Adet düzensizliği menopoz habercisi

Kadınlarda 'adet' döneminin özellikle 40'lı yaşlardan sonra düzensiz hale gelmesi, 'menopoz' habercisi


17 Kasım 2011 Perşembe, 12:16:34Güncelleme: 12:50:04
Adet düzensizliği menopoz habercisi Sonra Oku

Kadınlarda üretkenliğin göstergesi olan ''adet''in özellikle 40'lı yaşlardan sonra düzensiz hale gelmesi, yumurtlamanın bitmesi olarak tanımlanan ''menopoz'' habercisi olabilir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Şatıroğlu,  40'lı yaşlarda kadınlarda yumurtlama kalitesinin düştüğünü ve buna bağlı olarak adet düzensizlikleri görülebileceğini söyledi.

40 yaş üstü kadınlarda adet düzensizliklerinin erken dönem menopoz ya da yumurtalık yetmezliğinin göstergesi olabileceği uyarısında bulunan Şatıroğlu, adet düzensizliği başladığında hekime başvurulması ve sürecin hekim kontrolünde geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Şatıroğlu, adet düzensizliğiyle başlayan menopoz öncesi dönemin kişiden kişiye değiştiğini, genellikle bu sürecin ortalama 4-5 yıl sürdüğünü anlattı. Bu dönemde yumurtalık içindeki yumurta hücrelerinin sayı ve kalite olarak artık azaldığını ifade eden Şatıroğlu, ''Yumurtanın kalite ve sayısındaki bu azalma, adet döngüsünün düzenini bozar. Adet görme giderek gecikirken, adet araları da giderek açılır. Kimi kadınlarda kanama normalden fazla ve uzun yaşanmaya başlanır'' dedi. Şatıroğlu, kimi kadınlarda ise bu dönemde sık aralıklarla adet görme gibi belirtilerin ortaya çıktığının altını çizdi.


"YUMURLAMA DURSA DA ADET DEVAM EDEBİLİR"
Üreme çağı boyunca düzenli bir şekilde devam eden yumurtlama ve adet döngüsünün, menopoz öncesi döneme gelindiğinde sekteye uğradığını dile getiren Şatıroğlu, 40 yaş üzeri kadınlarda yumurtlama olmaksızın, düzensiz de olsa bir zaman daha adet görülebildiğini belirtti. Şatıroğlu, ''Üreme çağında yumurtalık havuzunda bulunan yumurta hücrelerinin en niteliklileri, kadının üremeye en elverişli yaş döneminde kullanılır ve bu da gebelik oranının yüksek olmasını sağlar. Ancak yaş ilerledikçe daha düşük nitelikli yumurtalar olgunlaştırılır ve gebelik oranları giderek düşer'' dedi.

Bu sürecin yumurtalık rezervindeki yumurtalar tükenene kadar devam ettiğini anlatan Şatıroğlu, sonunda menopoz döneminin başladığını söyledi.


"MENOPOZA GİRENE KADAR KORUNUN"
Şatıroğlu, menopoza giriş döneminde yumurtlama düzeninde aksama olsa da gebelik ihtimalinin bulunduğunun altını çizerek, ''Kimi adet döneminde yumurtlama olmasa da bazen yumurtlama gerçekleşir ve anne gebeliğe hazır bulunur. Bu sebeple adetleri tam olarak kesilmemiş kadınlar, gebelik istekleri yoksa –ki 40 yaş üstü gebeliklerde artan bir risk söz konusudur- menopoza girene kadar modern korunma yöntemlerinden birini kullanmaya devam etmelidir'' uyarısında bulundu.

İleri yaştaki kadınlarda adet düzensizliklerinin menopoz öncesi dönemin işaretçisi olsa da, tek nedenin menopoz olmayabildiğini vurgulayan Şatıroğlu, hangi yaşta olursa olsun düzensizliğin nedeninin mutlaka hekim kontrolü ile saptanması gerektiğini ifade etti. Şatıroğlu, miyom, polip ve çeşitli overin yapılarının adet düzensizliklerine sebep olabileceğini hatırlatarak, bu tip belirtilerin beklenmeksizin yılda 1 kez jinekolojik muayene yaptırılması gerektiğini kaydetti.

MENOPOZ NEDİR?
Kadın hayatının ortalama olarak üçte biri menopoz döneminde geçiyor. Menopoza gireme yaşı ortalama 45-55 civarındadır. 40 yaştan önce menopoza girmek, ''erken menopoz'' olarak tanımlanıyor. Menapoz, kadın hayatının yumurtlama fonksiyonlarının sonlandıktan sonraki doğal bir aşaması olarak kabul ediliyor. Menapozda oluşan bazı değişiklikler, kadının hayatını olumsuz etkileyebiliyor, yaşam kalitesini bozabiliyor.

Menopozdaki temel değişiklik, kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalması olarak ortaya çıkıyor. Böylece kadında, ateş basma, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, (ruhsal çöküntü) depresyon, unutkanlık, halsizlik, çabuk sinirlenme, bazen cinsel istekte (libido) azalma, kemik erimesi (osteoporoz), damar sertliği (ateroskleroz) gelişme eğilimi, cinsel organlarda çekilme (atrofi), kuruluk, ağrılı ilişki, idrar kaçırmaya kadar varan idrar yollarında atrofi görülebiliyor.

AA