2018 DÜNYA KUPASI ELEMELERİ HABERLERİ

06 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR

TEK DEVRELİK MAÇ | ALİ GÜLTİKEN
Çift santrforla oynamak kağıt üzerinde güzel bir seçim gibi görülebilir. Öndeki iki santrfor, sanki çok gol pozisyonu bulacakmışız hissi de yaratabilir. Takımlar bu tercihi yaptığında takımın diğer bölümü bu sisteme uygun işler yaparsa bu düşündüklerimiz olabilir. Defansı öne çıkartabilirseniz, oyunu rakip sahaya yıkabilirseniz, kanat oyuncusu olarak tercih ettiğiniz oyuncular bu alanlarda etkili işler yapabilirse, orta alan merkezindeki oyuncular takım organizasyonunu ve işleyişini sağlayabilirlerse, çift santrforla umduğunuz pozisyon zenginliklerine ulaşılabilir.

Fakat işin icraat tarafından farklı bir manzarayla karşılaştık. 30. dakikaya kadar çift santrforla oynamamıza rağmen rakip ceza sahasına giremedik. Savunma bloğumuz çok geride, forvet oyuncularımız çok önde, iki kanat oyuncumuz birbirinden çok uzakta ve oyun işleyişinin dışında kaldılar. Ukrayna o kadar rahat pas yaptı ki, bu duruma kendileri bile şaşırmışlardır. İstedikleri gibi oyunu yönlendirdiler, tempoyu kontrol ettiler, oyunun pas trafiğini yönettiler, istedikleri zaman kanadı kullandılar, istedikleri zaman uzun toplarla oynadılar... Yarmolenko, Konoplyanka ile de işin yaratıcılık tarafını sergilediler. Maalesef rakibin bu işleri yapmasına çok müsaade ettik. Ne önde baskı yaptık ne de arka tarafta... Orta alandaki Mehmet Topal ve Ozan’ı oyunun içerisine sokamadık. Bu yarım saatlik bölümün faturası bize ağır oldu. Ömer’in yaptığı penaltı bu seviyelerin işi değil. Daha dikkatli olması lazımdı. Ama yediğimiz ikinci golde başka bir takım savunması hatası... İki pasta gol yedik! Oyuna dönmemiz uzun sürdü. Emre Mor’un kıpırdanması ve ilk yarının sonlarına doğru takıma getirdiği dinamizm istediğimiz kıvılcımı da yarattı. Ozan’ın kafasından gelen gol bizi tekrar maça döndürdü.

İlk yarıda yaşadığımız bu kadar büyük sıkıntılar doğal olarak ikinci yarının başında iki değişikliği birden getirdi. Hamle orta alana geldi. Burayı daha defansif Kaan ve Tolga’yla kontrol edip elimize almak istedik. Çok istediğimiz gibi olmasa da genel olarak oyunu dengeledik. Özellikle ilk 15 dakika istediğimiz gibi olmasa da 60. dakikadan sonra maçı olması gereken noktaya getirdik. Daha öne çıktık. Özellikle ikinci bölgede daha çok pas yaptık rakibi kendi yarı alanına daha fazla sıkıştırdık. Yakaladığımız ölü top pozisyonlarını çoğalttık. İstediğimiz pozisyon zenginliğini de yakaladık. Rakibi de hataya zorladık. Bu maçın aslında olması gereken oyun stratejisini geç yakaladık. Bu başlangıç zafiyetleri bize çok önemli iki puan kaybını getirdi.

İkinci golden sonra kalan 10 dakika da az zaman değil. Volkan’la ön tarafta bir hamle daha yaparak bunu da bu zamanı da iyi kullanmaya çalıştık. Baskımız da geldi ama o muhteşem geri dönüşü sağlayacak arzu ettiğimiz 3. golü bulamadık. Bu maçın özeti için tek devrelik maç dersek yerini bulur. Stratejiyi doğru kullanamadığımız ilk yarıda hiçbir yönüyle sahada olmayan, ikinci yarı potansiyelini daha doğru kullanabilen bir takım olarak 1 puanla bu işi noktaladık. İlk yarı için sevineceğimiz, ikinci yarı için de üzüleceğimiz bir maç oldu.

UKRAYNA'YI ELİMİZDEN KAÇIRDIK | İBRAHİM YILDIZ
Ukrayna gibi mücadele gücü yüksek bir takımı son yarım saat sahasına hapseden Ay-Yıldızlılar galibiyeti kaçırdı.

Bir süredir gazete manşetlerinin vazgeçilmez konusu Milli Takım’da yaşananlardı. Fatih Terim önceki gün yaptığı basın toplantısında özenle sorunlu konuyu gündemin dışına atmaya çalıştı. Özellikle Arda Turan’la ilgili soru almayarak, beklentileri boşa çıkardı.

İşin bu denli büyümesi, krize dönüşmesi ve gerilimin yükselmesinin faturası basına kesilerek sorun derin dondurucuya kaldırıldı.

Ukrayna karşısında savunmada Ömer Toprak ile Caner’in yer alması, Mehmet Topal’ın orta alanda klasik yerine dönmesi takımdaki gözle görülür değişimdi. Çift forvette Cenk’in yanında yer alan Enes, Hollanda Ligi’nde fırtınalar yaratan genç bir golcüydü. Aslında, takımın yaş oranına baktığımızda da gençleşmeyi görüyoruz.

Maça gelince; Ukrayna hızlı top oynayan, presi sahanın her alanında uygulayan bir takım. Mücadele gücü yüksek, top kapmada bize göre çok daha iyiler. Savunmadan rahat çıkmaları, orta alanda bir direnç görmeden ceza sahasına girmeleri ciddi sıkıntılar yarattı. Adam adama ve alan daraltmadaki üstünlükleri pozisyon bulamayışımızdaki en önemli etkendi.

Ömer Toprak’ın rakibe dikkatsiz müdahalesi sonucu gelen penaltı golünün ardından yediğimiz ikinci gol milli oyuncuların uyanmasına neden oldu diyebiliriz. Golden sonra rakibin geriye çekilmesi ve Emre faktörü, Ukrayna ceza alanında daha çok pozisyon bulmamıza neden oldu. Ozan’ın korner topuna iyi yükselmesi sonucu topun ağlara gitmesi takımı umutlandırdı. Emre’ye yapılan iki sert hareket penaltıydı.

Karşılaşmaya telaşlı başladık. Rakibin baskısı sonucu, topu oyunda tutmakta zorlandık. Orta alanda oyunu karşılayamadık. Forvet oyuncuları biraz daha geriye destek olmalıydı. Hakan ve Emre’nin çok uzak oynamaları ve top kapamayışımız ilk yarıdaki en büyük eksiğimizdi.

İkinci yarıya Tolga ve Kaan’la başlayan Milliler, müthiş bir mücadele örneği gösterdiler. Oyunda daha çok biz vardık. Cenk’in direkten dönen topu, ardından Hakan Çalhanoğlu’nun penaltı golüyle skorda eşitliği sağladık. Baskı ve büyük istek, rakibin hata yapmasına neden oldu. Kazandığımız duran topları daha iyi kullanabilsek maçın skoru çok farklı olabilirdi. Ortaya konulan oyun gelecek adına olumlu işaretler verdi.

EMRE: OLAĞANÜSTÜ
Topu her ayağına aldığında izleyenleri yerinden zıplattı. Adam geçişi, yaptığı şık hareketler son yıllarda sahalarda ender görülen bir futbolcu tipi. Verilmeyen iki penaltısı ve kazandırdığı fauller Emre’nin sempatik hareketleri ile birleşince taraftarlardan büyük övgü aldı. Tek hatası hakemle çok konuşması...

FATİH TERİM’İN YANLIŞI
Oyuna iki santrforla başlaması ve orta alanda top yapan adam sayısının azlığı ilk yarı takımı kilitledi. İkinci yarı bu hatasını düzeltince mağlubiyetten beraberliği yakaladık.

HAKEMDEN SKANDAL KARARLAR | BÜLENT YAVUZ
Türkiye-Ukrayna maçına Alman hakem Manuel Grafe’ın atandığını duyunca sevinmiştim. Ancak dev gibi hakem, verdiği yanlış kararlarla küçüldükçe küçüldü. Aleyhimize verdiği penaltı doğru. Ömer Toprak bodoslama vurunca hakeme de düdük çalmak kalır. Bize rahat penaltı çaldı ancak 32’de ve 34’te Emre Mor’a yapılan iki net müdahaleye penaltı veremedi. Emre ile Caner’in otoritesini rencide eden davranışlarına ses çıkaramadı.

Eğer o penaltıları vermiş olsa Caner’i oyundan atardı. 81’de lehimize verdiği penaltı bir vicdan hesaplamasıydı. Böyle penaltıya kargalar bile güler. Ancak bu penaltı için “Hak yerini buldu” desek doğrudur. Hakem, büyük bir avantajımızı da keserek oyun kurallarını hiçe saydı. Maçtan sonra da tüm oyuncularla sarmaş dolaş olmak için maçta sarf etmediği enerjiyi harcadı. Bu durum kalitesine yakışmadı. 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300