SAĞLIK HABERLERİ

22 MART 2017

Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreter Prof. Dr. Ömer Alabaz, mangal sevenleri uyardı ve şunları söyledi: "Kolon kanserinin oluşmasında hayvansal yağların tüketiminin etkili olduğu araştırmalar sonucu saptandı. Özellikle kırmızı et ne çok yanmış, ne de az pişmiş olmalı. İsli, dumanlı, fazla kömürleşmiş döner veya mangal etlerinden uzak durulmalı. Mangal alışkanlığı olanlar mangal ile et arasında 15 santim olmasına ve etin mangalda fazla kalarak kanserojen madde oluşturmamasına dikkat etmeli."

BU KANSER ÜÇÜNCÜ SIKLIKTA GÖRÜLÜYOR

Prof. Dr. Alabaz, 1-31 Mart kolorektal kanser farkındalık ayı nedeniyle yaptığı açıklamada dünya çapında her yıl yaklaşık bir milyon kişiye kolorektal kanser tanısı konulurken, 500 bin hastanın kolorektal kanser nedeniyle kaybedildiğini, kolorektal kanserlerin erkekte ve kadında eşit oranda ve 3. sıklıkta görüldüğünü belirtti ve şöyle devam etti:

Kolorektal kanser, erken tanı ile önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır ancak tarama ve toplumu bilinçlendirmek büyük önem taşıyor. Bilinçlendirme kampanyaları ile yılda binlerce insanın kolon kanserinden kurtarıldığı bir gerçek. Bu nedenle her yılın mart ayında kolorektal kanser konusu farkındalık çalışmaları yapmayı son derece önemsiyoruz. Kolon kanserinin, karın ağrısı, halsizlik, kansızlık, kabızlık, ishal gibi belirtileri sıklıkla başka hastalıklarla karıştırıldığından hastaların doktora başvurmaları gecikiyor. Belirtiler ciddiye alınmalı, rutin kontroller ihmal edilmemelidir. Gerekli yaşam tarzı değişiklikleri kolorektal kanseri riskini yüzde 50-60 oranında azaltmaktadır. Dünya çapında her yıl yaklaşık bir milyon kolorektal kanser tanısı konarken, 500.000 hasta kolorektal kanser nedeniyle kaybedilmektedir. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır.

MANGALDA ET PİŞİRİRKEN BUNLARA DİKKAT

Kırmızı et pişirme tekniğinin de kolon kanseri ile ilişkili olduğunu belirten Prof. Dr. Alabaz şunları söyledi: "Kolon kanserinin oluşmasında hayvansal yağların tüketiminin etkili olduğu araştırmalar sonucu saptanmıştır. Özellikle kırmızı et ne çok yanmış, ne de az pişmiş olmalıdır. İsli, dumanlı, fazla kömürleşmiş döner veya mangal etlerinden uzak durulmalıdır. Özellikle mangal alışkanlığı olanlar çok dikkat etmelidir. Mangal ile et arasında 15 santim olmalı ve etin mangalda fazla kalması kanserojen madde oluşmasını sağladığı için dikkat edilmelidir. Belirtilerin ciddiye alınması, gerekli tahlil ve yaşam değişikliklerinin dikkat edilmesi kolon kanseri riskini yarı yarıya azaltabiliyor. Obezite, diyabet ve metabolik sendrom, kolon kanseri ile bağlantılı hastalıklar olarak görülüyor. İnsanlarda bol miktarda lifli besinlerin tercih edilmesi kolon kanseri görülme sıklığını azaltıyor. Neredeyse bütün kanserlerde olduğu gibi kolon kanserlerinde de alkol ve sigara en önemli nedenlerden.

"BU HASTALIKLAR KOLON KANSERİ İHTİMALİNİ ARTTIRABİLİR"

Bazı hastalıkların ve genetik yatkınlığın da kolon kanserine yakalanma riskini arttırdığını belirten Prof. Dr. Alabaz, gardner sendromu, ülseratif kolit ve ailesel polipozis hastalığının da kolon kanserine neden olabileceğini söyledi.

Türk Cerrahi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Prof. Dr. Ömer Alabaz, hastalığın tanısı, tarama yöntemleri ve tedavisi hakkında da şu bilgileri verdi: "Hastalığın tanısı günümüzde oldukça kolaydır. Kolonoskopi ile hastanın bütün kalın bağırsağı görüntülenir. Bu sırada, polip varsa alınır ve incelenir. Risk altındaki kişiler ve polip alınan kişiler kolonoskopi ile takip edilir. Kolonoskopi işlemleri ülkemizde bu konuda tecrübeli genel cerrah ve gastroenterologlar tarafından yapılmaktadır.

Diğer bir yöntem video görüntüleme ile yapılan sigmoidoskopidir. Kolonun alt bölgesinin incelenmesinde kullanılır. Ayrıca gaitada gizli kan araştırılır. Yani dışkıda kan arama yöntemi ile dışkıda saptanması zor olan az miktardaki kanamalar saptanır. Bunların dışında gerekirse bağırsaktan parça alınır ve incelenir. Tarama ve teşhiste dışkıda gizli kan bakılması tavsiye edilmekteyse de mutlaka risk taşıyan bir hasta ise kolonoskopi gerekir. İşlem uyutarak yapılmakta olduğundan hasta için zor bir tetkik değildir. Kolon kanseri ve rektum kanseri yüzde 90 poliplerle gelişir ve 50 yaşın üstünde polip görülme oranı yüksektir. Kolonoskopi ile polip aşamasında yakalanırsa polip alınır ve hastalık tamamen yok edilmiş olur."


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300