BEYİN SAĞLIĞI HABERLERİ

08 ŞUBAT 2017

Parkinson beyinde ‘dopamin’ adı verilen bir maddenin üretiminin azalmasıyla genelde ileri yaşlarda ortaya çıkan, hareketlerde yavaşlama, küçük adımlarla öne eğik yürüme, yüz hatlarında donuklaşma, vücudun bir tarafında para sayar tarzda titremeyle karakterize bir hastalık olarak adlandırılıyor. Titremenin olmadığı hastalar ilk evrelerde yürürken kolları vücut salınımlarına eşlik etmiyor ve bir yanlarına yapışık oluyor.

Parkinson hastalığında tedavi yöntemlerinin neler olduğunu, hangi hastalara cerrahi müdahale gerektiğini, beyin pili ameliyatlarının hastaların yaşamlarına olan katkılarını ve ameliyatla kazanılan iyileşme sürecinin nasıl ilerlediği gibi soruların yanıtlarını Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Zırh veriyor.

KENDİNE ÖZGÜ BELİRTİLER 

Parkinson hastalığında en dikkat çekici belirtinin tanı koymaya da yardımcı olan titreme olduğu belirtiliyor. Eğer titreme, hastanın vücudunun bir tarafında para sayar tarzdaysa tanı koymak daha kolay oluyor. Her hastada titreme olmuyor ve bir grup hastada hastalık bulguları titreme olmaksızın da gelişebiliyor. Her hastanın belirtilerinin kendine özgü olduğunu söyleyen Op. Dr. Ali Zırh, “Belirtiler ilk yıllarda yaşlılıkla veya başka problemlerle karıştırılabiliyor. Hastalık tanısı zaman içinde bulguların ortaya çıkmasıyla konuluyor” diyor.

Hastalığın temeli bir maddenin eksikliğinden kaynaklandığı için yapılması gereken ilk şeyin eksik olan maddeyi yerine koymak olduğu belirtiliyor. Op. Dr. Ali Zırh, başlangıç tedavisiyle ilgili olarak “İlaçla dopamini yerine koyduğumuzda önemli bir grup hastada hastalık bulgularının düzeldiğini ve bu hastaların normale yakın bir yaşam sürdürdüklerini görüyoruz” diyor.

TEDAVİ TÜRLERİ 

Titremenin ön planda olduğu küçük bir hastagrubunda bazen her türlü tıbbi tedaviye rağmen titreme durmayabiliyor. Bu durumda hastanın yaşına göre gençlerde öncelikle yardımcı ilaçlar tercih ediliyor. Daha ileri yaşlardaysa tedavide ‘dopamin’ içeren ilaçlar kullanılıyor. Aradan yıllar geçtikçe, hastalığın ilerlemesi ya da vücudun ilaçlara alışmasıyla ilaçların eski doz ve sıklığında yetersizlik ya da yan etkiler meydana gelirse (motor yan etkiler, istem dışı hareketler, bazı psikiyatrik problemler, vb) o noktada tıbbi tedavide tıkanılabiliyor. Tıbbi tedavinin yetersiz kaldığı ya da şiddetli ilaç yan etkileriyle iyileşemeyen hastaların beyin pili tedavisine aday hale geldiği belirtiliyor. 

BEYİN PİLİNİN ARTILARI

BeYİN pili, beynin içerisine elektrik verilmesini sağlıyor. uygulama esnasında hasta uyanık oluyor ve kafatasına iki taraflı birer küçük delik açılıyor. İki ince elektrot beynin içerisinde doğru anatomik bölgeye koyuluyor. Bu elektrotlar birer uzatma kablosuyla cilt altından gelerek köprücük kemiği hizasında cilt altına yerleştirilen pil cihazına bağlanıyor. Ameliyatın bitmesi çözümün başlangıcı sayılıyor. Sonrasında yoğun bir pil programlama ve ayar dönemi geliyor. Bu dönemde hastalar pil ayarları için ayaktan poliklinik kontrollere gidiyor. Beynin içerisine verilen elektrik akımı kontrol edilip programlanabiliyor. Ameliyat edilen hastalar hastalığın ilk yıllarına geri getirildiği için hastalık saati geri alınabiliyor. Böylece başkalarının yardımıyla hareket eden ve mesleğinin gereklerini yerine getiremeyen kişiler eski hayatlarına geri dönmüş ve sağlıklarına kavuşmuş oluyor.

PARKİNSON HASTALIĞINDA AİLE FAKTÖRÜNÜN ROLÜ 

Parkinson, kişiyi olduğu kadar çevresini de yıpratan bir rahatsızlık olarak görülüyor. Hastalar günlük yaşamlarını bağımsız şekilde sürdüremeyip çoğunlukla yakınlarının yardımına ihtiyaç duyuyor. İyi desteğin, iyi aile ve bakımın büyük önemi olduğu belirtiliyor. Hastalık sadece kişiyi değil yakın çevresindeki kişileri de önemli ölçüde etkilediği için bu durum bazen ailevi sorunlara yol açabiliyor. Bu aşamada aile desteğinin ve eğitiminin büyük önemi bulunuyor. Hastalığın kabullenilmesi, hastalıkla birlikte yaşama stratejisi, ilk zamanlarda uygun tıbbi tedavinin ve fizik tedavinin uygulanması, ileri evrelerde de beyin pili tedavisiyle hastalık bulgularının düzeltilmesi hastanın ve yakın çevresindeki kişilerin yaşam kalitesine önemli katkı sağlıyor.

Ceyda ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300