ÖNE ÇIKANLAR

HABERTÜRK SPOR | FATİH KUŞÇU

Konya’da Torku Arena Stadı.. Fransa yolunu açan sürecin kritik Hollanda maçı öncesi..

Stada giriş, genişçe bir fuayeye açılıyor. Düz devam ederseniz sahaya girilir. Sağ ve sola koridorlar var, soyunma odaları, çalışma alanları vs…

Kapıdan Fatih Terim’le giriyor Arda, idman öncesi basın toplantısına katılacak.

Fatih Hoca, oyalanmadan sola, konferans salonuna doğru hareketleniyor. Koridordaki ara kapı kapanıyor. Her zaman ki güleryüzüyle Arda, oradakileri selamlayıp ayaküstü sohbete başladığında, koridor kapısı aralanıyor; Terim, sesleniyor:

-Arda, n’apıyorsun oralada …

Arda, “geliyorum hocam derken, kapı kapanıyor, tekrar aralıyor Terim,

-bekletme beni buralarda…

Sonra her noktasında kapanan kapıyı, on’ar saniye arayla açıp devam ediyor:

-Ne zaman başım kalsa darda..

-Gel, yetiş bakalım Arda…

Gülüyor ve koşarak hocasına doğru yöneliyor Arda..

Bu sıcak ilişki, her ikisinin de kimliğinden kaynaklanıyor. 2008 öncesi, Emre Belözoğlu’nun kaptanlığı sürecinde, pek çok kişi gibi Fatih Terim’i de taklit ediyordu Arda. Hoca, hoşgörüsü ve sevgisiyle, duyduğu anda gözünün önünde de yapmasını istemişti. Tv programlarına yansıyan bu sıcaklık, takım içi disiplini de bozmuyordu.

İzlanda ile gruptaki ilk yenilginin ardından, Hasan Şaş’ın “elle üç kere getiremezler topu” denen maçta, 3-0’lık hezimeti konuşurken Terim’in sözlerini doğru okumak gerekiyordu:

-Yıldız kime denir? Kimmiş bizim yıldızlarımız? Sahada yaptıkları, kazandırdıkları ile görelim yıldızları, formaları ya da kazançları ile değil!..

Deplasmandaki Kazakistan maçına dek en büyük beklenti üreten oyuncumuz Arda Turan, değil maçkazandırmak, ağırlık koyduğu oyun ortaya koyamamıştı. Terim de buna içerliyor ama açıkça adres göstermiyordu.

Fransa’dan duyduklarımız ise “artık Emre Belözoğlu yok! Rahat olun” sesleriyle kampta dolaşan Arda’nın, bu yapıyı koruyamadığı yönünde.

Sabahlara dek kurulan oyun masaları, yorgun, dinlnmemiş bedenler, konsantrasyonu sahaya değil, ego savaşlarına yönelten, profesyonelliği, paracılıkla karıştıran futbolcular…

Kaptan gemiyi kontrol edemiyor, Fatih Terim de buna “dur” diyemiyordu.

Aksi, bu sözleri yazıya döktürmezdi.

Oysa, Barcelona’nın oyuncusu, kaptan Arda, Ayşe Arman’a verdiği şahane röportajda, “bizden biri” olmaktan uzaklaşıp “dünya yıldızı” olmaya yöneldiğini anlatıyordu.

“Konser, opera, defile takip etmek” gibi lügatıızda yer almayan kişisel gelişim unsurlarıyla…

Maalesef bizden biri olarak kalıyor.

Kalma Arda!..

Bize de bir şey kanıtlama! Kendini büyüt. Büyüdükçe küçülmeyi öğrenerek.

Uykulu ama sevecen gözlerin yine takım otobüsünden. Elinde, her zamanki gibi, bol sütlü, 3 şekeli kahvenle çık sahaya. Formayı geçirince sırtına, herkes kaptanı görsün… Seni perdeleyen egondan önce.

Atletico Madrid’deki Arda’yı arama, gerek yok! Gaziosmanpaşa’nın Arda’sı hepsini başaran. Beyni ayaklarına hükmeden. Sözü neşe ve keyfe davet olan..

Oraya dön Arda, kendine!

 

 

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
Kalan karakter : 2000