Bilim yine söylediklerinin tersini iddia etmeyi sürdürüyor. Bize yıllarca bol oksijenli ortamda spor yapmanın faydalarını anlatan bilimadamları şimdi de oksijenimizi keserek spor yaptırıyor.
İddia şu: Oksijen kesilince depresyon azalıyor, psikoloji düzeliyor. Vücudun doğal savunma mekanizmaları kuvvetleniyor, bu da yaşlanmayı önlüyor, büyüme hormonunu tetikliyor. Kas dayanıklılığını artırıyor, toksinleri azaltıyor, kilo kaybetmenize yardımcı oluyor, laktik asit miktarını azaltıp kas şekeri miktarını artırıyor, selülite iyi geliyor, kandaki alyuvarları artırıyor, astıma faydalı oluyor.
Yöntem 2. Dünya Savaşı?ndan sonra bilim adamları yüksek rakımlarda uçan bombacı pilotların iklim değişikliğine uyum sağlayabilmeleri için bulunmuş aslında... Son 10 yıldır da zayıflamak için, selülitlerden kurtulmak için kullanılanılan bir yöntem haline gelmiş. Adı ''hipoksik'' terapi.

Güzellik mi dediniz!

İşin içine güzellik girince bu egzersiz yöntemini denemek gerekiyordu. Londra?da açıldığını duyduğum ''Altitude Training'' (Yükseklik eğitim) merkezinin yolunu tuttum. ''Hipoksik'' egzersiz salonuna girerken biraz korkmuyor da değildim hani. Neyse ki az oksijenle egzersiz yapmak, yani ''hipoksik egzersiz'', vucuda zararlı değilmiş. Aksine faydalı olduğu bile iddia ediliyor.
İngiltere?de ''Hipoksik'' terapinin kurucusu yükseğe tırmanma eğitimcisi Richard Pullan. Oksijen azlığının vücudu ''iklime alışma'' vitesine yukselttiğini, böylece daha fazla alyuvar üretip dolaşım sistemimiz ile vucudun her tarafına daha fazla oksijen taşıdığını anlatıyor.
Ama ben selülitlerimin peşindeyim. Richard?ın dediğine gore hipoksik odada ya da maskede geçirilecek 15 seanslık bir egzersiz süresi sonunda selülitlerin görünümünde ciddi bir düzelme oluyormuş, çünkü deri altında yeni kılcal damarlar oluşuyor, böylece kan dolaşımı hızlanıyor ve fazlalaşıyormuş.
Hipoksik için üç değişik terapi var. Biri oturduğunuz yerden oksijensiz kalıyorsuz. Aletlere bağlanıyorsunuz. Yavaş yavaş oksijen azalıyor. İkincisi jimnastik aletlerinde oksijeni azaltarak egzersiz yapmak, üçüncüsü ise oksijensiz odada gece uyumak. (En iyisi buymuş. İnsan uyurken daha çok kilo kaybedermiş.)
Bileğime ve işaret parmağımın ucuna ''pulse oximeter'' diye bir şey takılıyor (Nabzımı ve oksijen seviyemi gösterecekmiş.) Göstergelere göre başlangıçta vücudumda yüzde 98 oksijen var. Nabız 87. 15 dakikanın sonunda nabız aynı kalırken, oksijen seviyesi 82?ye düşüyor.
Otururken hipoksi terapi beni 6.500 metre yukarı çıkardı. (Yüzde 9 oksijen) egzersiz yaparken ise 2.800 metre yukarı çıktım. (Yüzde 14.5 oksijen. ) Bundan sonra baktığı ise oksijensiz seviyeye kaç saniyede ulaştığım... Benim oksijensizlik saniyem güzel. Ama normale dönüş zamanım sınıfta kaldı. On beş dakika sonra biraz sersemlemiş olarak duruyorum. Kendimi normal ortamda yapılan 15 dakika binilen bisikletten daha fazla yorulmuş hissediyorum.
Bir daha gider miyim? O kadar pahalı olmasa mutlaka. 15 ders 300 sterlin. Egzersiz yaparsan bir ders 65 sterlin.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000