DİĞER HABERLERİ

11 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR

1 ay içerisinde dalmada iki Türkiye rekoru, bir Türkiye şampiyonluğu, ardından dünya üçüncülüğü ve dünya ikinciliği elde eden beden eğitimi öğretmeni 36 yaşındaki Derya Can, başarısının öyküsünü anlattı. Dünya serbest dalış rekortmeni ve 2 çocuk annesi Can, hem ailesine zaman ayırıp hem spor hayatını devam ettiriyor. Derya Can, hayatını, çocuklarını, derin mavi tutkusunu ve deniz altını anlattı.

"15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ BİZİ ETKİLEDİ"
Antalya'nın Kaş İlçesi'nde düzenlenen Serbest Dalış Dünya Şampiyonası'nda sabit ağırlık mono palet dalında kendisine ait 77 metrelik rekoru 78 metreye çıkartan Derya Can, dünya şampiyonluğunu hedeflerken elinde olmayan nedenlerden dünya üçüncülüğüyle yetindiğini söyledi. 10 ay önce ikinci çocuğunu dünyaya getirdiğini belirten Derya Can, "Doğumdan sonra fazla antrenman yapamadım. 3-4 dalışla dünya üçüncülüğü aldım. Biraz daha çalışma fırsatım olsaydı dünya şampiyonu olurdum. Serbest dalışta güvenlik önlemleri alamazsanız bu işi yapamazsınız. Çünkü nefes tuttuğumuz için bayılma riski var. Eşim de güvenliğimi sağladığı için o olmadan antrenman yapamıyorum" diye konuştu.

Eşinin, Sahil Güvenlik'te Deniz Emniyet Güvenlik Arama Kurtarma timinde uzman dalgıç ve dalış amiri olduğunu aktaran Derya Can, "Dolayısıyla 15 Temmuz darbe girişimi bizi çok etkiledi. Eşimin görevde olması antrenmanlarımı aksattı. Aslında bu dünya şampiyonasında da dünya rekoru hedefim vardı. Ama üçüncülükle yetindim" dedi.

"DENİZDEKİ SONSUZ BOŞLUK BENİ KORKUTMUŞTU"
14 yıldır serbest dalış milli sporcusu olduğunu hatırlatan Derya Can, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"3 dünya rekoru, 40'tan fazla Türkiye rekorum bulunuyor. 6 yaşında Poyraz Mustafa adında oğlum ve 10 aylık Derin Helen adında kızım var. Başarı için çocuk engel değil. Spora 9 yaşında atletizmle başladım. Atletizmde güzel dereceler elde ettim. Ben Çanakkaleliyim ve orada herkes yüzme bilir. Biz her yıl Çanakkale'nin Ayvacık İlçesinin Behramkale Köyü'nde yer alan Assos adındaki antik kentte sürekli kamp yapardık. Oranın denizi inanılmaz maviydi, çok güzel bir suyu vardı. Suya dalış maskesi ile baktığımda gördüğüm sonsuz boşluk beni ürkütmüştü. Ama tabi bunu önümde engel olarak görmedim. Deniz suyunun bende yarattığı derinlik korkusunu yenmek için 15 yaşında tüplü dalışlar yapmaya başladım. Bu daha sonra bende tutkuya dönüştü. Çocuklar babalarından hem korkar, hem de çok severler ya benim, denize hislerim de böyle. Denizden inanılmaz derecede hem korkum, hem tutkum var. Denize girmediğim zaman kendimi çok eksik hissediyorum."

"SERBEST DALIŞ BENİM HAYAT BİÇİMİM"
15 yaşımda tüplü dalışla derin mavinin huzuru ile tanıştığını sözlerine ekleyen Derya Can, konuşmasına şöyle devam etti:
"Daha sonra 22 yaşında tüplü dalış yaptığım dalış okulunun serbest dalış takımı vardı. Kuzenim de bu takımda yer alıyordu. Onun teşviğiyle başladım. Hem de derin maviye karşı inanılmaz korkum varken. Bu korkuyu yenmek için başladığım spora, dünya rekorlarıyla devam ediyorum. Hala korkumu yenemedim ama tutkum korkumun üstüne çıkıyor. Çocukluğumdan beri hayalim milli sporcu olmaktı. Şimdi, milli sporcu olmayı da aştım, dünya rekortmeniyim. Serbest dalış benim hayat biçimim. Ülkeme bu dereceleri kazandırdığım için çok mutluyum."

CUMHURBAŞKANI'NA VERDİĞİ SÖZÜ TUTACAK
En son 2014'te dünya rekoru kırdığını hatırlatan Derya Can, "2014'ün 30 Ağustos'unda sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan benden yeni bir dünya rekoru istemişti. Hamile kaldığım için 2015'te yapamadım ama onun isteğini bu yıl Kaş'ta 29 Ekim'de yapacağım inşallah. Dünya rekorunun hangi branşta, kaç metreye inilerek veya ne kadar mesafede kat edilerek kırılacağı önümüzdeki günlerdeki antrenmanlarda belli olacak. Ama bayağı derin olacak diyebilirim. Önümüzdeki yıl da yine Kaş'ta Avrupa Şampiyonası olacak. Bu şampiyonada ülkemi daha tecrübeli, daha antrenmanlı temsil edeceğim. Dünya rekorunu, teröre verdiğimiz şehitlere ve 15 Temmuz'da verdiğimiz şehitlere adayacağız" diye konuştu.

"ÖDÜL YÖNETMELİĞİNDEN YARARLANMAK İSTİYORUZ"
Türkiye olarak, serbest dalış sporunda çok önemli başarılar elde ettiklerini ve Türkleri yabancıların bu branşta tanıdıklarını da aktaran Derya Can, Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan milli sporcu olarak istekleri olduğunu söyledi. Derya Can, isteğini şöyle belirtti:
"Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın ödül yönetmeliğinden biz de yararlanmak istiyoruz. Ödül yönetmeliğinde bazı kriterler var. Örneğin, şampiyonaya 20 ülke katılmazsa sporcuya ödül vermiyorlar. Bu dünya şampiyonasına da 14 ülke katıldı. Daha önceki yıllarda da şampiyonalara katılan ülke sayısı 20'yi bulmuyordu. Bu yüzden ödül yönetmeliğinden de yararlanamıyoruz. Bunun için bir esneklik tanınabilir veya bir çalışma yapılabilir."

PALYAÇO BALIĞI VE YUNUSU SEVİYOR
Sualtının keşfedilmesi gereken sonsuz bir boşluk olduğunu vurgulayan Derya Can, "Hayattaki her şeyden arınabileceğiniz bir ortam. Palyaço balığını ve yunusları çok seviyorum. Onlar da bizler gibi akciğer solunumu yapıyor, sürüyle birlikte hareket etmelerine ve insanlarla olan dostluklarına hayranım. Aslında tüm deniz canlılarına saygım var. Orası onların dünyası biz sadece misafiriz ve onlara asla zarar vermemeliyiz" dedi.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300