S.S. elektrik teknikeri, O’nun HIV pozitif olduğunu bilerek evlilik teklifini kabul eden eşi ise hala üniversitede okuyor.

40 yaşındaki S.S’nin hayatının akışı 1999 yılında gittiği yurtdışında değişti. Bir Ortadoğu ülkesinde AIDS’e yol açan HIV kaptığını öğrendiğinde henüz 27 yaşındaydı. Hastalığını öğrendikten sonra da o ülkeden ayrıldı.

“ÖLÜMLE HAYAT ARASINDAKİ ÇİZGİYİ YAŞADIM”

NTV'den Tülay Karabağ'ın haberine göre; Vakit kaybetmeden tedaviye başlayan S.S, o günlerdeki duygularını; “Ölümle yaşam arasındaki çizgiyi yaşadım, tedavi sürecinde ailem hiçbir zaman beni yalnız bırakmadı, maddi ve manevi olarak destekledi ancak hastanelerde ayrımcılık ve dışlanmayla karşılaştım, bu nedenle çok zorlandım” diye özetliyor.

S.S., tedaviye başladıktan sonra bir süre sosyal ve özel ilişkilerini askıya aldı, içine kapandı, kimseyle görüşmedi ancak 4 yıl sonra hayatına giren kadına kapılarını kapatamadı.

HIV pozitif olduğunu evlilik kararı alındığında açıkladığını söyleyen S.S., “Sevdiğim kadına HIV pozitif olduğumu söyledim ilk tepkisi, ‘seni seviyorum’ oldu. Evlenmeden önce HIV’in bulaşma ve korunma yolları hakkında araştırma yaptık, uzmanlara danıştık ve yeterince bilgi sahibi olduk” diyor.

SPERM ARINDIRMA YÖNTEMİYLE BABA OLDU

Eşinin üniversiteyi kazanmasıyla birlikte çocuk sahibi olmaya karar verdiklerini aktaran S., bu süreci ise şöyle anlatıyor: “Tıp günden güne gelişiyor. Sağlıklı bir bebeğe sahip olmamız için yapılacak işlemin başarı oranının % 99, risk oranının ise % 0.5’den az olduğunu öğrendik. Baba adayından sperm alınarak laboratuvarda yıkandıktan sonra, anne adayından alınan yumurtalarla dönlenip sağlıklı emriyolar seçiliyor ve anne rahmine transfer ediliyor. Biz de bu yöntemle meleğimize kavuştuk.”

“TOPLUMSAL ÖNYARGI TEDAVİYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”

Toplumsal önyargılar yüzünden birçok insanın etkin şekilde tedavi olamadığını ve bazılarının da durumlarını sakladığını belirten S.S., ‘meleğim’ dediği kızının 7 aylık ve gayet sağlıklı olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Günümüzde artık HIV ile yaşayan bireylerin çalışmak, çocuk sahibi olmak gibi konularda diğer insanlardan farkı yok. Çünkü ilaçlarla kontrol altına alınan HIV insanı öldürmüyor, HIV ile yaşayanları toplumdaki önyargı öldürüyor.”

“HAYATTA EN BÜYÜK HEDEFLERİMDEN BİRİ BABA OLMAKTI”

S.S., “HIV pozitif birey olarak, bu virüsle karşılaşmamak açısından, “Keşke bunu yapmasaydım veya keşke böyle davranmasaydım” dediğiniz bir nokta var mı, bundan sonraki hayatınızda hedefleriniz, geleceğe dair planlarınız neler?” sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: “Yaptıklarımdan veya yapamadıklarımdan hiçbir şekilde pişmanlık duymuyorum. Hayatta en büyük hedeflerimden biri bebek sahibi olmaktı, Allahıma şükürler olsun meleğimize kavuştuk. Geleceğe dair tek hedefim; dünyalar güzeli biricik kızıma iyi bir gelecek ve iyi bir eğitim verebilmek.”

HIV POZİTİF BİREYLER NASIL ÇOCUK SAHİBİ OLUYOR?

Dünyada yaklaşık 36 milyon HIV pozitif kişi bulunduğunu ve bunların da dörtte üçünün üreme çağındaki insanlar olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, HIV pozitiflerin bebek sahibi olma prosedürü hakkında şunları söyledi:

BABA ADAYI HIV POZİTİF İSE…

“HIV pozitif erkeklerin çocuk sahibi olurken hastalığı eşlerine ve doğacak çocuklarına bulaştırmamaları esastır. Özel sperm hazırlama yöntemleri ile bu sağlanabiliyor. HIV pozitif erkekten alınan spermler ısı, santrifüj ve antibiyotiklerle virüsten arındırılabiliyor. Bu yolla hazırlanan ve virüs taşımayan spermler, kontrol edildikten sonra aşılama (intrauterin inseminasyon-rahim içi dölleme) yöntemi ile eşinin rahmine veriliyor. Öncesinde yumurtalıkları hazırlamak için, adetin başından itibaren yumurtalıkları uyarıcı ağızdan ilaç veya iğne kullanıyoruz. Eğer kadının gebe kalmasına engel başka bir problem yoksa ve sperm sayısı normal ise bu yolla bir aylık tedavi ile % 20 civarında gebelik elde edilebiliyor. Toplam 3-4 ayda % 50-60 civarında gebelik şansı bulunuyor. Bu yolla erkeğin hem eşine hem de doğacak bebeğe virüs bulaştırma riski bulunmuyor.”

Aşılama yönteminin tüp bebek yöntemine göre daha ucuz ve daha kolay uygulanabilir bir yöntem olduğunu belirten Buyru, “Sperm sayısı düşükse, kadının tüplerinde problem varsa veya 3- 4 aşılama ile gebelik elde edilemezse tüp bebek uygulamasına geçilmesi gerekir” diye konuştu.

ANNE ADAYI HIV POZİTİF İSE…

Kadın HIV pozitif, erkek negatif ise yine bulaşma riskini ortadan kaldırmak için aşılama yapılabidiğini belirten Prof. Buyru, “Bu yolla elde edilen gebeliklerin normal gebelikler gibi izlenmesi gerekiyor. Anne adayına gebeliği süresince tedavi başlanıyor. Doğumdan sonra bebek bulaşma açısından kontrol ediliyor. Eğer anne pozitif ise doğum yöntemi olarak sezaryen tercih ediliyor ve doğumdan sonra da bebeğe tedavi verilerek HIV geçmesi engelleniyor. HIV’in anne sütü ile bebeğe geçişi olduğu için bebeğe anne sütü verilmiyor” dedi.

HIV-AIDS DÜNYADA AZALIYOR, TÜRKİYE’DE ARTIYOR

Korunma önlemleri ve etkin tedaviler sayesinde dünya genelinde HIV pozitiflerin sayısı azalırken, Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde artıyor. Türkiye ise HIV’in artış gösterdiği ülkeler arasında başı çekiyor.

Öyle ki Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) Müdürü Prof. Dr. Serhat Ünal’ın verdiği bilgiye göre, HIV enfeksiyonunda 10 yılda % 450 artış olan tek ülke Türkiye. Ülkemizde son yıllarda her yıl ortalama 1000 ile 2000 kişiye tanı koyuluyor.

Günümüzde her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye bulaşan virüsün yılda 1 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtiliyor. Halen 36 milyon kişinin HIV ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir.

EN ÖNEMLİ BULAŞMA YOLU KORUNMASIZ CİNSEL İLİŞKİ

Bu durumun önüne geçmenin tek yolu ise toplumda HIV-AIDS bilinç düzeyinin arttırılması ve etkin korunma yöntemlerinin öğretilmesi. Bu nedenle enfeksiyon uzmanlarının vurgu yaptığı en önemli nokta, virüsün bulaşma yolları. HIV; kan nakli, damar içi madde kullanımı ve anneden bebeğe geçebildiği gibi asıl bulaşma yolu korunmasız yapılan her türlü cinsel temas.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000