AYM'nin "Aşı bireysel karardır" hükmüne eleştiri

"Son yıllarda aşı karşıtı bu temelsiz kampanyalar yüzünden, gelişmiş ülkelerde dahi kızamık, boğmaca gibi bazı ciddi ve ölümcül bulaşıcı hastalıklar görülmeye başladı"

Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Aşı bireysel karar Sonra Oku

Ankara Aile Hekimliği Derneği (ANKAHED) Başkanı Akif Emre Eker, Anayasa Mahkemesinin "Aşı olmak, bireysel bir karardır" yönündeki hükmünü eleştirerek, "Bu görüşe katılmıyoruz. Çünkü, bireysel alınan bu karar, tüm toplumu etkiliyor, hastalıkların dolaşmasına ve yayılmasına katkı sağlıyor. Aşılama, bu anlamda bireysel koruyuculuk yanında, hastalık yayılmasına karşı etkili bir bariyerdir" dedi.

Eker, yaptığı açıklamada, bulaşıcı hastalıkların ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek, buna bağlı sağlık sıkıntıları yaşamamak için bağışıklamanın önem taşıdığını söyledi.

Anayasa Mahkemesinin, anne babası istememesine karşın, yeni doğan bebeğe çocukluk dönemi aşılarının uygulanmasını hak ihlali saymasını değerlendiren Eker, aşı tartışmalarının bir kez daha gündeme geldiğini ifade etti.

Eker, Sağlık Bakanlığı, birçok bilim insanı ve ilgili kurumların aşılarda iddia edildiği gibi timerosal (civa) bulunmadığı ve aşıların yıllardır güvenle bebeklere uygulandığını açıkladığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Buna rağmen, halkımızda endişe söz konusu. Ancak bu durumdan en büyük zararı çocuklar görüyor. Son yıllarda aşı karşıtı bu temelsiz kampanyalar yüzünden gelişmiş ülkelerde dahi kızamık, boğmaca gibi bazı ciddi ve ölümcül bulaşıcı hastalıklar görülmeye başladı.

 

Ülkemizde ise son dönemde meydana gelen mülteci akınıyla birlikte bulaşıcı hastalıklar risk oluşturmaya başladı. Son dönemlerde görmeye alışık olmadığımız bazı bulaşıcı hastalıklar tekrar gündemimize girdi. Her ne kadar bu mültecilerin aşılama çalışmaları yapılsa da olası gözden kaçan veya ulaşılamayan kişiler nedeniyle risk her geçen gün artmaktadır."

Bazı internet bloglarında ve sitelerde çocukların bu hastalıkları doğal yollardan geçirmesi gerektiğinin öne sürüldüğünü aktaran Eker, basit diye nitelendirilen bu hastalıklarda, hastaların yüzde 20'sinin hastanede yatarak tedavi görmesini gerektirecek, hatta ölüm riski taşıyacak ciddi tablolar oluşabileceğinin göz ardı edildiğini vurguladı.

Eker, sözlerine şöyle devam etti: "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılama yapılmadığı takdirde, dünyada yılda 2 milyondan fazla çocuğun sadece kızamıktan ölmesi söz konusu.

Anayasa Mahkemesi ve bazı aşı karşıtı kişilerin savunduğu 'Aşı olmak bireysel bir karardır' görüşüne katılmıyoruz. Çünkü, bireysel alınan bu karar, tüm toplumu etkiliyor ve hastalıkların dolaşmasına ve yayılmasına katkı sağlıyor. Aşılama, bu anlamda bireysel koruyuculuk yanında, hastalığın yayılmasına karşı etkili bir bariyerdir."

"HASTALIK SONRASI AŞININ YARARI OLMAZ"

Dernek Başkanı Eker, insan ve hayvanlarda hastalık yapabilen virüs, bakteri gibi mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelerin "aşı" diye tanımlandığını anlatarak, "Kısacası aşı, vücutta hastalıklara karşı koruyucu maddelerin yapımını uyarabilen fakat hastalık yapma niteliği özel yöntemlerle giderilmiş mikroplar ya da bunlara ait ürünlerdir." dedi.

Aşının, kişileri hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulandığının altını çizen Eker, aşıların tedavi edici özelliği bulunmadığını vurguladı. Eker, "Herhangi bir hastalık oluştuktan sonra veya geçirdikten sonra aşı yapmanın yararı olmaz." uyarısında bulundu.

Eker, insan vücudunun kusursuz işleyen bir organizasyon ve mükemmel bir yapıya sahip olduğuna vurgu yaparak, aşıyla söz konusu hastalıklara karşı antikor üretiminin sağlandığını dile getirdi.

"Hiçbir hastalığı geçirmek, aşılanmaktan daha zararsız ve hafif olamaz." değerlendirmesinde bulunan Eker, aşıların geliştirilmesi ve giderek daha düzenli şekilde uygulanması sonucunda, özellikle çocukluk dönemi hastalıklarının sıklığı, sakatlık ve ölümlerin azaldığını, aşı uygulaması sonucunda çiçek hastalığının artık görülmediğini kaydetti.

Bebeğin doğumdan hemen sonra aile hekimiyle irtibata geçerek en kısa sürede aşıların yaptırılması ve bunların aşı kartına işletilmesi gerektiğini dile getiren Eker, sözlerini şöyle sürdürdü: "Aşıya bağlı nadir de olsa ateş ve döküntü gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Çoğu geçicidir. Bunların şiddetli olması halinde sağlık kuruluşuna başvurulmalı. Çocuğun uzun süredir devam eden hastalığı hekime hatırlatılmalı. Sağlık Bakanlığı aşı takvimi dışında, hekim önerisiyle yapılacak aşılar eczaneden alınarak, aşıyı uygulayacak sağlık personeline buz aküsü bulunan bir kapta soğuk zincir kurallarına uyarak ulaştırılmalı. Gebelere tetanos aşısı yaptırılmalı."

AA

BU HABERE İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER