ÖNE ÇIKANLAR

Şampiyonluk tılsımını nereye gitse beraberinde götüren Zeljko Obradovic, Fenerbahçe ile yaşadığı “tarihi” sezonun ardından sıcağı sıcağına HABERTÜRK’e konuştu.

Gazete Habertürk'ten Gökhan Türe'nin haberine göre, 4 yılda elde ettiği onca kupanın yanına bu sezon Euroleague şampiyonluğunu da ekleyerek Türk basketbol tarihinde çığır açan 57 yaşındaki Sırp çalıştırıcı, başarıda süreklilik için korunması gereken en önemli unsurun ‘takım ruhu’ olduğuna dikkati çekti, “Omzumuzda artık şampiyonluk apoleti var. Bundan böyle tüm rakipler karşımıza ekstra motivasyonla çıkacak. Takım ruhunu korumalıyız. Başarıda süreklilik için sahada kim olursa olsun o ruha sahip olmalı” dedi.

İşte Fenerbahçe ile ilk, kariyerinin 9. Euroleague şampiyonluğuna ulaşan, ardından da Sarı-Lacivertli takımla 4. sezonunda 3. kez STBSL şampiyonluğunu kazanan Obradovic’in HABERTÜRK’e verdiği röportajın detayları:

Obradovic, bu sezon kazandıkları Cumhurbaşkanlığı, Euroleague ve STBSL kupalarıyla poz verirken oldukça neşeliydi. Tecrübeli çalıştırıcı, Euroleague kupasını eline aldığında da espriyi patlattı. Kupayı yan yatırarak kucağına alan Obra, “İşte benim bebeğim, ne kadar da uslu duruyor!” sözleriyle güldürdü. Obradovic hemen ardından da tüm kupaları göstererek, “İşte bunlar benim bebeklerim” dedi.

'OMUZLARIMIZDA APOLET VAR'
- Fenerbahçe bu sezon gelebileceği en üst noktaya erişti. Bundan sonraki hedef ne olacak? “Omuzlarımızda şampiyonluk apoleti var. Bu seneki tecrübelerimizden faydalanacağız ama şunu biliyoruz ki, tüm takımlar artık Avrupa şampiyonuna karşı oynayacakları için ekstra motivasyonla sahaya çıkacak. İlk yapmamız gereken önce önümüzdeki senenin takımını kurmak, ardından da tüm oyuncuların beynine herkesin seneye bize karşı çok büyük bir motivasyonla oynayacağını kazımak. Önümüzdeki sezon iyi bir performans sergilemek için bu yılkinden çok daha iyi olmamız gerekiyor.”

- Euroleague şampiyonluğu sonrası aynı motivasyon devam etti ve ligde de şampiyonluk geldi. Bunu nasıl başardınız? “Bunun cevabını verirken, sorgusuz sualsiz oyuncuların karakteri diyebilirim. Daha az süre alan oyuncuların daha fazla katkıda bulunması ve yabancılar içindeki rotasyon bunu sağladı. Bütün oyuncular takımın ne kadar önemli olduğunu, ne kadar katkıda bulunmaları gerektiğini anladılar. Normalde Final-Four gibi bir organizasyon sonrası kesinlikle motivasyon düşüşü olur ama onlar buna izin vermediler. Oyuncularımın hepsiyle gurur duyuyorum, Play-Off’larda müthiş oynadılar.”

'GİTMEK İSTEYEN GİDER'
- Takımın dağılması gibi bir endişeniz var mı? “Bu hayatımızın bir parçası. NBA’in verdiği rakamlarla bir yere kadar savaşabiliriz. Ondan sonrası kişisel kararlar olur. Oyuncuların değerlendirmesi lazım. Örneğin Sergio Llull’e de teklif geldi ama o gitmemeye karar verdi. Fenerbahçe her zaman oyuncularına verebileceği en iyi kontratları vermeye çalışıyor ama bizim de bir limitimiz var, onu aşmamamız gerekiyor. Geçen sene için özellikle Ömer’e (Onan) de teşekkür etmem gerekiyor. Bu kadroyu sezon başında hazırlarken, Ozan Balaban, Maurizio Gherardini ve bizimle birlikte o da vardı, çok büyük katkısı oldu. Elimizde bazı isimler vardı. Bazı kulüpler iki katını teklif etti ve onlar gitti, bunun için ağlayamayız. Çünkü bir limitimiz var ve çılgınca harcamalar yapmamamız gerekiyor. Gelecek sene Fenerbahçe’de kim oynayacaksa, içindeki her şeyi verecektir ve o ruhu taşıyacaktır. Başarıda süreklilik için takımdaki herkes o ruha sahip olmalı.”

- Euroleague’de normal sezonun sonunda iç saha yenilgileri sonrası yaşanan bir tedirginlik vardı. Kırılma noktası neydi, takım nasıl ayağa kalktı? “İnsanların böyle düşünmesi çok normal ama unutulmaması gereken bir şey var, biz tam kadro sadece 7 maç oynayabildik. O dönemde tamamen sağlıklı bir takıma kavuştuk, birlikte çalışabildik ve maçlara tam kadro çıktık, bu başarıyı getirdik. İyi antrenmanlar müthiş özgüven sağladı. Biz de öyle oynadık. Müthiş bir durum bu. Şu anda insanlar son 22 maçı konuşacaklar, hiç kaybetmeden oynanan maçları ve kupaları hatırlayacaklar.”

'FIRSATI TUTMAK GEREK'
- Türk oyunculardaki eksiklik özgüven mi? Bunun için ne yapılmalı? “Benim onlara olan güvenim, onlarda da olursa çok mutlu olurum! Bu özgüven antrenmanlardan, sahaya girip kararlı olmaktan gelir. Sana verilen her fırsatı sımsıkı tutman ve kaçırmaman lazım. O fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye çabalaman lazım. Bu sadece basketbol için geçerli değil. Fırsat gelince onu en iyi şekilde değerlendir ve korkma.”

- Fenerbahçe’de geçirdiğiniz 4 yıl içinde sizi en çok etkileyen, hafızanızda en çok yer eden ne oldu? “Euroleague şampiyonluğu sonrasında burada düzenlenen medya gününde meydanlarda finali izleyen insanların fotoğrafları gösterildi. Onları görmek, özelden de öte bir şeydi. Özellikle gençler ve çocukları görmek, onlar için bir şeyler yapabilmek çok önemli. Final-Four sayesinde çocuklar basketbola başlayabilir, bu inanılmaz bir şey. 13 yıl süren Panathinaikos kariyerimde de hep anlattığım bir şey vardı, burada da olan bir şey bu. Yeni bir jenerasyon ve yeni bir Fenerbahçe taraftarı oluşturduk. 7-8 yaşında küçük bir çocuğun gelip oyuncularımla ya da benimle fotoğraf çektirmesi her şeyi anlatıyor.”

'FIBA, OYUNCULARI DÜŞÜNMÜYOR'
“Beşiktaş ile oynadığımız 3. maç 15 dakika durdu. Ardından tekrar oyuncuların ısınması gerekiyordu. Sonra oynadılar ve maç bir daha ve bu kez 25 dakika durdu. Bu durum, oyuncular için hem fiziksel hem de duygusal olarak çok zor bir durum. Antrenörler ve kenardaki diğer idareciler için sorun yok. Ama ya bir oyuncu sakatlansaydı bunun sorumlusu kim olacaktı? FIBA gibi, bu takvimi yapan kişiler oyuncuları düşünmüyorlar. Ben antrenör olarak her zaman oyuncuların yanında olacağım.”


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 20 Haziran 2017 Salı 08:34
    ne kadar gurur duysa haklıdır sayın obrodovic.
  • Misafir 19 Haziran 2017 Pazartesi 20:21
    Helal Sana
  • Misafir 19 Haziran 2017 Pazartesi 09:36
    Adam adam
Kalan karakter : 2000