kansızlık nedeni olan orak hücreli anemi tedavisi için geliştirilen bir molekül Alzheimer hastalığında deneniyor. Bu yaklaşımın yararlı olup olmayacağını, bu moleküllerin hastalardaki kullanımı ile öğreneceğiz. Alzheimer hastalığında kandaki beyaz küre hücrelerini uyaran sargramostim isimli etken maddenin de etkili olabileceğine dair ön veriler mevcut. Bu ilacın etkinliği de hastalarda denenmekte ve bununla ilgili cevabı önümüzdeki yıllarda alacağız.”

HABERTURK.COM / SAĞLIK SERVİSİ 

BU HABERE İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER