Kalpleri çantalarında atıyor

Tuğra ve Burçin omuzlarındaki 2 kiloluk çantalarını hiç yanlarından ayırmıyor. Çünkü göğüslerine takılı yapay kalpleri, batarya ile dolu bir çantanın içindeki destek cihazına bağlı...

Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Burçin Meşe TUĞRA Dizyörür Sonra Oku

Tuğra Dizyörür (6) ve Burçin Meşe’nin (18), pamuk ipliğine bağlı hayatlarında adrenaline, harekete ve heyecana yer yok. Çünkü onlar yapay kalple yaşayan Türkiye’deki 350 hastadan sadece ikisi... Göğüslerine takılan 150 gram ağırlığındaki yapay kalpler, suni damarla çantadaki bataryalara ve destek cihazına bağlı bulunuyor. O nedenle uykularında bile sırtlarındaki çantalarını yanlarından ayırmıyorlar. Vanlı bir ailenin ikinci çocuğu olan Burçin, 15 yaşındayken geçirdiği zatüree vücudunda büyük hasara yol açınca kalp yetmezliğiyle tanıştı. İstanbul’da kalp pili takılan genç kız, 8 ay böyle yaşadı. Kalbi durduğunda pil devreye giriyor, kalbine şok veriyordu. Ailesiyle İzmir’e taşınan genç kızın kalbine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapay kalp destek cihazı takıldı. Hemşirelik eğitimine devam eden Burçin, Bornova’daki 8 No’lu Toplum Sağlığı Merkezi’nde staj yapmaya başladı. Nakil için sırada olan Burçin, 24 yaşındaki bir gencin kalbini, uyumsuz olduğu için alamadı. Sevinci yarım kaldı. Son çare olarak düşünülen yapay kalp, 1.5 yıl önce Burçin’e takıldı.

SINIFI GİRİŞ KATINA TAŞINDI

Nakil olduğunda % 90 iyileşecek olan Burçin, haftanın 3 günü hemşirelik stajına, geriye kalan iki gün de okuluna gidiyor. 8 çeşit ilacı var. Tekerlekli sandalyesi olmadan 10 adım atabiliyor. Telefonla konuşurken kulaklık takmak zorunda. Anne Nilüfer Meşe, kızını hiç yalnız bırakmıyor. O sınıfına rahat girip çıkabilsin diye okul yönetimi Burçin’in sınıfını ikinci kattan giriş kata taşımış. 18 yaşındaki Burçin Meşe, “Yapay kalbimle birlikte insanların tansiyonuna bakıyorum, kan alıyorum. Onlar da iyi olsun istiyorum” diyor. Burçin’in çarpıntısı olduğunda, kalbi 310 voltluk elektrik hızında çarpıyor. Baba Aydın Meşe, “O anda Burçin’in yaydığı radyasyon çok tehlikeli olduğu için bir başkasının bedenine dokunmaması gerekiyor. Bu tip durumlarda hemen sırt üstü yatırıyoruz” diyerek kızının saatli bomba gibi olduğunu söylüyor.

KENDİSİ 20, ÇANTASI 2 KİLO

Henüz 30 günlükken hastalığı tespit edilen Tuğra Dizyörür ise 7 aydır yapay kalple yaşıyor. Bunun için okula başlayamadı. Kendisi 20, uykusunda bile yanında tuttuğu çantanın ağırlığı ise 2 kilo. Tuğra, geceleri anne ve babasının yanında uyuyor. Çantanın ucundaki suni damar Tuğra’nın bedenindeki yapay kalbe takılı. Tuğra, kendisine nefes veren çantanın adını ise ‘Joe Dalton’ koymuş. Çantasını taşımasını istediği zaman annesine “Joe’yi tutar mısın” diyor.

GÖZÜ HEP BATARYADA

Tuğra, kalp yetmezliği ile tanıştığı günden bu yana hem Bodrum’a, hem de oradaki arkadaşlarına hasret. Turizmci babası, işini bırakıp oğlunun tedavisi için 2.5 ay önce İstanbul’a taşınmış. Çünkü nakil haberi geldiğinde 4 saat içinde hastaneye ulaşmaları gerekiyor. Tuğra’nın yeni yaşamındaki arkadaşları hastanedeki hemşireler. Destek olmak için zaman zaman evine gidip onunla oyunlar oynuyor. Minik savaşçı, çantayla hareket etmek zorunda olduğu için çabuk yoruluyor. Vaktinin çoğunu odasındaki oyun dünyasında geçiriyor. Sıkı bir Fenerbahçeli.

Annesi Çiğdem Dizyörür, Tuğra’nın bu tutkusunu Fenerbahçeli futbolcu Mehmet Topal’a ulaşarak zirveye çıkarmış. Topal’ın imzalı forması duruyor. Tuğra yaşı küçük de olsa taşıdığı çantanın nasıl çalıştığını biliyor. Oyun oynadığı zamanlarda bile gözü çantasında. Bataryaların ışığı kırmızıya döndüğünde şarj ediliyor. Banyo zamanı, anne ve babasının kontrolünde suya giriyor. Su değmemesi için çantaya özel bir kılıf takılıyor. Tuğra ve ailesi cihazla ilgili sık sık eğitimden geçiyor.

KALP BAĞIŞI YETERSİZ

Kalp yetersizliği nedeniyle kalp nakli bekleme listesinde 642 hasta var. Burçin Meşe acil listede yer alırken, minik Tuğra ise yarı acil listede. Şişli Florence Nightingale Hastanesi Kalp Nakli ve Kalp Destek Sistemleri Program Direktörü Doç. Dr. Erman Pektok’a göre Türkiye’de kalp naklinin yetersiz olmasının nedenlerinden biri beyin ölümü tanısının geç konulması.

Pektok, “Koma halindeyken hastayı geri getirebiliyorsunuz ancak beyin ölümünde dönüş söz konusu değil. Kalp yetersizliği, kalp krizleri sonrasında ya da doğuştan gelen kalp kası zafiyetleri ile gelişebiliyor. Yapay kalpler 20 kilodaki çocuklara kadar takılabiliyor” diye konuştu.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Mustafa Özbaran ise “Kalp nakli listesinde beklerken sağlık durumu kötüye giden hastalarımız için yapay kalp destek cihazı devreye giriyor. Her hasta cihaza uygun değil. Türkiye’de yapay kalple yaşayan 350 hasta var. Bunların 200’ü hastanemizde. Hasta, yapay kalple ömrünün sonuna kadar yaşayabilir. Cihaz, 25 yıl garantili. Mekanik olarak sorun çıkarmıyor. Ancak kanda pıhtılaşma, enfeksiyon gibi riskleri, yan etkileri var. Kalbin trafik kazalarında, hastalıklarda, travmalarda etkilenme oranı diğer organlara göre daha fazla” dedi.

ÖZNUR KARSLI/GAZETE HABERTÜRK

BU HABERE İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER